Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Geri istiyorum

Radikal · 28 Mayıs 1997

Siz bu ülkeyi, son elli yıldan bu yana ilk kez kanatlanmış uçarken teslim aldınız Tansu Hanım. Türkiye size ilk kez teslim olduğu yıllarda, Orta Asya'daki Türki cumhuriyetler "perestroyka"larını yaşıyorlardı. Tüm dünya soluğunu tutmuş, doğalgazıyla, petrolüyle büyük kaynaklara sahip bu yeni ve taze müşterilerle arasında köprü olabilecek ülkeye, Türkiye'ye bakıyorlardı. Dünyanın dört bir yanında, Türkiye'nin önemi, potansiyeli, uluslararası gücü ve parlak geleceği konusunda konferanslar veriliyor, 21. yüzyılın yükselen devleti olarak gösteriliyor, Türk diplomasisi övülüyordu.

Siz bu ülkeyi, kanatlanmış uçarken teslim aldınız. Paris'e her gelişiniz, Fransız devlet adamları için bir olaydı. Yabancı gazeteler, çarşaf çarşaf röportajlarınızı yayımlıyorlardı. "Ben durdukça" dediniz onlara, "Refah Partisi gelemez iktidara!" İnandırdınız.

Siz bu ülkeyi, teslim aldınız. Önce yavaş yavaş kanatlarını kestiniz. Kuyruğunu yoldunuz, koparttığınız tüyleri ABD'ye gönderdiniz.

Siz bu ülkeyi teslim aldığınızdan bu yana, Boğaz'da villalarınız, bilmem nerede arsalarınız, yatlarınız, bildiğimiz yerlerde otelleriniz ve alışveriş merkezleriniz oldu. Siz bu ülkeyi teslim aldığınızda, bizim hiçbir şeyimiz yoktu, yine yok. Ama bir gururumuz vardı, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin çocuğu olmak gibi, onu da elimizden aldınız.

Refahyol hükümetini kurduğunuz günlerde, Fransız parlamento başkanı Philippe Seguin'e, yeni Türk hükümeti için ne düşündüğünü sormuştum. Tarih 14 Temmuz 1996'ydı ve Elysee Sarayı'nda Fransa'nın Ulusal Bayramı kutlanıyordu. "Yeni hükümeti henüz tanımıyorum. Ancak bir kadın var ki bir kadın, bize söz veren kadın, onu çok iyi tanıyorum..." dedi bana. Türkiye, belleği kısa bir ülke. Sizin "Refah Partisi'ne geçit vermem!" sözlerinizi yedi yuttu. Siz ağzınızdan çıkanları, Erbakan da duyduklarını unuttu. Ancak elin adamı öyle mi ya? Buralara kadar gelip tepinmiştiniz.

Fransa'da merkez sağ yeniden iktidar olursa, sizi çok iyi tanıyan Philippe Seguin başbakanlığa getirilecek büyük bir olasılıkla. Başbakanlıktan giden Alain Juppe ise bir Türkiye dostuydu. Siz Kardak krizinde terzilere komando giysileri ısmarlayıp savaş naraları atarken, saçını başını yoldu.

Bugün Avrupa, Türkiye'yi unuttu. Türki cumhuriyetlere bile köprü yerine koymuyor artık. Avrupa sınırlarından geçen tüm Türkler, potansiyel uyuşturucu kaçakçısı muamelesi görüyor. Yurttaşlarımızı, gümrüklerde evire çevire soyuyor, didik didik arıyorlar. Son gelişinizde, Le Monde gazetesi, sizin talebiniz üzerine nezaketen yaptırdığı röportajı basmadı, biliyor musunuz?

Bırakın inandırıcılığı, artık hiçbir sözünüzün dünyanın gözünde değeri kalmadı çünkü. Sağladığınızı ileri sürdüğünüz Gümrük Birliği, tek taraflı bir asansör. Bol bol mal satıyorlar, karşılığında verilecek tüm yardımları durdurdular. Onlar da sözlerini tutmadılar. Çünkü siz tutmamıştınız. Sayenizde Türkiye'nin, Afganistan'ın Talibanların eline düşmesinde bile günahı var. Çünkü laik güçlere yapılan yardımlar, sizin tarafınızdan kesildi. Refah Partisi'ni iktidar yaptınız diyorum, çünkü DYP'nin hâlâ "iktidar" ortağı olduğuna, kargalar bile güler.

Türkiye'nin iç işlerine verdiğiniz zarardan söz etmiyorum. O çeteleyi tutmaya, ansiklopediler yetmez. Bütün bu sıraladıklarım, yalnızca "dış" marifetleriniz.

Ağlamayın artık Tansu Hanım, ağlamayın. Şelale olsanız yıkamaya yetmez bu kir pası. Acındıramazsınız, inandıramazsınız.

İşte bu yüzden, Türkiyemi sizden geri istiyorum Tansu Hanım. Geri verin bana ülkemi. Aldığınız emaneti, muhafaza etmediniz. Tepe tepe kullandınız, yaraladınız, eskittiniz, çökerttiniz. Laik Türkiye Cumhuriyetimi geri istiyorum sizden. Gözü doymaz kocanızı alın ve gidin. Emanetimi geri verin, yeter.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1