Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Aristokrat sol ve halkçı sağ

Radikal · 6 Haziran 1997

1990 yılında Fransa'ya geldiğimde, solda çarpan yüreğim kıpır kıpırdı. Nasıl kıpırdamasın ki? Orhan Veli'nin deyişiyle sol elin zavallı el olduğu, sol başların kafalarına odun vurularak öldürüldüğü, hapislerde çürütüldüğü bir ülkeden geliyordum. Oysa Fransa gemisinin kaptanı sosyalistti ve sol düşünce, görüş ve programların uygulandığı demokrat bir ülkede yaşayacaktım. Cumhurbaşkanı Mitterrand ve yakın tayfasının "havyar sosyalistleri" olduklarını anlamakta gecikmedim. Mitterrand, şeytani zekâsıyla oturduğu "büyük devlet adamlığı" koltuğunda, sosyalist bir başkandan çok, Machiavel'in yüzyıllar önce portresini çizdiği Cesar Borgia'nın çağdaş bir kopyasıydı. Başta kendisi, tüm sosyalist bakanlar, ancak sonradan görmüşlerin kazanabileceği bir burun büyütme yarışında "aristokrat"lara taş çıkartıyorlar, halkı "parya" gördükleri yetmiyormuş gibi salak yerine koyuyor, paraya para demiyor, Pierre Beregovoy'unki gibi siyasal intiharlar ve yolsuzluk skandalları birbirini izliyordu.

1993 seçimlerinde sosyalist parti tokadı yedi ve merkez sağ, 577 koltuklu parlamentoya 484 milletvekiliyle girdi. Sosyalistlerin gidişine hiç üzülmemiş, merkez sağın gelişine de sevinmemiştim. Borgia Mitterrand, ülkenin iktidarını iki yıl süreyle gül gibi geçindiği merkez sağ hükümetle paylaştı. 1995 yılında, Jacques Chirac cumhurbaşkanı seçilince, niye yalan söyleyeyim, bayram ettim.

Milyonlarca Fransızla paylaştığım kanı, merkez sağ lideri ve General De Gaulle'ün izindeki Jacques Chirac'ın, kendisini on dört yıl boyunca sosyalist diye yutturan Mitterrand'dan çok daha halkçı, çok daha iyi yürekli ve çok daha topluma dönük olduğu yolundaydı. Chirac'ın seçimi kazanmasının ana nedeni, yoksullardan ve işsizlerden söz etmesi, ülkedeki sosyal dengesizliği düzelteceğine inandırmasıydı.

Chirac'ın, sokaktaki adamla doğrudan ve gıllıgışsız bir ilişkisi vardı. Fransız ulusal bayramı 14 Temmuz'da Elysée Sarayı'nda verilen resepsiyonlara, Mitterrand döneminde yalnızca "erkânın" katılabildiğini, Chirac iktidara gelir gelmez o muhteşem sarayın erkândan çok, ülkenin dört bir yanından davet edilen gençlere, işçilere, köylülere açıldığını gözlerimle görmüştüm.

Sosyalist Mitterrand hükümetlerinde, aristokratik bir merkez sağ yönetimi bulan Fransız halkı, merkez sağcı Jacques Chirac'tan adı konmamış bir "sosyalizm" bekliyordu ve iki kişilik kıyaslandığında, bu beklenti mantıksız değildi.

Ancak aylar ilerledikçe, Elysée Sarayı'nın yükseklerinde oksijen azaldığından mıdır nedir, Jacques Chirac değişti. Halkla doğrudan ilişkisi koptu, kendi edindiği izlenimler yerine, çevresini kuşatan bir avuç teknokratın verdiği bilgilerin "loş" ışığında, bir hayal âleminde yaşamaya başladı. Söz konusu bir avuç teknokrat, birbirinden değerli âlimler ve kâğıt üstünde harikalar yaratan uzmanlardı, evet. Gelgelelim toplum ve toplumsal sorunlar aritmetik problemleri değildi, çözümleri iki kere ikinin dört ettiği toplama çıkarmalardan geçmiyordu.

Jacques Chirac, bütçe hesapları, borsa spekülasyonları ve dört nala girilen serbest piyasa ekonomisinin getirdiği küreselleşme yarışında, Fransız halkına verdiği sözleri unuttu. Bilmem kaç yıllık arkadaşı ve kuşkusuz çok bilgili kurmayı Alain Juppe'nin kendi seçmeni tarafından "persona non grata", yani "istenmeyen adam" ilan edilmesine kulaklarını tıkadı, gözlerini yumdu ve Juppe'yi feda etmedi. Fransız halkı köpürüyordu, Fransız halkı tarihte pek çok kez yaptığı gibi ayaklanmak üzereydi, Chirac bu büyüyen öfkeyi dikkate almadı.

Çünkü sokağın homurtusu, Elysée Sarayı'na doğrudan ulaşmıyor, Cumhurbaşkanı'nın çevresini alan o bir avuç teknokrat tarafından süzülerek, yumuşatılarak, damıtılarak sunuluyordu.

Tıpkı bugün Türkiye'de Tansu Çiller'in hâlâ kendisini başkan, DYP'yi de büyük parti sanması gibi, Jacques Chirac ve kurmayları da kendilerini ve partilerini hâlâ çoğunluk sanıyorlardı.

Tatlı düşlerden gerçek kâbuslara uyanmak zordur, sevgili okurlar. Öykümüzün devamı, yarın.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1