Rating Brigitte
Milliyet · 2 Ekim 1996
DÜNYANIN gelmiş geçmiş en güzel kadınlarından Fransız sinemasının efsanesi Brigitte Bardot, 20 yıldır el yazısıyla yazıp hazırladığı anılarını, "Baş Harfleri B.B." adlı kitapta topladı. Grasset yayınevinin bastığı 558 sayfalık kitap, 3 milyon TL.'ye satılıyor ve Brigitte Bardot'nun eseriyle ilgili çıktığı televizyon programı, 8.5 milyon seyirci ile "rating" rekoru kırdı.
Ömrünün birinci yarısını ağlayarak, ağlamadığı zaman ise intihara teşebbüs ederek geçiren B.B., şöhretin dayanılmaz yükünü çektiği yılları anlatırken, hayatına giren erkekleri yargılıyor. Alain Delon için "Mavi gözlerini devire devire bakmaktan başka şey bilmeyen, egoist ve soğuk bir canavar", sözlerini kullanan Bardot, kocası Gunther Sachs'ı "bir hata" olarak niteliyor, Jacques Charrier'i "erkeklik uzvuna kadar burjuva", bazılarını "salak playboylar" diye tanımlıyor ve tüm sevmediklerine "alçak"lar diyor. En büyük aşkını kitabına adını veren "Baş harfleri B.B." şarkısının bestecisi Serge Gainsbourg ile yaşadığını anlatan aktris Roger Vadim, Jean Louis Trintignant, Sami Frey'in inanılmaz güzellikte ilişkiler yaşadığı gerçek erkekler olarak tanıtıyor.
Huzuru, ömrünün ikinci yarısında, hayvan sevgisinde bulduğunu anlatan Bardot'nun anılarından biri yönetmen Clouzot ile çevirdiği "Gerçek" adlı filme ait. Film çevirttiği oyuncuları dövmekle ünlenen Clouzot, Brigitte Bardot'ya da tokat atınca, sarışın aktris aynı şiddette bir tokatla karşılık veriyor.
Şöhretin getirdiği aşırı ilgi dolayısıyla sık sık bunalıma giren ve intihar teşebbüslerinde bulunan Bardot, birlikte yaşadığı pek çok erkeğin kendisiyle evlendikleri için ünlendiklerinin farkında olmadıklarını, kendisinden ayrıldıktan sonra yıldızlarının söndüğünü, iyi yürekli ve sağlam yapıda olanların ise şöhretin belasını kendisiyle birlikte çektikleri için yaşamlarını ziyan ettiklerini anlatıyor.
[Fotoğraf altyazısı: "Baş Harfleri BB" isimli kitap Fransa'da yok satıyor...]
[Fotoğraf altyazısı: Anılarında birlikte olduğu erkeklere geniş yer veren Bardot, ömrünün ilk yarısının bunalımlı olduğunu itiraf ediyor. Huzuru, ömrünün ikinci yarısında hayvan sevgisiyle bulduğunu söylüyor.]
