Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1996

Fransa Korsika'yı çözemiyor

Milliyet · 23 Eylül 1996

Son yıllarda Türkiye'ye yaptığı yatırımlarla, ülkemizin bir numaralı yabancı "finans" partneri konumuna gelen Fransa, karşılıklı çıkarların açtığı dikensiz yolda, Türkiye'nin uluslararası kürsülerde avukatlığını da yapar oldu. Yunanistan'a karşı Türkiye'yi kollayan Fransa, Türkiye'nin kulaklarını yalnızca Kürt sorunu söz konusu olduğunda, pek de acıtmadan çekiyor. Verdiği akıl, "Sorunun askeri önlemlerle çözülemeyeceği, siyasal çözüm üretmek gereği..."

Bunu bilmek için, elbette Fransız olmak gerekmiyor. Kendi kendine mırıldanan halkımız dahil, hemen herkes aynı şeyleri söylüyor. Ancak Fransa'nın ilginçliği, bu verdiği akılı, kendi ayağındaki dikene, yani Korsika sorununa uygulamaya kalktığında bozguna uğramış olması.

'Cerahatli diken'

Yalnızca 256 bin kişinin yaşadığı ve ancak bin maskeli haydutun "teröristlik" oynadığı minik Korsika adasına, tam 30 yıldır huzur gelmedi.

Korsika'da, Fransız ordusu veya polisiyle ayrılıkçılar arasında bir savaş yok. Ada son 2 yıldır ayrılıkçıların kendi aralarındaki bir iç savaşa sahne. Bu iç savaşta bombalar patlıyor; binalar taranıyor; masum insanlar ölüyor. Maskeli terör çeteleri arasındaki hesaplaşmalarda 19 militan öldü.

1990 yılında Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi, FLNC ve FLNC Tarihi Kanat diye ikiye bölünen milliyetçi örgüt, 15 yıllık silahlı bir bağımsızlık mücadelesinden sonra, sözde özgürlük vaadettiği Korsika'yı uluslararası mafyanın kucağına attı.

Kendilerini reddeden Korsika halkına zoraki "kurtarıcı" olarak hükmetmek uğruna düştükleri iç çekişmede ayrılıkçılar, adaya yaşattıkları şiddeti doruğa çıkarırken, uluslararası mafya Korsika'ya egemen oldu ve Afrika'da açtığı "Korsika" kumarhaneleriyle kara paraları aklamaya başladı.

Bugün Korsika mafyası, adada rahat çalışabilmek için ayrılıkçı terör örgütlerini besliyor ve kullanıyor. 1990 yılında FLNC'nin bölünmesiyle mafyanın Korsika'ya girişi, aynı tarihe rastlıyor.

FLNC, FLNC Tarihi Kanat, MPA, Cuncolta ve ANC adlı ayrılıkçı örgütlerin, öteki bazı "milliyetçi" örgütler gibi uyuşturucu ve silah kaçakçılığından gelir sağladığı bilinmekte.

Fransa'nın ayağındaki "cerahatli diken" Korsika sorununa eğilen tüm sosyologlar, ayrılıkçıların Korsika'nın "ilkel kabile" geleneklerine yeni bir güç ve boyut verdiği yönünde birleşmekte. Ataerkil aile yapısı; kan davası töresi; merkezi otoriteyi red, onun yerine kabile şefine itaat gibi gelenekler, hırsızlık sonucu dağa çıkan eşkiyanın bile "onurlu haydut" sayılmasını sağlıyor.

19. yüzyılda yazdıkları kitaplarda "Korsika karakterine" dikkati çeken Gustave Flaubert ve Prosper Merimee 'den bu yana, "Güzellikler Adası" diye anılan Korsika'da, kabile gelenekleri hala geçerli.

1960'lardan başlayarak genç kuşakları etkisine alan bağımsızlık akımının önünü almak için Fransa, 1982 yılında Korsika'ya "özel statü" tanıdı. Özerkliğe çok yakın olan bu statüye göre, adayı 6 yılda bir yapılacak genel seçimlerle belirlenecek 61 milletvekilinden oluşan bir Korsika Meclisi yönetecekti. Ancak bu statünün tanınmasını izleyen iki yılda, salt çoğunluğun bulunmadığı meclis çalışamadı. 1984'te yenilenen seçimlerde bağımsızlık yanlıları meclise girdi. Bunlar, hararetle savundukları "Korsika'nın ekonomik bağımsızlığı" için kolları sıvayacak yerde, gerek Avrupa Birliği, gerekse Fransa'nın sübvansiyonlarından oluşan pastayı bölüştürmeyi ve en büyük payı da kendilerine ayırmayı tercih ettiler.

Joxe Yasası

1991'de, ne şiddetin önünün alınabileceği, ne de adanın ekonomik bakımdan Fransa'dan bağımsız yaşayamayacağı anlaşılınca, zamanın içişleri bakanı sosyalist Pierre Joxe, geri adım atılmasına öncülük etti. Onun adıyla anılan bir yasa ile, 1982 tarihli statüde yer alan "Korsika halkı" ibaresi ve meclis başkanına tanınan yetkiler kaldırıldı. Korsika idari bakımdan, eskiden olduğu gibi, Fransa'nın iki ili oldu.

Bugün Korsika, Fransa ve AB'den yılda 1,5 milyar dolar yardım almakta. Bu paranın nereye harcandığı konusunda, merkezi otoritenin hiç bir denetimi yok. Korsika'daki şiddet sorununu, ekonomik desteği genişleterek çözmeye çalışan Fransa, küçük adayı 4 havaalanı, 8 liman ile sağlam bir altyapıya kavuşturdu.

Parayla narkoz

Yeni başbakan Alain Juppe, iktidara gelir gelmez Korsika'daki terörü ve ekonomik çıkmazı çözmeye giriştı; son olarak adayı Fransa'nın tüm diğer bölgelerden daha ayrıcalıklı hale getirecek olan ekonomik karara imza attı. Bu karara göre, Korsika'da yapılacak yatırımların vergiden muaf edilmesiyle, adaya 200 milyon dolarlık bir yardım daha şırınga edildi ve "milliyetçi terör" bir kez daha parayla narkoz altına alınmaya çalışıldı.

Ayrılıkçıları azdırmamaya endişesiyle davranan Fransız yargısı, Korsika'da 3 yıldır işlenen hiç bir cinayeti aydınlatamadı. Juppe'nin "vergi muafiyeti" müjdesiyle Korsika'ya giden içişleri bakanı Jean Louis Debre, ağır silahlarla donatılmış, 600 maskeli militanın gövde gösterisiyle karşılandı.

Fransa'nın tüm siyasal ve ekonomik çözüm girişimleri, başarısız kaldı. Merkezi devlet, son haftalarda, bugüne kadar tutuklamadığı tüm militanları tutuklamaya, silahları toplatmaya ve şimdiye dek mahkemeye sevketmediği suçluları yargılamaya başladı.

Fransa, Korsika'nın yarattığı sorunlardan ve terör yoluyla edindiği ekonomik ayrıcalıklardan bıkmış durumda. Eski başbakan ve halen Lyon belediye başkanı Raymond Barre'ın, "Korsika bağımsızlığını istiyorsa, verelim," sözü artık yadırganmıyor.

[Fotoğraf altyazısı: Kendilerini reddeden Korsika halkına zoraki "kurtarıcı" olarak hükmetmek uğruna düştükleri iç çekişmede ayrılıkçılar, adaya yaşattıkları şiddeti doruğa çıkarırken, uluslararası mafya Korsika'ya egemen oldu.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1