Namusun bedeli
Radikal · 5 Şubat 1997
Elimde değil, ne zaman bir konuyla ilgilensem, önce harflere takıyorum kafayı. Tansu'nun ilk harfi ne? "T". Tansu hangi yolsuzluklardan aklandı? Tofaş, Tedaş, Turban. TTT mi demek gerekiyor, yoksa tü, tü, tü, nazar değmesin diye tükürmek mi? Karar veremiyorum.
Fransa tarihine damgasını basan ünlü politikacı, gazeteci ve yazar Clemenceau'nun bir sözü var. "Bir yolsuzluğu örtbas etmenin en iyi yolu, meclis komisyonu kurmaktır" diyor. Bizim Türkiye'deki Meclis komisyonlarının birincil işlevi, habire debire Clemenceau'yu haklı, bizi de çileden çıkarmak zaten. Ancak bu gerçeği bir türlü hazmedemiyor ve uzun süredir, bizim Meclis komisyonlarının niçin yalnızca aklama paklama yapmaya yaradığını merak ediyordum.
Merakımın izalesi, Tansu'nun öteki ülkesi Amerika Birleşik Devletleri sayesinde mümkün oldu.
Bilmem haberiniz var mı? ABD Senatosu'nda Başkan Clinton'ın seçim kampanyasına döktüğü para ve Demokrat Parti'nin "şaibeli" gelirlerinin araştırılması için bir komisyon kuruldu. Komisyonun başına, Senatör Fred Thompson seçildi. Eski ABD Başkanı Reagan gibi bir sinema aktörü olan Thompson, "Kızıl Ekim" filminde bir amiral, "Tetik" filminde Beyaz Saray sözcüsü, "Tek Yön" filminde CIA başkanı rollerini üstlenmişti. Asıl mesleği avukatlık olmasına karşın, bir senatörü de canlandırdı sinemada. Derken son seçimlerde gerçekten, Cumhuriyetçi Parti Tennessee senatörü seçildi. Ve şimdi, aylar boyunca ABD'yi titretecek baş engizisyoncu rolüne soyunuyor. Üstelik kalıbı da yapacağı işe uygun. Thompson tam 1 metre 98 boyunda bir dev adam. Üstelik yakışıklı. Komisyon başkanı ya, Bill Clinton ve Demokrat Parti'nin ümüğünü iyice sıkabilmek için kolları sıvadı ve Senato'dan, araştırmaları için tam 6,5 milyon dolarlık ödenek istedi. Bu parayla 90 kişilik bir araştırma ekibi kuracağını belirtiyor.
Başkan Clinton kendi partilerinden olmasına karşın, Senato'da azınlıkta bulunan Demokrat Parti'nin paçaları tutuşmuş: Thompson'a, "6.5 milyon dolar komisyon için fazla, 1.5 verelim, idare et" demiş. İki metrelik engizisyoncu, kabul etmemiş. Yöneteceği araştırmanın "derinlemesine" olacağını, şimdiye kadar görülmemiş biçimde geniş tutulacağını söylemiş ve 6.5 milyonluk bütçede ısrar etmiş. Cumhuriyetçi Parti kendisini destekliyor, bu bütçeyi çıkartacak Senato'dan. Çünkü rakip partinin şaibeli finanslarına pek çok yabancı ülkenin katkıda bulunduğuna ilişkin bulgular, yani "vatana ihanet" gibi bir şey var.
Acaba Türkiye'den birileri de Clinton'ın partisine bahşiş verdiler mi dersiniz?
Fred Thompson'un kişiliği, Bill Clinton açısından gerçekten ürkütücü. 1974 yılında avukatlık yaparken, Watergate olayında Nixon'ın başını yiyen kilit tanıklardan biriydi. Bir Senato komisyonu nasıl çalışır, iyi biliyor. 6.5 milyon dolarlık bütçe istemesinin nedeni, Watergate skandalının Senato komisyonunda araştırılmasının ABD'ye 6.9 milyon dolara mal olduğunu biliyor. Irangate diye anılan ve Nikaragualı Kontralara silah veren İran'a ABD kaynaklı silah satışıyla ilgili Senato komisyonunun bedeli ise 6 milyon dolardı. Onu da biliyor Fred Thompson. Bill Clinton hakkında kurulan ve Whitewater olarak bilinen ilk komisyon da 1.8 milyon dolar almıştı Senato'dan.
Şimdi anladınız mı Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının niçin yalnızca aklama ve paklama yapmaya yaradığını?
Çünkü bizim komisyonların 6.5 milyon dolarlık bütçeleri yok. Oysa tarafsızlığın, yurtseverliğin ve adaletin birer bedeli var.
Parayı veren düdüğü çalar. Bizdeki düdükler, parti başkanlarının elinde. Biz onları bizim vekillerimiz sanıyoruz, oysa onlar partilerin velayetinde. Meclis aritmetiği ise şu ana kadar kuru temizleme firması, Refahyol mülkiyetinde.
