İktidarın kalın bacakları
Milliyet · 7 Nisan 1996
Oldum olası, güzel Türkiye'mizi bugünlere taşıyan büyüklerimizin ortak noktasını bulmaya çalışmışımdır. Tabii benimkisi, hasta mevta olduktan sonra "bilmem neden öldü!" buyuran bilgiçlerin yararsız çabası. Ama elimde değil, bu şatafatlı günlere nasıl geldik milletçe, anlamaya çalışıyorum işte. Hillary Clinton'ın devlet başımıza ve hükümet büyüklerimize Türkiye'yi ziyaret yoluyla bahşettiği şeref gözümü açtı. Hillary'nin, o göğüsler, o bel, o kollar ve o kalçalar için fazlasıyla kalın sayılacak bacakları vardı. Geniş baldırlı, kalın bilekli bu bacaklar, bir çift güçlü tabanın üstünde, yere sağlam basıyorlardı. Kalın bacakların iktidara perçinlediği Hillary'yi, bir tekmede yere sermek kolay değildi kuşkusuz. Gövdesi, Paris'in sembolü Latin yelkenlisine benziyordu: "Sallanır ama batmaz."
Sarışın Hillary'nin bacaklarına dalıp gitmişken, birden bizim milli sarışınımızın da kalın bacaklı olduğu aklıma geldi. Tansu Çiller, şişman değildi. Balık etinde bir vücudu vardı, beli ince sayılırdı. Ama bacakları, tıpkı Hillary'de olduğu gibi kısa, uzun eteklerin saklayamadığı kadar kunt ve kalındı. Tansu ile Hillary'nin ortak noktasını bulmuştum. Hırs, başarı ve kalın bacak! Heyecanla başka örnekler aramaya başladım. Nazmiye Demirel, tam olarak iktidar sayılmazdı. Ama onun da kalın bacakları vardı. Kendimi bildim bileli ya başbakan ya da cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel'in, gözümüze görünmese de "ince bacaklı" olduğunu herhalde kimse ileri süremezdi doğrusu. Biz istemesek de hayatımıza giren bir başka sarışın, Semra Özal'ın bacakları ise, sanki sırrına erdiğim kalın iktidar kuramını doğru çıkarmak için yaratılmıştı. Kendisi kadar muktedir ve merhum Turgut Özal'ınkiler de, sortlu resimlerinden biliyorduk, Allah'ı var, incelikten epeyce uzaktılar. Adnan Menderes'leri, Celal Bayarları hayal meyal anımsıyordum. Dolayısıyla iktidarın kalın bacaklarına sahip miydiler, bilmiyorum. Atatürk, İsmet İnönü ve Mevhibe Hanım'ın bacaklarıyla ilgilenmiyorum. Bizi bugünlere onlar taşımadı ki... Çağdaş mutluluğumuzu borçlu olduğumuz, onlardan sonraki muktedirlerin ortak noktasıydı kalın bacaklar, eminim.
Hillary, Tansu, Nazmiye ve Semra arasında kalın bacaklı olmaktan başka bir ortak nokta daha var: Dört hanım da sarışınlar. Hangisi gerçek sarışın, hangisi sahte, orası biraz karışık. Ama bu dört hanım, iktidara sarışın olarak gelmeyi seçmişler. Aradaki askeri dönemi saymazsak, 16 yılda cumhurbaşkanı olmayı başaran erkekler ve son seçimlerde en çok oy alan parti lideri ise, gövdelerini genel olarak genişletmeyi yeğlemişler:
İktidara yönelik antropolojik veriler böyle sıralanınca, Rahşan Hanım'ın bacakları gözümün önünde değil, ancak Ecevit'in niçin cumhurbaşkanı olamayacağı, Deniz Baykal'ın hükümet kuramayacağı ve Mesut Yılmaz'ın başaramayacağı anlaşılıyor. Yılmaz'ın en önemli eksikliği kilodan. Üstelik Berna Hanım esmer güzeli ve kalın bacaklı değil.
Ey ahali, duyduk duymadık demeyin. Tüm kalın bacaklar, elbette muktedir olamazlar. Ancak iktidar yarışı, ince bilekli kısraklarin, ceylan gibilerin harcı da değil. Tekme yiyince kırılmayacak, bastığı yeri sarsacak, iyi çifte atacak kısa ve kunt bacaklara ihtiyaç var.
Hırs sahibi ve güç peşindeyseniz, ince düşünceli olmaktansa, kalın bacaklı olmak elbette daha kolay.
[Fotoğraf altyazısı: Fotoğraf: Daniel Colagrossi]
