Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Nano takunya

Radikal · 2 Şubat 1997

İsviçre'nin Davos kentinde yapılan dünya ekonomi zirvesine, bu yıl toplam ciroları dört milyar doları bulan bin kadar işadamı katıldı. Onur konuğu, dünyanın en varsıl insanı sayılan, 41 yaşındaki çocuksu deha, Bill Gates. Microsoft firmasının sahibi Bay Kapılar, yani Mister Gates, bilgisayar dünyasına açtığı yeni pencereler, yani "Windows" sistemiyle piyasanın yüzde doksanına egemen. Davos zirvesinin bu yılki ana teması iletişim teknolojileri. Dolayısıyla tüm gözler, Bay Kapılar'ın üstünde.

Bill Gates, ilginç bir adam. Melek gibi bir yüzü var. Ama çok ciddi bir bilgisayar dergisi, üşenmemiş, Bill Gates ve ürünlerini, her harfin bir sayıyla simgelenmesi demek olan ASCI yöntemiyle deşifre etmiş. Bill Gates'in asıl adı, "Üçüncü William Henri Gates"i oluşturan tüm harfler bu hesaba vurulduğunda, elde edilen sayı 666. Bay Kapılar'ın pazarladığı MSDOS 6.21 sistemi hesaplandığında çıkan sayı da 666. Ünlü programı Windows 95, aynı hesapla yine 666 sayısını gösteriyor.

Oysa 666, sayısal falda "Şeytan" demek.

Yoksa Bill Gates, aslında melek yüzlü bir şeytan mı?

Bilim dünyasındaki bir gelişmeyi dikkatle izliyorum. Eğer "Nano Teknoloji" dedikleri bulguyu yaşama geçirebilirlerse, başka bir dünyanın kapısını açacak, Gates gibi şeytanlar.

Nano Teknoloji, 1959 yılında Richard Feynman adlı bir fizikçinin başının altından çıktı. O tarihte Feynman, atomlardan yola çıkarak "yoktan" var edilebilecek makineler yapılabileceğini düşünmüş ve tarihe mal olan: "Britannica Ansiklopedisi'nin tamamını bir toplu iğne ucuna yazmak mümkündür!" tümcesini söylemişti. Feynman, deli değildi. Bu konudaki ilk çalışmaları 1966 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı kendisine. Bugün Nano teknolojinin yeni tanrısı Eric Drexler sistemin temellerini tümüyle Feynman'ın buluşlarına dayandırıyor. Basite indirgemek istenirse Nano Teknoloji, "evrende sonsuz büyük, sonsuz küçüğe eşittir" varsayımından yola çıkıyor. Doğanın bazı nötron, proton ve elektronları bir araya getirerek belli atomlar yaratması, bu atomların çeşitli birleşmelerinden canlı ve cansızları oluşturması gibi, nano teknoloji de atomu parçalayıp yeni birleşimlere hükmederek yoktan var ettiği, sonsuz küçük robotlar imal etmek peşinde. İnanılmaz görünen bu yöntem öylesine ciddiye alınıyor ki, Japonya, önümüzdeki on yıl içinde "nano" araştırmalarına 200 milyon dolar ayırdı. Bir o kadar da ABD... IBM ve Microsoft firmaları, üç yıl içinde 80 milyon dolara ulaşacak bir Nano Teknoloji pazarı hesaplıyorlar. Belki bir gün, bu teknolojiyle, Pentium'lardan milyonlarca kez daha hızlı bilgisayarlar üretilecek. Bu teknolojiyle, artık ağaçların kesilmesine gerek kalmayacak, çünkü suni odun imal edilebilecek. Bu teknolojiyle, insan vücuduna kanserli hücreleri öldürecek mikroprosesörler "şırınga" edilebilecek. Bu teknolojiyle yeni ilaçlar zavallı maymunlar üzerinde değil, suni olarak yaratılan insan derisi ve organları üzerinde denenecek.

Maymun dedim de, aklıma geldi. Biliyorsunuz Darwin kuramı, bizim Hoca ve takımını pek kızdırıyor. Geçenlerde Erbakan hazretleri, kromozomlar hakkındaki engin bilgisiyle hayvanları ve insanları boğum boğum ayırdı, insanların maymundan gelmiş olamayacağını, kedilerin çiçek koklayamayacakları gerçeğinden yola çıkarak kanıtladı. Oysa nano teknoloji, Darwin kuramının bırakın doğruluğunu kanıtlamayı, demode ediyor. Doğal evrimi sollayıp geçiyor, atomlarla oynayarak bugüne kadar olmayan, yeni varlıklar yaratıyor.

666 Bill Gates, nano teknolojiye en büyük yatırımı yapanlardan biri.

Davos'ta Bill Gates vardı. Türkiye yok denecek kadar az kişiyle katıldı Davos'a. Zaten niye katılsın ki?

Takunya kafaların "var"ı yoketmeye çalıştığı bir ülkede, "yok"tan var etmeye dönük düşüncelere yer kalır mı?

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1