Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Nahide Teyze’nin siyasal tercihi

Radikal · 4 Temmuz 1997

Bizim sarışın afetle artık "kırkımız" karıştı, ne zamandan beri tanışıyoruz, tam olarak anımsamıyorum. İkimiz de "Cumhuriyet" çocuklarıyızdır, sanırım 1980'li yıllarda bir yaz günü, bizi biz yapan onurlu gazetenin kapısında burun buruna geldik. İkimiz de o burunlardan kıl aldırmayanlardandık. O uzun boylu, sarışın, mavi gözlü, güzeller güzeli bir hatun, ben ufak tefek bir esmer. Görünüşte her şeyimiz taban tabana zıttı. Yan yana gelince, dişi bir Laurel Hardy çifti oluşturuyorduk.

Ama işte, ne olduysa oldu, birbirimizin gururuna vurulduk. Bizim sarışın afet, yıllar boyu, zor günlerde dişi bir kaplan gibi savundu ufacık esmer arkadaşını. Ufarak dostun yanında, kimse sarışın afet aleyhine açamadı ağzını.

Benimkini yitirdiğimden beri, onun annesi Nahide Teyze'de kendi annemi buluyorum. Yaşasaydı, onun gibi düşünürdü, onun gibi yapardı, biliyorum. Nahide Teyze ve annem gibi insanlar, Türkiye'nin sağlam ve temiz harcını karan analardır. Yaşları ne olursa olsun, her gün ülkenin gündemini en iyi onlar izler, her şeyden haberleri vardır ve yorumları parmak ısırtır.

Nahide Teyze, Bosna'nın sağlam ve serin bir rüzgârıdır. Kendini bildi bileli sosyal demokrat, 65 yaşında ve "Baykalcı"dır. Ancak bugünlerde Deniz Baykal'dan çok korkuyor Nahide Teyze. CHP ve Baykal'ın erken seçim diye tutturmasından, erken seçim diye Refahyol ile işbirliği yapmasından ödü kopuyor. "Eğer" diyor, "Benim Deniz böyle bir arayışa girerse, onu bağışlamam."

Yeni hükümet kurulduğundan beri, öyle bir rahatladı, öyle bir sevinçli ki Nahide Teyze, insanın yüreği pırpırlanıyor. Mesut Yılmaz'ı sevmezdi, oysa şimdi pek sempatik buluyor, "İşte adam gibi adam. Çalmadı, çırpmadı. Bak yerine nasıl yakışıyor" diyor. Ecevit'in biraz "komünist" olduğunu düşünürdü, Bosna'dan gelmiş olmanın çekincesiyle itibar etmezdi kendisine. Müthiş sevindi Milli Eğitim Bakanlığı, Dışİşleri ve Diyanet DSP'ye verilince. "O temizler ancak bu pisliği" diye düşünüyor ve Ecevit ile partisini yerlere göklere koymuyor Nahide Teyze. Hüsamettin Cindoruk'u öteden beri takdir edermiş, şimdi yakışıklı olduğunu bile düşünüyor!

Kısacası, hükümeti beğeniyor Nahide Teyze ve "kendi" Baykal'ından, bu hükümete gölge etmemesini istiyor.

Onun yaşlı başıyla dile getirdiği bu düşünceleri ve kaygıyı, Türkiye'nin geniş geneli paylaşıyor aslında. Umarım CHP'nin de haberi vardır.

Biz "Baykalcılar", CHP'nin hükümete girmesini umuyorduk. Olmadı. Ancak, erken seçimden önce, ülkenin Refahyol artıklarından temizlenmesini, ekonomiden bile önce, laik kurumların, bu kurumlara layık kadrolara teslim edilmesini istiyoruz, bu böyle biline.

Türkiye halkı, siyasal görüş farklılıklarını, parti yandaşlığını bir yana bırakmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarını, politikanın üstüne çıkarmıştır. Yeni kurulan hükümeti, başlattığı icraatı desteklemekte ve eskisinin bir daha dönmemecesine tarih sahnesinden silinmesini beklemektedir.

Baykal, erken seçim hesaplarını bir yana bırakıp doğru düşündüğü "Refahyol'dan hesap sorma" ve öncelikli reformların takipçisi olmalıdır.

Nahide Teyze ve onun çocukları olan hepimiz, bu hükümetten, Çiller ailesi hakkında açılan soruşturmalarda sonuna kadar gidilmesini, mafya devlet ilişkilerinin aydınlatılmasını, Refah Partisi'nin çiğnediği tüm laik ve demokrat yasaların kendilerine karşı uygulanmasını bekliyoruz.

Erken seçimden önce, din ve devletin kesin olarak ayrılmasını ve üç buçuk oy uğruna RP'ye pazarlanan laik cumhuriyetimizi geri istiyoruz.

Şeriat meraklıları, İran'a, Cezayir'e, Suudi Arabistan'a gidebilirler. Hırsızlar, ABD'ye sığınabilirler. Ama Nahide Teyze'nin, sizin ve benim Türkiye'den başka vatanımız yok. Türkiye'nin sahibi ümmet değil, millettir. Yani biz.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1