Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1996

Avrupa rüşveti tartışıyor

Milliyet · 23 Temmuz 1996

AVRUPA Parlamentosu, bir süredir Avrupalı parlamenterler ile bu parlamenterlerin üzerine oynayan "rüşvetçi" lobiler arasındaki "hediye" alış verişini, bazı kurallara bağlamaya çalışıyordu. 17 Temmuz'da Jean Thomas Nordmann'ın 457 olumlu oya karşılık 50 karşı oyuyla kabul edilen raporuyla, parlamenterlerin rüşvet alışına ilişkin gerçek bir yaptırım getirmese de, konuya "şeffaflık" sağlayarak önemli bir adım atılmasını sağladı.

Yeni kurallara göre, Avrupa parlamenterleri, eskiden olduğu gibi "sınırsız armağan" kabul edebilecekler.

Ancak her parlamenter, bundan böyle yararına sunulan ve dış kaynaklı "her kişisel ya da maddi olanağı, kim tarafından aldığını" yazılı olarak bildirmek zorunda. Avrupa parlamentosunda, bir kararın çıkmasından ya da çıkmamasından yana olan ekonomik kuruluş ve şirketlerin, bazı parlamenterlere araba, şoför, sekreter gibi olanaklar

Avrupalı parlamenterler yeni kabul edilen bir tasarıyla artık sınırsız armağan kabul edebilecekler. Bu arada hediye ile rüşvetin arasındaki ince çizgi de tartışma konusu sağladığı biliniyor. Hatta şampanya kasaları, Havana puroları biçiminde armağanlar da yaygın bir uygulama.

• AMERİKA ANTETLİ

Örneğin, ünlü bir Avrupa parlamenterinin meclise verdiği yazılı belgeleri, Amerikan ürünü bir bilgisayar firmasının logosunu taşıyan kağıtlara yazdığı biliniyor. Teoride, servis ve mal olarak dış kaynaklı lobilerden destek görmeleri "hoş görülen" parlamenterlerin, doğrudan "para" almaları yasak. Ama bu yasağa ne kadar uyulduğu, bilinmiyor.

Avrupa Birliği, kıt'ayı kasıp kavuran "işsizlik" ve durgun ekonomik konjonktür karşısında hiç bir çözüm üretemeyen, ancak oluşturulan kocaman bürokrasi çarkı bir kez dönmeye başladığı için durdurulamayan yanlış bir "rekabet ekonomisinin" güdümünde yol almaya devam ediyor. Brüksel ve Strasbourg'daki çarkın içinde yer alan yönetici politikacılar, ürettikleri ekonomik kararlar açısından burnunun dibini görmeyip uzakları seyreden "hipermetrop" devlet adamlarını andırıyorlar.

• AVRUPA SEDDİ

Bugün, AB konusuna eğilen tüm uzman ve araştırmacılar, başlangıçta A.B.D.'nin ekonomik hegemonyasına karşı bir "Avrupa Seddi" oluşturmak için kurulan birliğin, soğuk savaşın bitimden sonra girilen "küreşelleşme" süreci içinde, amacına tam ters sonuç verdiğini düşünüyor. Avrupalı politikacılar, makro ekonomi üzerinde kafa patlatırken, burunlarının dibinde batan mikro ekonomilere, "kör" gözlerle bakıyorlar.

Avrupa parlamenterlerinin, armağan ve rüşvet yoluyla çok uluslu çıkarları savunan lobilerin etkisinde kalmaları, AB'nin "halklar" nezdinde erozyona uğrayan yararlık ve güvenirliğini bir kez daha gündeme getiriyor.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1