Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Lastikli tarih, fıstıki makam

Radikal · 28 Mart 1997

Her hafta, her gün, her an, öylesine alıştık ki varlığımızın nedeni olan temel değerlere saldırılmasına... Öylesine alıştık ki yalanların gerçek diye sunulmasına... Kafa gösterip kalça denilmesine, at sanıp avrata binilmesine, yobazın hoca, cahilin bilge, hurafenin mucize, saçmanın mantık, sakalın akıl, bıyığın iman, imamın muallim, cücenin yüce, eğrinin doğru, çarpığın düz diye yutturulmasına... Artık tepki veremiyoruz, yorulduk, en tartışılmazın tartışılmasına bile seyirci kalıyoruz.

Türkiye'nin gününü ve geleceğini çarpıtanlar, geçmişine de el attılar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin artık resmi bir tarihi bile yok. Türkiye'nin resmi tarihi, her gün yeni baştan yazılıyor. Resmi tarih dediğimiz nedir? Devletin öğretmeyi üstlendiği tarihtir. Devlet nedir? Kültürel birliği olan ve sınırlarla belirlenmiş bir toprak içinde yaşayan siyasal toplumdur. Kurumsallaşmış bir iktidar tarafından yönetilir ve bu yöneticilere devlet adamı denir.

Türk devletini halen yöneten ve temsil eden Refahyol hükümeti sırasında, suçluların 'kahraman' ilan edilmesine tanık olduk biz. Yaklaşık bir haftadır, resmi tarihi yeniden yazan bu iktidar, çok daha ince bir beyin yıkama operasyonu başlattı. Suçlu ilan edemeyecekleri gerçek kahramanları tarihten siliyorlar. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti'ni Müslümanlar kurmuşlar. Bunların hepsi sarıklı, sakallı, takkeliymiş, dolayısıyla dinibütünlermiş. Dolayısıyla sarık, sakal, takke sahibi olmayan İstiklal Savaşı muharipleri, askerleri ve komutanları, başta Mustafa Kemal olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucuları sayılmıyorlar.

Refahyol'un yeni resmi tarihinde, Çanakkale zaferini de Müslümanlar kazanmış zaten. Kim tarafından komuta edildikleri belli değil. Mustafa Kemal'in adı yok. Çünkü Müslümanlar tarafından kazanılan bir zaferde, sakala, sarığa, takkeye karşı olan bir komutanın komutları altında olmak mümkün değildir.

Bu noktada, hangi resmi tarihin gerçek ve doğru olduğunu sorgulamak gerekiyor sevgili okurlar. Bize okutulan ve Mustafa Kemal ve arkadaşlarını kahraman ilan eden tarih mi doğruydu, yoksa onların adını yeni resmi tarihten silen 'İslami yorum' mu?

Çanakkale zaferi konusuna hemen açıklık getirebiliriz. Bir zafer kazanmak için, bildiğiniz gibi önce savaşmak gerekir. Savaş yapmak içinse, karşıda bir düşman ordusuna ihtiyaç vardır. Çanakkale'de, Türk ordusunun karşısında İtilaf orduları vardı. İngiliz ve Fransız komutasında olan bu orduların tarihi, bugün Paris ve Londra'daki genelkurmay başkanlıklarında bütün ayrıntılarıyla yer almaktadır. Bu bilgiler, resmi tarih olarak tüm okullarda okutulmaktadır.

Eğer kendini bilmez Refahyol cüdamları, 25 Nisan'ı 26 Nisan'a bağlayan 1915 yılı gecesinde, Çanakkale'deki ilk Türk zaferini kazanan, Anzakları önüne katıp süren 19. Tümen'e komuta eden kumandanın adını bilmiyorlarsa, bu savaşın mağluplarına sorsunlar. Onlar biliyor.

Eğer kendini bilmez Refahyol cüdamları, 8 Ağustos gecesi Anafartalar Gurup Komutanlığı'na atanan kişiyi tanımıyorlarsa, Conk Bayırı'ndan süngüyle sökülüp atılan İngiliz ordusunun tarihinden öğrensinler kim olduğunu.

Çanakkale savaşını kazananların sözümona torunları, o savaşın kaderini değiştiren ve bir yenilgiyi zafere dönüştüren insanı unuttularsa eğer, Çanakkale'de o köteği yiyenler, mağlup olanlar unutmadılar. Refahyolcu resmi tarihçiler, gidip gerçeği Londra ve Paris genelkurmaylarında okusunlar.

Cumhuriyeti kimin kurduğuna gelince... Eğer bu cumhuriyeti dedikleri gibi Müslümanlar kurduysa, Refahyol'un bugün değiştirmek istediği laiklik neci? Nereden çıktı ve kim tarafından altı oyuluyor?

Sakın laikliği de dinibütün Müslümanlar kurmuş olmasın? Kardeşin kardeşe ihaneti diye buna denir işte.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1