Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

İrlandalı Şaibe Bey

Radikal · 19 Temmuz 1997

İrlanda, IRA adlı örgütün terör etkinlikleri dolayısıyla gazete sütunlarına sık sık konuk olan bir ülkedir. Ünlü yazarları, viskisi, birası, koyunları ve vahşi doğası ile tanınır. Meğer bir özelliği daha varmış: Türkiye'ye benzerliği! Dün Le Monde gazetesinde İrlanda'nın eski başbakanı 'Charlie'nin maceralarını okurken, az kaldı küçük dilimi yutuyordum. İrlandalı gazeteci John Horgan, kendi köylüsü Charles Huaghey adlı politikacıyı anlatırken, sanki bizim köylü bir 'aileyi' tarif ediyordu!

Fianna Fail partisinin başkanı 'Charlie', iktidara gelir gelmez, kendisinin iş başında olmasından yararlanan kişilerden 'komisyon' almaya başlamış. Partiye yapılan yardım adı altında ödenen bu komisyonlarla Charlie, günde 2000 dolara mal olan bir yaşam düzeyine erişmiş. Ancak komisyonlarını her gün yemekle bitiremeyen Charlie, tutmuş, İrlanda'nın başkenti Dublin'in kuzeyinde, On sekizinci yüzyıldan kalma bir şato satın almış. Şato da tüketememiş Charlie'nin komisyonlarını, bu kez Kerry Körfezi açıklarında bir ada, eh, adaya gidip gelebilmek için de 250 bin dolarlık bir yat almış. Yarış atları, çiftlikler derken saf İrlandalılar hafif hafif kuşkulanmaya başlamışlar kendi dillerinde "taoiseach" diye ünledikleri başbakanlarından. Ancak Charlie, yemin billah namuslu olduğunu iddia ediyor, politikaya soyunur soyunmaz tüm işleriyle ilişkisini kestiğini söylüyor. "Ben bunları hep eskiden kazandım, işletip büyüttüm" diyormuş. Ancak serveti devleştikçe, partisinin cüceleşmesine bir türlü anlam veremiyormuş.

Fianta Fail (darısı, Dedi Yedi Partisi'nin başına) milletvekillerinin sabrı taşmış sonunda. Fısıltıdan uğultuya dönüşen suçlamalar sonucu parti içinde başlatılan beşinci darbe girişimi, Charlie'yi koltuktan etmiş.

Ancak Charlie, hâlâ büyük bir haksızlığa kurban gittiğini savunuyormuş ve başbakanlıktan istifa ettiği 1992 yılı şubat ayında, parlamento kürsüsünden, Othello'dan okuduğu bir dizeyle veda etmiş makamına:

"Devlete birkaç hizmet ettim ve o bunları bilir!"

İrlanda devletinin herhalde bu hizmetlerden pek haberi yokmuş. Çünkü maliye müfettişleri Charlie'nin hesaplarını tam beş yıl boyunca ayıklamışlar ve... kendisini mahkemeye gönderen skandalı ancak aydınlatabilmişler. Meğer Charlie'nin Kerry açıklarındaki adasında bir de Timsah Adaları diye adlandırılan kara para depolarıyla da ilişkisi varmış. Ve bu kaçak bankalardaki hesaplarda 200 milyon doları bulunuyormuş. Müfettişler, paraları kimin verdiğini de bulmuşlar. En baba verici İrlanda'nın ünlü Ben Dunne giyim mağazalarının sahibi, mahkeme kendisine niçin başbakana para verdiğini soran hakime: "Haline acıdım da..." demiş.

İrlandalı' Charlie'nin hali, şimdi gerçekten pek acıklı sayılır, sevgili okurlar. Çünkü artık yargı önünde ve erken bunama arazları göstererek tüm soruları: "Bilmiyorum" ya da "Hatırlamıyorum" diye yanıtlıyor. Ancak kimseyi inandıramıyor ve cezası ağır olacak.

Düşünüyorum da adalar çok tehlikeli yerler. Örneğin Charlie'nin başını yiyen Caiman, yani Timsah Adaları, ABD'nin burnu dibinde bir takımada. Larry Collins'in "Kara Kartallar" adlı araştırma kitabında Timsah Adaları'nın çok önemli bir yeri var. Kara para aklayan "off shore" şirketler ve gizli bankalar cenneti bu adalarda, CIA'nın çoook hesabı var. Hem CIA'nın kendi fonlarını oluşturan hesaplar var hem de CIA için çalışan 'önemli' hizmetkârların aylıkları, bu bankalardaki özel hesaplara yatar.

Bizim köylü Charlie ailesi var ya hani? Timsah Adaları'nı onlar iyi bilir. Bir başka adayı daha çok iyi bilir, yerli Charlie ve avenesi: Kıbrıs'ın Rumlara ait güney kesimini. Hatta Rum bankalarında hesapları da var. Ben bunu Paris'te ve Fransız yetkililerden öğrendim. Sanırım Türkiye'de de biliniyor.

Timsah Adaları'ndaki hesaplarda hangi 'maaşın' biriktiği belli. Acaba Rum bankalarında neyin 'karşılığı' yatıyor? Çok merak ediyorum.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1