Geronimo
Radikal · 22 Temmuz 1997
18 Aralık 1968 günü, Santa Monica kentindeki bir tenis kortunda, Caroline Olsen adlı kadın öğretmenin cesedi bulundu. Katiller, öğretmeni vahşice öldürmüş, kocasını ağır yaralamışlardı. Adam, polislere verdiği bilgide iki zenci tarafından saldırıya uğradıklarını anlatmıştı, eşkalini tarif ettiği katillerin birer portresi yapıldı, ancak polisin araştırmaları, uzun süre sonuç vermedi. Ta ki Julius Butler adında bir adam ortaya çıkıp, katillerden birinin Geronimo olduğunu ve işlediği cinayeti kendisine itiraf ettiğini iddia edene kadar. Geronimo, tutuklandı. Mahkemesi iki yıl sonra başlayabildi. Los Angeles'taki davada, cinayetten onca zaman sonra, kurbanın kocası kendisini katil olarak teşhis edince, ömür boyu hapse mahkûm oldu. O sıralar 24 yaşındaki Geronimo "O kadını ben öldürmedim!" diye bağırıyor, jüri üyelerine "Irkçı köpekler!" diye küfrediyordu mahkeme salonundan sürüklenerek çıkarılırken.
Peki kimdi bu Geronimo? Niçin daha önce Sharon Tate'i öldürdüğü iddiasıyla tutuklanmış, tarikatçı katil Charles Manson yakalanınca serbest kalabilmişti ancak?
Asıl adıyla Elmer Gerard Pratt, Louisiana doğumlu bir zenci ailesinin son çocuğuydu. 18 yaşında Vietnam savaşına katılmış, üç yıl sonra göğsü kahramanlık madalyalarıyla süslü ve onbaşı rütbesiyle dönmüştü. Ancak döner dönmez, o yıllarda Amerikalı zencilerin hakları için mücadele veren Siyah Panterlere katılmış, dürüstlüğü ve zekâsıyla Siyah Panterlerin "savunma bakanı" unvanını kazanmıştı çabucak. Örgüt, onu Apaş kabilesinin efsane lideri Geronimo'ya benzetiyordu. Elmer Pratt, adını Geronimo Ji Jaga olarak değiştirdi. Cinayet sırasında Santa Monica'da değil, Oakland'da olduğunu iddia ediyordu. Bir tek kadın bu savın lehine tanıklık etti Geronimo için. Kathleen Cleaver. O da Siyah Panterler üyesiydi. Kimse dinlemedi.
Geronimo, tam sekiz yıl boyunca 1,2 metreye 2,5 metrelik bir hücrede çürüdü San Quentin Hapishanesi'nde. Radyo, kitap, gazete yasaktı. Tüm lüksü, bir İncil ve bir sözlükten ibaretti. O sözlüğü yüzlerce kez okudu Geronimo. Ancak çilesi bununla bitmiyordu. Gardiyanlar ırkçı küfürlerle verdikleri yemeklerinin içine işiyorlar, dışkılarını karıştırıyorlardı. Avukatları, Geronimo'yu unutmamışlardı. Verdikleri büyük mücadelenin sonunda, onun hücreden çıkıp normal hapishane koşullarında yaşamasını sağladılar ve sekiz yıl boyunca uğradığı haksızlıktan ötürü, devleti 120 bin dolar cezaya çarptırdılar. Ama Geronimo yine tutukluydu ve toplam 27 yıl hapis yattı. Bu çeyrek yüzyıllık süre içinde, Amerikan Senatosu'na Church raporu sunuldu. Raporda, FBI'ın COINTELPRO adlı bir programı olduğu ortaya çıktı. Bu program, "zararlı" bireyleri yalancı suçlamalarla toplumdan "izale" etmek için uygulanan şeytani bir düzendi. Aynı rapordan, Geronimo'yu hapse gönderen muhbir Julius Butler'in, FBI tarafından kullanılan eski bir hırsız olduğu anlaşılıyordu. Geronimo'yu teşhis eden cinayet tanığı kocanın, ilk ağızda başkasını suçladığı ve bu suçlamanın tutanaklarının yok edildiği öğrenildi.
1997 yılı Haziran ayında, Geronimo'nun yedinci "yeniden yargılanma" dilekçesi kabul oldu ve dava, Amerika'nın en tutucu, ancak dürüst yargıçlarından Dickey'in başkanlığında başladı.
Bugün Geronimo, 49 yaşında ve özgür. İşlemediği bir suç için, Amerikan adaleti tam 27 yılını çaldı ömrünün. Masasının üstü, Hollywood'dan gelen ve yaşamını film yapmak isteyen önerilerle dolu. Geronimo'nun 27 yıllık haksız mahkûmiyeti ABD'ye tuzluya mal olacak kuşkusuz. Hollywood filmlerinden gelecek para da cabası. Geronimo artık varsıl, ancak hala "Siyah Panter."
Biz de Türkiye olarak, bu Amerika'dan Çiller hakkında "doğru" bilgi istemekteyiz. Haydi canım, siz de... Çiller'in casus olup olmadığını, söylese söylese, günün birinde çevrilecek bir Hollywood filmi söyler.
