Aşklar ve işler
Radikal · 23 Temmuz 1997
Henüz altı yaşındaydı küçük oğlan. Monaco'daki ünlü Paris Oteli'nde yaşıyordu, çünkü otel babasının malıydı. Şirin yüzü ve maviş bakışlarıyla ortalıkta atçılık oynarken, otelin müşterilerinden zengin bir Amerikalı, eline gümüş bir dolar tutuşturdu. Oğlan, doları kapıp oteldeki kumar makinelerindan birinin deliğine attı. Kolu çekmesiyle yüzlerce dolar boşaldı önüne.
Henüz on altı yaşındaydı delikanlı. İngiltere'nin en ünlü kolejlerinden Eton'da az okuyor, çok sıkılıyordu. Bir gün Lewes'teki at yarışlarına gitti. Üç ata on sterling yatırdı. Yarış bittiğinde, 8000 sterling vardı cebinde. Eton kolejini terk edip, Paris'in ünlü kumarhanesi Traveller's Club'ün şans derhanesine yazıldı. Backgammon konusunda uzmanlaşmıştı, bir puana 3000 Fransız Frangı yatırmayı göze alamayan, karşısına çıkamıyordu.
Genç adam, yirmi yaşındaydı. Kumardaki şansını, New York borsalarında deniyor, kazanıyor, kazanıyor, kazanıyordu. Bolivyalı çinko kralı Antenor Patino'nun 18 yaşındaki kızı İsabel'e âşık oldu fena halde. İsabel de genç adam için yanıp tutuşuyordu. Ancak çinko kralı Patino, kızını istemeye gelen adama: "Ailemizin bireylerinde Yahudilerle evlenme alışkanlığı yoktur!" dedi. Hiç spor yapmadan dev atlet ölçülerine sahip adam, cevabı yapıştırdı: "Bizimkinde de Kızılderililerle evlenmek âdeti yoktur!" Ancak seviyordu kızıl tenli kızı. Özel uçağıyla indiği Bolivya'daki çiftlikten, İsabel'i casusluk filmlerine taş çıkartan bir mizansenle kaçırdı. İngiltere'ye götürdü sevgilisini, evlendiler. Bir yıl sonra 19 yaşına henüz basan İsabel, ilk çocuğunu doğururken öldü.
Jimmy Goldsmith, Alman asıllı ve İngiliz uyruklu Yahudi bir babanın ve Fransız uyruklu Katolik bir ananın oğluydu. Hem Fransız hem de İngiliz pasaportu taşıyordu. Çok sevdiği İsabel'in ölümünü izleyen dört yıl içinde kendisine iki çocuk doğuran özel sekreteri Ginette Lery'yle evlendi. Ancak Ginette'le evliyken, hafta sonlarını Londra'da Annabel Birley'le geçiriyordu. Üç çocuk da ondan yaptı. Derken ikinci karısı Ginette'ten ayrılıp, metresi Annabel'le evlendi, ancak aynı anda Paris Match dergisinin güzel gazetecisi Laure Boulay'la da yaşıyordu. Fransız soylusu, gazeteci Laure, kendisi için hemen iki çocuk daha doğurdu. Toplam sekiz çocuğu, dört karısı ve sayısız cariyeleri dolayısıyla, İngiliz mizah dergisi Private Eye, Jimmy Goldsmith'e "altın uyluk" adını taktı.
Olağan bir adamın, olağan bir yaşam geçirmek için bunca çocuk ve kadınla uğraşması yeterdi aslında. Ancak Jimmy, olağandışı ve olağanüstü biriydi. Bunca aşk ve meyveleri arasında, alıp sattığı şirketler ve yaptığı spekülasyonlarla Londra, New York ve Paris borsalarını titretiyordu. Vahşi bir kapitalizmin en uçtaki temsilcisiydi. Tam iki milyar dolarlık şahsi bir servet toplamıştı. Derken vahşi kapitalizme karşı bayrak açtı ve solculuk kokan söylevler atmaya başladı Jimmy. Bütün olanaklarını, küreselleşme ekonomisiyle mücadeleye tahsis etti. "Serbest piyasa ekonomisi, varsıl ülke yoksullarının, yoksul ülke varsıllarını zenginleştirmesi demektir" diyordu. Gayrisafi milli gelir yerine, gayrisafi milli mutluluk kavramını savunuyordu. Önceleri kesip sattığı ormanların koruyuculuğuna soyundu, çevreci oldu. Öyle ki, kendisine Sir unvanı verilmesi, İngiliz sosyalist partisinin önerisiydi.
Sir Jimmy, 64 yaşında Marbella'da öldü geçen hafta. Ölümünden önce, tüm eski karılarını, metreslerini ve çocuklarını yanına toplamıştı. Pankreas kanseriydi, kalpten gitti. Azrail ne aşk ne de para dinlemiş, rüşvet kabul etmemişti.
