Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Kurtların sessizliği

Radikal · 14 Eylül 1997

Susurluk nedir biliyor musunuz? Susurluk, devletin tebaasını sattığı tezgahın adıdır.

Susurluk tezgâhı nedir biliyor musunuz?

Susurluk tezgâhı, PKK'nın belkemiği eroin ticaretini ele geçirip, bu ticaretten elde ettikleri parayı kumar masalarında çevirip yasallaştırdıktan sonra, yarısını kendi ceplerine atıp, diğer yarısını, savaş bitmesin, eroin eksilmesin diye koruculara gönderen ellerin adıdır.

Bu eller kimlerin elleridir biliyor musunuz?

Bu eller, bir yandan Güneydoğu'da şehit düşen gencecik askerlerin öksüzlerine madalya dağıtıp, bir yandan onların ölümlerinden sorumlu Susurluk sanıklarını tahliye edenlerin elleridir. Bu eller, "PKK'nın eroinini biz alıp satarsak, PKK'yı önleyecek korucuları besleriz," politikasını uygulamaya koyan, "Amaca varan her yol mübahtır" diye yola çıkan ve o yolda araç tatlı gelip, amacı boşverenlerin ve hatta savaşı körükleyenlerin elidir.

Susurluk davasında, özel harekât ve özel tim sanıklarının tahliyesi nedir biliyor musunuz?

Bir devletin suça teslim olmasıdır. Bir devletin, suçluyu ortaya çıkaramayacak, yargılayamayacak, cezalandıramayacak kadar "suçlu" olmasıdır. Susurluk tahliyeleri, bir devletin bitişidir. Türkiye cumhuriyet yasalarının iflası, hükümetinin, hukukunun, ahlakının tükenişi, halkına olan saygı borcunun üstüne yatmasıdır.

Susurluk davasında "özel" sanıkları tahliye edip, "tüzel" çeteleri gömen Türkiye, vatanın anahtarlarını hırsıza, şehit bebelerini babalarının katillerine teslim etmiştir.

Susurluk'ta adalet, kendilerine emanet edilen hukuk namusuna karşı, gaflet ve dalalet içinde bulunanlar tarafından yerle bir edilmiştir.

Susurluk davasının "Toplanan delillerin karartılma ihtimali olmaması" gerekçesiyle tahliye edilen sanıkları, Türkiye'nin aydınlığına konulan son noktadır. Ufkumuzu kan ve cürüm bulutlarıyla diledikleri gibi saracaklar artık. Kurtların sessizliğiyle, meleyen kuzuları rahatça yutabilirler artık.

Zaman, "devlet" demekten utanmanın, "hukuk"tan sıtkı sıyrılmanın, "hak"ka inanmamanın zamanıdır.

Yazıklar olsun, iyi, doğru, dürüst ve ahlaklı ne varsa içimizdeki her türlü inancı öldürenlere.

Demek ki bu güzelim ülke, artık hırsızların, soyguncuların ve katillerin at oynattığı kir meydanıdır. O kir meydanının kumar masasında, çok para kazandılar ve kazanırlar daha. Devlete olan inancımızı, dönen o kumarda kaybettik biz.

Bir kez daha mağlubuz. Namusumuzla, dürüstlüğümüzle, onurumuzla yenildik, ey Halkım!

Ak günlere, temiz bir ülkeye susamıştık. Susurluk davasında, mahkeme kararıyla, susuzluğa mahkûm ettiler bizi.

Çocuklarına iyilik ve doğruluk öğretme artık, ey halkım. Gün uğursuzun. Bu batan güneşin karanlığı, onların artık.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1