Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1996

James Bond'dan sevgilerle

Milliyet · 7 Temmuz 1996

Yer Libya. Yıl 1944. İngilizlerin bir avuç SAS komandosu, İtalyan cephesini arkadan vurmakla görevlendiriliyor. Arap kılığına girmiş Highlanders'lerden oluşan bir İskoç birliği, motorunun içine varıncaya kadar patlayıcı yüklü bir kamyonla, Bengazi limanına varıyor. İtalyan nöbetçi, garnizonun kapısından girmek isteyen kamyonu durduruyor ve kimlik soruyor. Fitzroy Maclean, mükemmel İtalyancasıyla nöbetçiyi haşlıyor, derhal garnizon komutanının çağrılmasını isteyip, "Britanya ordusunun sabotajcıları olduğumuzu söyleyin bari!" buyuruyor. Otoriter sesi önünde ezilip büzülen nöbetçi, patlayıcı dolu SAS kamyonuna geçit verirken, Maclean babacan bir tavırla, "Haydi, işgüzarlığınızı bu seferlik bağışlıyorum!" diyor kendisine.

Yarım saat sonra, İtalyan garnizonu havaya uçuyor.

007 James Bond'un gerçek adı, Fitzroy Maclean'dı ve geçen hafta Londra'da, 85 yaşında, bir dost evinin havuzunda geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. James Bond'un yaratıcısı Ian Fleming'e esin kaynağı olan son yüzyılın en büyük casuslarından Fitzroy Maclean, Britanya'da tarihi 13. yüzyıla kadar inen soylu bir aileden geliyordu. Yabancı dillere aşık bir anneden, önce İtalyanca, Fransızca ve Almanca öğrenmiş, ardından Rusça ve Sırpça'yı eklemişti dağarcığına. 1938'de büyükelçi olarak atandığı Moskova'da, KGB raporlarına "alkolik burjuva" olarak geçti. Ancak SSCB topraklarında, Semerkant'tan Buhara'ya, Taşkent'ten Batum'a trenle yolculuk etti ve bu bölgelerden inanılmaz önemde "bilgi"ler iletti Foreign Office'e.

II. Dünya Savaşı sırasında bir de iç savaş yaşayan Yugoslavya'da, Avrupalı müttefikler hangi "kartı" oynayacaklarını bilmiyorlardı. Bu karışık Balkan ülkesinde komünist bir rejim kurulmasından korkuyorlardı. Kral yanlısı Çeniklerin tarafını mı tutmalıydılar? Bir de Tito adından söz ediliyordu. Neyin nesi, kimin fesiydi bu Tito? İngiliz Başbakanı Winston Churchill, diplomat ajan Fitzroy Maclean'ı çağırdı ve "Yugoslavya'ya gidin, en çok Alman öldüren partizanları bulun ve daha çok öldürmelerini sağlayın!" buyurdu. Maclean, "sıradışı bir büyükelçi" olarak Yugoslav dağlarına paraşütle indirildi. Tito'nun partizanlarıyla buluştu ve Belgrad'ın kurtarılması için onlarla birlikte çarpıştı. Sıkı durun: Maclean'ın bu dönemde imzasını attığı "eylemlerden" biri, ünlü "Navaron'un Topları" filminde ve James Bond döneminden çok önce beyaz perdeye aktarıldı!

Fitzroy Maclean'in 18 ay süren Yugoslavya macerası, 007'lik yaşamının en önemli dilimini oluşturuyordu. Çünkü Churchill'e, Tito'nun tarafını tutmalarını önererek, belki de Balkanlar'ın tarihini değiştirmiş bulunuyordu... Yine aynı yıllarda, Nazilere yardım etmekle suçlanan General Zahidi'yi, İran'daki İsfahan garnizonuna tek başına girerek ve sırtına dayadığı bir tabancayla dışarı çıkarıp İngilizlere teslim eden oydu.

Fitzroy Maclean, kendisine "casus" denilmesini asla kabul etmedi. İngiliz gizli servisleri MI 5 ile MI 6'yı, "Geri zekalı izcilerin doldurduğu çıfit çarşıları," olarak niteliyordu. Ama İngiltere'ye ve Batı dünyasına, Foreign Office aracılığıyla ömür boyu hizmet etti. O da James Bond gibi yakışıklı ve gözüpekti. Güzel kadınları ve votkayı seviyordu. Yanında daima dört gümüş kupa, bir şişe votka ve biraz da ançuez taşırdı. Gobi çöllerinden Trablusgarp'a uzanan yaşam çizgisini, "Dünyanın her yanında bir parça ekmek bulursunuz. Eğer biraz ançuez ve votkanız varsa, yemeğiniz şölene dönüşebilir," tümcesiyle özetlemişti. Fitzroy Maclean, ancak maceracı soyluların olabildiği gibi dayanılmaz bir "erkek"ti. Tıpkı James Bond gibi.

[Fotoğraf: Daniel Colagrossi — altyazısız]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1