Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

El Comandante (2)

Radikal · 6 Ekim 1997

Ölümünden otuz yıl sonra, Ernesto Che Guevara, düştüğü topraklarda Santo, yani "aziz" olarak anılmaktadır. Bugün, özelinde Latin Amerika, genelinde Hıristiyanlık dünyası, Che Guevara'nın cesur, içten ve dürüst kimliğinde Hz. İsa'ya yakın nitelikler bulmaktadır. Örneğin, Hz. İsa'nın cesedinin sergilenmesini konu alan ünlü ressam Mantegna'nın 1466 yılında yaptığı tabloyla, 9 Ekim 1967'de Che'nin cesedinin sergilenmesini konu alan fotoğraf arasında bağlantı kurulmakta. Resmi ve fotoğrafı görenler için, benzerlik gerçekten çarpıcı.

Peki nasıl olup da, bir yanağına tokat atana öteki yanağını uzatan İsa'nın tam tersine, mücadeleci ve savaşçı Che, böyle bir "laik" aylanın sahibi yapıldı ve ardında, kendisi gibi silahlı devrime baş koyanlardan çok, imgesine tapınmakla yetinen müridler bıraktı? Che'ye tapınmasak bile, duyduğumuz hayranlıkla o müridlerin arasında biz de yer almıyor muyuz biraz?

1970'li yıllarda Maçka'daki bir bodrum katında yaşıyordum. Evimde iki ikonografi örneği vardı: Mustafa Kemal'in güzel bir fotoğrafı ve bir arkadaşımın çini mürekkebiyle yaptığı Ernesto Che Guevara portresi. İstanbul apartmanlarındaki kömürlü kalorifer kazanlarının iki gün boyunca çuval çuval kitap yaktığı son saatlerde, sokağa çıkma yasağının başlamasından ve asker postallarının sesleri merdivenlere yansımadan az önce, Che'nin portresini yok etmeye kıyamadım. Ve onun resmini, Mustafa Kemal'in fotoğrafının arkasına, çerçevenin içine sakladım. Bu çocuksu tepkide, beyinsel bir yakınlıktan çok, fiziksel bir çekim yok muydu acaba? Kuşkusuz Che'nin yakışıklı yüzünü, düşüncelerinden daha çok beğeniyordum. Ancak El Comandante, bir ideali simgelemeyip yalnızca yakışıklı olsa yeter miydi, kendisine bunca hayranlık duymaya?

Hayır. Ama yine de ve yakından bakacak olursak, insanların gönüllerine taht kuran idealist kahramanların tümü, güzel insanlardır. İşte Mustafa Kemal, işte Nâzım Hikmet ve hatta Deniz Gezmiş.

Bugün, Ernesto Che Guevara, dünya gençliğinin, gençliğin kaynağı olan "isyan" duygusunda idolleştirdiği James Dean tiplemesinin, beyinsel boyutunu da içeren ikiz kardeşidir. Che'nin idealist ve ideolojik yanıyla ilgili olmayanlar, onun "light" ikonografisinde, bir başka motosikletliyi, yani James Dean'in benzerini bulmaktadırlar. Ama bu yorum, Amerika kıtasının yalnızca kuzeyinde geçerli. Latin Amerika'da Santo Che, başka bir boyut taşıyor. Ernesto Guevara, oradaki insanlara, Küba adasının yeni bir dünyayı muştuladığı zamanları anımsatıyor. O zamanlar ki, hemen bütün Latin Amerika halkları paçavralar giyinir, karınları aç yatar, aç kalkarken ve yalnızca Kuzey Amerika'nın ekonomik çıkarlarını gözeten diktatörlerin çizmeleri altında ezilirken; Küba'da tüm insanların sırtlarında giysileri, ayaklarında pabuçları vardı, tüm çocuklar okula giderler, doyuncaya kadar yer ve hastalanınca bedava tedavi edilirlerdi. Devamı çarşambaya.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1