Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Papaz'ın kızları iktidarda

Milliyet · 6 Haziran 1997

FRANSA'da, dinden hiç söz etmeyen ve inançlı bir laik olmasına karşın, aldığı protestan eğitim dolayısıyla "Protestan Papazı" diye anılan Sosyalist Parti lideri ve Başbakan Lionel Jospin'in kurduğu yeni hükümet, ülkede umut ve heyecan rüzgarları estirdi. Hükümetine Sosyalist Parti'nin "filleri", yani Jack Lang, Michel Rocard, Laurent Fabius, Jacques Delors gibi ağır topları almayan Jospin, seçimlerde uyguladığı yüzde 30 kadın kotasına sadık kalarak, 15 kişilik "tam yetkili" bakanlar kuruluna beş kadın bakan atadı.

Bakan yardımcılıkları, devlet bakanları ve devlet sekreterlikleriyle birlikte, görevli sayısı 27'yi bulan hükümet ekibindeki kadın sayısı 8'e ulaştı. Jospin'in sosyalist programına göre önceliği olan Çalışma Bakanı, yani Başbakan'dan sonra gelen en önemli hükümet yetkilisi, AB eski Komisyon Başkanı Jacques Delors'un kızı Martine Aubry. Tam tanımı ile Çalışma ve Sosyal Dayanışma Bakanı olan Aubry, üstlendiği görevde Fransa'nın en önemli uzmanlarından sayıldığı gibi, yıllardır işsizlikle mücadele konusunda en fazla fikir üreten ve işsizliği ülkenin bir numaralı sorunu olarak kabul eden biri. Delors'un kızı olarak tanıtılmaktan nefret eden Aubry, Fransa'daki dört milyon işsizin umudunu omuzladı. Aubry'nin bakan olmak için değil, birşeyler yapabileceğine inandığı için bu bakanlığı istemesinin onu bugüne değin bu görevi kabul edenlerden farklılaştırdığı belirtiliyor.

Fransa'da reform ihtiyacında olan en önemli kurumlardan Adalet Bakanlığı da, eski Avrupa Bakanı Elizabeth Guigou'nun oldu. Strasbourg Belediye Başkanlığı'ndan Hükümet Sözcülüğü ve Kültür Bakanlığı'na getirilen Catherine Trautmann ise, aşırı sağcı Ulusal Cephe'ye karşı verdiği etkili mücadeleyle tanınıyor. Çevre Bakanı Dominique Voynet, hükümete Yeşiller'in temsilcisi olarak girdi ve bu konuda en uzman isim. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na getirilen Marie George Buffet ise, Komünist Parti milletvekili.

Hükümete yakından bakıldığında, kadın bakanların "geleceğe dönük Fransa"yı hazırlamak misyonuna sahip kilit noktalara getirildiği göze çarpıyor. Kendisinden önceki sosyalist hükümetlerin "günahlarına" ortak eski isimlerin kabineye girmemesi ise, ülkede çok olumlu karşılandı. Bakanlar Kurulu'nun en önemli isimlerinden İçişleri Bakanı Jean Pierre Chevenement, Körfez Savaşı'na "hayır" demek cesaretini göstererek zaman içinde görüşleri yandaş kazanmış ve ABD'ye sempati beslememesiyle tanınan bir politikacı.

Dışişleri Bakanı Hubert Vedrine ise, merkez sağcı Cumhurbaşkanı Chirac'la "zoraki birliktelik"i, ülkenin dış sorunlarına yönelik olarak en uyumlu biçimde yaşayacak bir diplomat. Kısacası, Jospin'in kurduğu kabine, şimdilik Fransa için merkez sağ hükümetlerinden çok farklı bir doyumluluk yaratmış bulunuyor.

[Fotoğraf altyazısı: Başbakan Jospin, Elysee Sarayı'ndan çıkarken, kabinedeki meleklerine dönerek bir orkestra şefi gibi uyumun bozulmaması talimatını verdi.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1