Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

‘Bir Hakeim’ Köprüsü

Radikal · 11 Ağustos 1997

Paris geceleri karanlık olmaz. Geceyarısı uyanır, pencereden sızan ışığa kanıp sabah oluyor sanırsınız. Uzaktan, Seine Nehri'nin 'Sol' yakasındaki Beau Grenelle gökdelenlerinin ışıklı hayaletleri göz kırparlar yanılgınıza. Hep aldatır insanı Paris. Şakacıdır. Utangaç bir gülücük açar içinizde. Üstünüze bir hırka atıp sessizce kapatıp kapıyı uykulu evin üstüne, Seine Nehri'ne doğru yürürsünüz. İşte Grenelle Köprüsü: Amerika'ya ünlü Hürriyet Anıtı'nı armağan eden Fransızlar, heykelin minik bir kopyasını bu köprünün ortasına, Atlantik'e koşan Seine'in üstüne dikmişler.

Acaba kaç kişi Grenelle Köprüsü'nden atlayarak intihar etmiştir, güzelim Seine Nehri'nin duygusuz sularına?

Kuşkusuz hiç kimse.

Paris'te Seine Nehri, çok umutsuzun cesedini sürüklemiştir. Ama Seine Nehri'ne, beyaz taşlı ve Napolyon zamanından kalma korkuluklar aşılarak atlanır, ölmek için. Köprülerden değil.

Sinemaların yalancısıyız.

Bunları düşüne düşüne, bir geceyarısı ayaklarınız yüzyıllık yosunların kapladığı arnavut kaldırımlı Seine kıyılarına indirir sizi. Nehir, bir yılan sessizliğiyle akmaktadır, arnavuttaşları kaygandır. Özel olarak dertli değilsinizdir. Ama ölümle yaşamak arasında gidip gelir yine de salıncak. Oysa Eyfel Kulesi tam karşınızda ve iyi ki ışıklı geceliğini giyinmiştir.

Eyfel Kulesi'nin alt kaidesini oluşturan kavisli dört ayağın biçemini, mimarının bir kadın jartiyerinden esinlenerek çizdiğini anlatır kimi Parisliler. İddia, doğruluğu aranmayacak kadar güzel olduğundan, olduğu gibi bırakılmalıdır. Az ileride ansızın 'Bir Hakeim' Köprüsü çıkıverir karşınıza. 1942'de Libya çöllerinde, Alman ve İtalyanlara karşı direnerek İngiliz kuvvetlerine katılmayı başaran Fransız direnişçilerinin anısını yaşatır 'Bir Hakeim' Köprüsü. Ama en önemlisi, Paris'te son tangosunu yapan Marlon'un, Maria'yı sevdiği esrarlı apartman dairesinin, görüş açısı içinde bulunmaktadır.

Öyle midir gerçekten? Önemli değil. Belki de sizin aklınızda öyle kalmıştır. Bir gece saat birde, Paris'te Seine Nehri üzerinde ve üst üste ayak seslerinizin yalnızlığına kulak vererek, Bir Hakeim Köprüsü'nün soğuk iskeletine tırmanıp o evin pencerelerini ararsınız.

Marlon Brando... İnat alınlı, şehvet dudaklı, cesur bakışlı, ihtiras tramvayı. Birinci karısı Hintli, ikincisi Meksikalı, üçüncüsü Tahitili'ydi. Kadınlara etti, ama esmerliğe ihanet etmedi. Dokuz çocuk yaptı onlarla... En çok, Cheyenne'in annesi Tarita'yı sevdi.

Nasıl seçmişti bilir misiniz Tarita'yı? Yıl 1961. Lewis Milestone ve 'Bounty İsyancıları' (Gemide İsyan diye her zamanki gibi saçma bir adla çevrilmişti Türkçeye) ekibi, Tahiti'de film çekimine 'başlayamamaktadır.' Marlon Brando, Bismillah demeden 6 tane senaristi işten attırır, iki yönetmenin istifasını sağlar ve henüz tek karesi çekilemeyen 'Bounty'nin bütçesinde birkaç milyon dolarlık bir delik açar. Son kapris olarak, dişi starı kendisi bulmaya karar verir. Adanın en güzel bir düzine kızını toplar ve onlarla bir otel odasına kapanır.

Aklınıza geleni yapmaz, hayır... Kendisini balkondan atar gibi yapar. Kızların hiçbiri bir heyecan belirtisi göstermeyince, hepsini kapı dışarı eder. Fakat ertesi günü 19 yaşında, güzeller güzeli bir Tahitili'yi, Lewis Milestone'a şu sözlerle takdim eder: "Adı, Tarita. 170 yıl önce Bounty isyanının elebaşısı, işte böyle bir kıza tutulmuştu."

Marlon da Tarita'ya tutulur. Tahiti'de bir ada alır ve oraya yerleşir. Bir oğul, bir de kızları olur Marlon ile Tarita'nın. Marlon en çok, kızı Cheyenne'i sever.

Cheyenne şimdi bir akıl hastanesinde. Ağabeyi Christian, 10 yıl ağır hapis. Marlon Brando, geçen mart ayı Tahiti'deki adası Tetiaro'yu Japon işadamlarına sattı. Kızılderililerin onurunu kendince ve sonuna dek savunan Zapata'nın son sığınağıydı, Tetiaro.

Hep düşünürsünüz, bilirim. Kendi düşlerinden yola çıkarak 'Son Tango'yu yazan Bertolucci mi daha yakışıklıdır, yoksa 'Son Tango'da ilk kez kameraya bu denli teslim olan Brando mu, diye.

Bilmem.

Bir Hakeim Köprüsü'ne bakan pencerelerde gizli bunun yanıtı.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1