Millet emek, vekiller emekli
Radikal · 17 Mayıs 1997
Hani bizim, ulusal bir parlamentomuz var ya? Hani adına tebememe diyorlar ya? Hani kürsünün üstünde miydi, yoksa altında mıydı unuttum, ama şöyle çok münasip bir yerinde egemenliğin kayıtsız şartsız bizim olduğu yazıyor ya?
İşte orda, bu hükümete karşı verilen tüm gensoruların neden hep reddedildiğini, soruşturmaların hasır altı edilirken, fezlekelerin sümen içre kaydırıldığını, Tansu Hanım dosyaları pilav üstü kuru fasulye yapılırken, mercimek çorbasının kırmızı biberle pek iyi gittiğini, aylardır merak edip duruyorduk, biliyorsunuz.
Biz, memleketin göz göre göre battığını fark eden millet, nasıl olup da şu hükümeti düşürecek babayiğit bir çoğunluğun çıkmamasını anlayamıyorduk, bize vekâleten vekillik etmekte olan vükela arasından.
Meğer...
Meğer beyler, hükümet düşerse erken seçim tehlikesi ortaya çıkar, erken seçim olursa milletin (yani bizim) vekilliğinden emekli olamayız, diye korkuyorlar ve tombul, besili parmacıklarını, pıt pıt diye hep hükümetin düşmeyeceği düğmeye basmakta kullanıyorlarmış!
Bu söylediğim gerçek, belki benim dışımdaki herkes tarafından biliniyordu. Af buyrun, kulunuz biraz saftır, her sabah aç karnına üç kez "kötülük düşüneceğim!" diye prova yapmasına karşın, hâlâ akıl edemez, bir vatanın nasıl olup da bir emekli maaşına feda edilebileceğine.
Dün, ekose eteksiz Doğan Güreş paşanın, sevgili ve saygılı başkanıyla görüşmesini okurken çaktı şimşek, düştü jeton kafatasımın tıngır mıngır derinliklerine.
Ekose eteksiz paşa, (Kilis'in nesi ünlüdür acaba? Bu konuyu araştırmalıyım...) çok layıktır ya, son günlerde memleket için çok endişeli, çook. Başkanı Tansu Hanım'a ani bir ziyarette bulunmuş ve: "Hükümeti bitirelim. Maliye Bakanlığı'ndan soruşturdum. Milletvekillerinin emeklilik haklarını kazanması için aralık ayını beklemeye gerek yok. Hemen seçime gidelim!" önerisinde bulunmuş. Tansu Hanım şöyle bir kırıtmış, "Milletvekillerini nasıl ikna edebiliriz, bilemiyorum!" diye geçiştirmiş.
Sizin anlayacağınız, DYP milletvekilleri, az kazanan bizim çok para getiren vekilliğimizden edinecekleri emeklilik haklarını bekliyorlarmış!
Aralık ayında kazanılıyormuş bu hak, o tarihe kadar bizim anamızın ağlaması, hükümetin gülmesi gerekiyormuş!
Millet açlıktan, vekillerimiz doygunluktan emekli.
Millet yememek, vekillerimiz yemekten emekli.
Millet umuttan muaf, vekillerimiz esnemekten emekli.
Millet emek, vekillerimiz emekli!
Hayatta herkes bir şeyler bekliyor, sevgili okurlar. Kimi iş, kimi aş, kimi ün, kimi para, kimi aşk, Tansu Hanım başbakanlık, Necmettin Bey tek başına iktidar, askerler demokrasi, siviller darbe; özelinde DYP, genelinde ise tüm milletvekilleri Aralık'ı bekliyorlar. Oysa durum, Necmettin Bey ve Tansu Hanım hükümetinin çok kısa bir süre içinde düşeceğini gösteriyor.
Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, erken seçimlere gidilmemesi. Erken seçim Aralık'tan önce olursa, yandı gülüm emeklilik helvası! Zavallı vekillerimizi, nasıl mahrum ederiz milletin düşünde bile görmediği ayrıcalıklardan? Nasıl mahrum ederiz, soylarını soplarını, altın dişli eşlerini, ipek donlu enceklerini, parasız tren, indirimli uçak, yeşil pasaport, bedava doktor, olunmadığı halde ödenen tedavi, antibiyotik diye yutturulan gençlik vitaminleri, sudan ucuza kooperatif evleri ve birinci derecede "hizmet" belgesinden?
Bir de vekâlet ettikleri millete hangi "hizmet"i yaptıklarını anlayabilsek, içim rahat edecek.
Ben de erken seçim istemiyorum aslında. Ama derdim başka. Gelenlerin, gidenler kadar rezil olacaklarını düşünüyor, değiştirmeye gerek yok, diyorum.
