Batı'dan zehir gibi rapor
Milliyet · 26 Eylül 1997
AVRUPA Birliği'yle kendisine araştırma ısmarlayan hükümetler tarafından finanse edilen ve dünyadaki uyuşturucu kaçakçılığı ağını, kara para aklama merkezlerini belirlemekle görevli Uyuşturucu Jeopolitik Gözlemevi (OGD), Türkiye'yi Avrupa'ya yönelik uyuşturucu kaçakçılığında "1 numaralı ülke" ilan etti. OGD, Paris ve New York'ta dün aynı anda düzenlediği basın toplantılarıyla, uyuşturucu üreticisi ve satıcısı tüm ülkelerin tek tek incelediği yıllık raporunu dünya kamuoyuna tanıtırken, konuyla ilgili bilgileri Internet'e de girdi. Raporun incelediği ilk bölge Ortadoğu ve ilk ülke de Türkiye. Basın toplantısında, "Avrupa'ya yönelik uyuşturucu kaçakçılığında 1 numaralı ülke" diye tanımlanan Türkiye, son yıllarda ve özellikle eroin ve baz morfin dalında transit bir ülke olmaktan çıkıp "üretici - işleyici - ihracatçı" konumunda değerlendiriliyor.
Rapora göre, Türkiye yalnızca PKK'nın denetimindeki işlem laboratuvarlarından çıkan ve yine PKK tarafından Avrupa'da kurulan satış noktalarına dağıtılan uyuşturucunun geçiş noktası değil, ayrıca PKK'ya paralel olarak ve bu örgütle mücadelede kullanılan para da, özellikle köy korucuları, mafya, gizli servisler, feodal Kürt ağaların oluşturduğu bir dörtgende, devletin gizli - açık onayıyla yapılan uyuşturucu kaçakçılığından geliyor. Gaziantep başta olmak üzere, Adana, İskenderun'la Trakya'daki Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarındaki kentler, laboratuvarların bulunduğu yerler olarak işaret ediliyor.
Ağar ve Çiller'e suçlama
İÇİŞLERİ eski Bakanı Mehmet Ağar'ın, "gizli kalan" bir MİT raporunda "aşırı sağ güçlerle işbirliği halindeki bir mafyanın başı" diye tanımlandığına yer veren OGD raporunda, "Tansu Çiller'in koruyuculuğu altında hareket eden Ağar'ın, Almanya, Hollanda, Belçika ve Azerbaycan'da uyuşturucu kaçakçılığı yapan, adam kaçıran ve haraç alan bu örgütü yönettiği"nin bu MİT raporunda yazılı olduğu da ileri sürülüyor. OGD raporunda, yine bir MİT raporuna dayanılarak Abdullah Çatlı'nın, "sivil kontra casus" statüsünde MİTEM (JİTEM kastediliyor olabilir) elemanı olarak, Bakü'den alınan ham madde uyuşturucuyu Nahçıvan laboratuvarlarında işleyerek, Almanya, Belçika ve Hollanda'ya dağıtan bir eroin kaçakçılığı örgütü kurduğu bildiriliyor.
Uyuşturucuda hac yolu
UYUŞTURUCUNUN özellikle Gaziantep ve civarında oluşan tekstil sanayiine pamuk balyaları taşıyan kamyonlara gizlendiğini vurgulayan raporda, bütün siyasi partilerin bulaştığı Türk mafyalarının, uyuşturucu paralarını inşaat, kumarhane, taşımacılık ve turizm alanlarına yatırdığını ve bu iş için son zamanlarda kamyonlar kadar yolcu otobüslerinin kullanıldığını, hatta "hac" yolculuklarının uyuşturucu trafiğinde büyük önem kazandığı da ileri sürülüyor.
RP-mafya bağlantısı
Raporun ilginç saptamalarından biri de, RP Lideri Necmettin Erbakan'ın "mafya" ve Bozkurtlarla yakın ilişkide olduğu. RP'nin Almanya ve İngiltere'de yandaş bulduğu ve bu ülkelerde Türkiye'nin AB'ye girişine yönelik bir muhalefet yarattığı da verilen bilgiler arasında.
Ele geçen eroin satılıyor
TÜRKİYE'de ele geçen eroin miktarının bir yıl içinde tüm dünyada ele geçirilen eroinin yüzde 22'sini oluşturduğunu ve Türkiye'nin "yakalamada" Avrupa'nın tamamını geçtiği vurgulanan raporda, yakalanmayan miktarı yoruma açık bırakılıyor.
Türkiye'deki uyuşturucu kaçakçılığının önemli bir bölümünün köy korucuları, bazı resmi MİT görevlileri ve Bozkurt örgütlerinin eline geçtiğini vurgulayan OGD raporu, bu mafyanın "düşman saflarından" ele geçirdiği ve "kayıtlara geçirilmeyen" aylık eroin miktarının 800 - 1200 kilo arasında değiştiğini; İran ve Güneydoğu Anadolu laboratuvarlarında işlenmiş eroin olduğunu, sınır geçiricilerin, feodal yapıda ailelerin denetlediği köy korucuları ve Bozkurtlar olduğu, etkinlik merkezlerinin Batman, İstanbul ve Amsterdam'da yoğunlaştığını bildiriyor.
[Fotoğraf altyazısı: Tansu Çiller] [Fotoğraf altyazısı: Mehmet Ağar]
