Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Hıyanet ve cesaret

Radikal · 21 Şubat 1997

Ey Talancı Birliğinin Mutena Mensubu, Birinci vazifen, önce liderini, sonra kendi koltuğunu ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Varlığının, aylığının ve yolluğunun biricik temeli budur. Bu temel, senin dolu cebindir. Gelecekte bile seni, bu cebi doldurmaktan mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici muhaliflerin olacaktır. Dün olduğu gibi yarın da aylığını ve yolluğunu savunmak zoruna düşersen, parmak kaldırmak için, vatanın içinde bulunduğu hıyanet ve şeriat tehlikesini düşünmeyeceksin! Bu hıyanet ve şeriat, çok namussuz mahiyette tezahür edebilir. Aylığına ve yolluğuna kastedecek düşmanlar, dünyada benzeri görülmemiş bir rezaletin sanığı olabilirler.

Tencere ve kapak ile vatanın tüm yollarına dökülünmüş, bütün ışıkları sönmüş, tankerleri tersanede yanmış, çeteler ortalığı sarmış ve her menfaat köşesi tutulmuş olabilir. Bu ahvalden daha vahim olmak üzere, memleket dahilindeki iktidar sahipleri, şahsi servetlerini dışarıya senden daha fazla depolamış olabilirler. Millet, haksızlık ve yolsuzluklar içinde çaresiz, umutsuz ve isyan içinde bulunabilir.

Ey varlığını aylığına, yolluğuna, koltuğuna bağlayan kirli mi kirli, ancak pek besili talan erbabı! Bu vaziyet ve durum içinde dahi vazifen, önce liderini, sonra kendi koltuğunu kurtarmaktır.

İhtiyaç gösterdiğin cesaret, oy pusulandaki ihanette mevcuttur.

*

Ey Muzistan Milleti,

Birinci vazifen, bu muz devletini ve Kuzu Cumhuriyeti'ni ilelebet kendi çıkarları doğrultusunda soyan vekillerini ibretle seyretmektir.

Varlığının ve çocuklarının geleceğinin temel çaresizliği, bu görüp yaşadıklarındır. Bu çaresiz tanıklık, senin geleneksel kaderindir. Dün ve bugün olduğu gibi yarın da seni aydınlıktan mahrum etmek isteyecek dahili ve harici vekillerin olacaktır. Bir gün, kendi onurunu ve çocuklarının geleceğini müdafaa zorunda kalırsan, önce içine düştüğün şeriat ve uğursuzluğu kimlerin yarattığını, kimlerin oylayıp kolladığını düşüneceksin! Bu şeriat çağrıları ve hırsızlar, sana rağmen seni temsil edenlerin eseri olabilir. Bütün dünyada benzeri görülmemiş bir rezilliğin mümessili olabilirler.

Bile bile ve gündüz gözüyle aziz vatanın tüm mevkileri zaptedilmiş, tüm okullarına girilmiş, kadroları dağıtılmış ve memleketin her köşesi mürtecilerle işgal edilmiş olabilir. Bütün bu irtica müşterilerinden daha vahim olmak üzere, iktidar sahipleri, kendi yüzsüzlüklerine layık bir ihanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini siyasal liderlerinin kirli dosyalarından sağlayabilirler. Vatan, haksızlık ve yolsuzluklar içinde çaresiz, umutsuz ve isyan içinde olabilir.

Ey Muzistan Cumhuriyeti evladı! İşte bu hal içinde ve şeriat gölgesinde bile vazifen, çocuklarının ve yurdunun geleceğini bu hainlerden kurtarmaktır.

Muhtaç olduğun kudret, savunduğun soylu ilkelerde mevcuttur.

Yeter ki yılma, gördüğün bunca ihanetten. Yeter ki kolun kanadın kırılmasın, sesin kısılmasın, yitirme umudunu. Zamana karşı bir direnç bu.

Her inişin bir yokuşu olduğu gibi, her yokuşun bir inişi vardır, unutma.

Beygir dediğin, her zaman tırıs gitmez. Bir gün bu gidişe dur diyecek bir aygıra rastlar elbet yolunun üstünde.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1