Tarihte 31 Mart
Radikal · 31 Mart 1997
30 Martı 31'e bağlayan gece, İstanbul Taşkışla'daki dördüncü Avcı Taburu, şeriat istemiyle ayaklandı. Subaylarını hapsettikten sonra Sultanahmet'e yürüdüler ve Meclisi Mebusan'ı kuşattılar. Yaptıkları şeriat çağrısına katılanlarla birlikte, isyancıların sayısı üç ila altı bine ulaştı. İsyanın temelinde, meşrutiyet yönetimi tarafından başlatılan reform hareketleri içerisinde ordudan uzaklaştırılan alaylı subayların katıldığı "İttihadı Muhammedi Cemiyeti" vardı ve Abdülhamit'ten para yardımı alan Derviş Vahdeti yönetimindeki Volkan gazetesi, şeriat borazanlığı yapıyordu. İsyancıların, İttihat ve Terakki'ye karşı başlattıkları ayaklanma sırasında hükümet gerekli önlemleri almaya korktu. Bu korku ve meclis kuşatıldıktan sonra ulemanın da kendilerine katılması isyancıları yüreklendirdi. Padişahtan, şeriatın uygulanmasını, sadrazamın ve ayaklanmaya katılmayan Harbiye Nazırı'nın görevden alınmasını, Meclis Başkanı Ahmet Rıza Bey'in istifasını, ordudan uzaklaştırılmış bulunan alaylı subayların görevlerine geri dönmelerini ve isyancıların eylemlerinden dolayı cezalandırılmamalarını istediler.
Şeriatçı muhtıra, hükümetin istifasına yol açtı. İttihadı Muhammedi Cemiyeti, İttihat ve Terakki'ye karşı ilk raundu kazanmış ve başkente egemen olmuş görünüyordu. Volkan gazetesi, meşrutiyete bağlı olduklarını vurgularken, yasaların şeriata uygun duruma getirileceğini, İttihatçıların ve Ahrarcıların yer almayacağı bir hükümetin kurulacağını müjdeliyordu. Şeriatçılar Adliye Nazırı Nazım Paşa'yı, Lazkiye Mebusu Arslan Bey'i, Şerif Sadık Paşayı, deniz binbaşı Ali Kabuli ve bazı okullu subayları öldürdüler. Harbiye Nazırı Rıza Paşa'yı yaraladılar. İttihat ve Terakki Cemiyeti merkezi, Tanin ve Şûrayı Ümmet gibi gazetelere saldırıp talan ettiler.
Ertesi gün, Selanik'ten yola çıkan Hareket Ordusu, Yeşilköy'e geldi. Komutan Hüseyin Hüsnü Paşa, İstanbul halkına bir bildiri yayımlayarak, 31 Mart ayaklanmasının istibdata dönmek amacını güttüğünü ve Hareket Ordusu'nun isyancıları cezalandırmak üzere geldiğini belirtti. 22 Nisan'da ordunun komutanlığına getirilen Mahmut Şevket Paşa, meclisin ordunun müdahalesine yasallık kazandıran bir kararname çıkarmasını sağladı. 24 Nisan'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu, Taksim ve Taşkışla'da direnen birlikleri top ateşiyle teslime zorladı. İstanbul'a hâkim oldu. Sıkıyönetim ilan edildi. Kurulan Harp Divanı'nda Derviş Vahdeti ve on üç kişi idam edildi. Bazıları ömürboyu hapis, bazıları onar yıl sürgün cezasına çarptırıldı. 27 Nisan'da toplanan meclis, İkinci Abdülhamit'i tahttan indirdi, yerine Beşinci Mehmet'i çıkardı. Abdülhamit'in yakınları sürgün edildiler.
31 Mart gününün Türk tarihindeki yeri hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenler, pek çok kaynağa başvurabilirler. Ben Büyük Larousse'a baktım.
Bizce sakıncası yok, ancak 31 Mart tarihini içerdiği sayıdan ötürü mastürbatif bir anlam yükleyerek sık sık tekrara zorlamak şart değil. Ayrıca tarihteki 31 Mart 1327'nin aslında günümüz takviminde 13 Nisan 1909'a denk geldiği unutulmamalı. Türkiye tarihinde her Mart ayının bir Nisan'ı vardır ve saatlerini takvimin tersine kuranlar hep yanılmışlardır.
Alaylılarla okullular arasında verilen tüm savaşları, dünya tarihinde her zaman okullular kazanmıştır. Türkiye'de de öyledir, öyle olacaktır.
