Beş numaralı eylem
Radikal · 11 Ekim 1997
Fransa'nın bir 'polis' devleti olduğunu bilirdik. Öylesine bilirdik ki, ASALA zamanında bir Orly katliamı olabildiyse, bir büyükelçi öldürülebildiyse, bombalar atılabildiyse, bu zamanlar Türkiye ile Fransa'nın aralarının kötü olduğu dönemlerdi. Yani Fransa, Türkiye'ye en çok mal satan ülkeler arasında yer almamıştı henüz ve biz Gümrük Birliği'ne girdiğimizi sanırken bizim sınırlardan gümbür gümbür giren Gümrük Birliği sayesinde, Türkiye'ye dönük ithalatını, yalnız bir yılda yüzde kırk artırmamıştı. Bugün ülkemizle arası iyidir Fransa'nın. Hatta çok çok iyidir. Dolayısıyla PKK'nın en iyi 'denetlendiği', en az eylem yapabildiği beldedir Fransa. Çünkü Türkiye'den sağladığı ticari kazanç sayesinde, birdenbire ülkemizi sevmeye başlamıştır Fransız hükümetleri. Tabii bu sevgi, tuttuğu kaçak Türk işçilerini kapı dışarı, kimi zararsız turistleri sınır kapılarında rezil etmesini engellemez. Fransız vatandaşları Türkiye'de hiçbir vergi yükümlülüğüne tabi tutulmazken, Fransa'da çalışan ve Türkiye'de vergilendirilen Türk gazetecilerinden vergi istemesini de önlemez. Ama yine de sever Fransa, Türkiye'yi. Parası olup Fransa'dan mal alabildiği sürece tabii.
Meğer Fransa bizi yalnızca sevmekle yetinmiyor, aynı zamanda pek de bize benziyormuş. Üstelik salt 'polis' devleti değil, bizim ordu düşmanlarının kulakları çınlasın, 'asker' devletiymiş Fransa.
Bugünlerde, Fransız usulü bir Susurluk'la sarsılıyor buraları.
Yann Piat, 25 Şubat 1994 günü vurularak öldürülen bir kadının adı. Merkez sağ partisi Demokratik Birlik Milletvekili Yann Piat, yolda arabasıyla giderken, bir motosikletin içinden açılan makinalı tüfek ateşiyle can verdi. Aslında cinayet hükümlüsü iki sanık var ve yargılanmayı bekliyorlar. Ancak ortalık iki gazetecinin yazdığı bir kitapla karıştı. Andre Rougeot ve Jean Michel Verne adlarındaki gazetecilerin, 'İktidarın Göbeğindeki Katiller' başlığıyla satışa sunulan belgesel kitabında bir general konuşuyor. Ve diyor ki: "Milletvekili Yann Piat'a suikast gerçekleştiğinde, bizim tim, olay yerine 100 metrelik bir mesafedeydi. Müdahale edemeyecek kadar uzak, ancak filmini çekecek kadar yakındık. Ateş eden motosikletlileri, suikasttan kısa süre sonra bir kavşakta kıstırdık ve kendilerine, hangi hakla 5 numaralı bir operasyon yaptıklarını sorduk. Bize (...) tarafından verilen ve (...) tarafından imzalı emri gösterdiler."
Kitapta belirtildiğine göre, Fransız askeri gizli servislerinde 5 numaralı operasyon, insan öldürme eylemlerine deniyor ve kısa adıyla 'homo' operasyonu diye de anılıyor.
Araştırmacı gazetecilerin ileri sürdüğü ve generalin konuşmasından çıkan sonuç, Milletvekili Yann Piat'ı öldürmek için aslında iki ayrı timin görevlendirildiği ve birinin ötekinden daha çabuk davrandığı.
Peki niye öldürüldü Yann Piat? İddiaya göre kadın milletvekili, kendi partisinden Savunma Bakanı olan François Leotard'ın İtalyan mafyası Toto Rino ile tanışıklığını ve bakanlığı sırasında, ordunun içindeki işbirlikçileriyle orduya ait bazı arsaları, bölgeye yerleşmek isteyen İtalyan mafyasına ve çok ucuz fiyatla sattığını ortaya seren 'bomba' gibi bir dosya ele geçirmişti. Yann Piat'ın bilgisayara geçirsinler diye dosyayı verdiği ve Fransa'nın Var bölgesinde Saincene kardeşler diye anılan iki parti sorumlusu da, nedense Piat'ın ölümünden kısa bir süre sonra 'intihar' ettiler.
Şimdi Fransa'da, aralarında eski general de olmak üzere beş asker, orduya ait birimlerde sorguya çekiliyorlar. Eski savunma bakanı ve gazeteciler de mahkemeleşiyor. Bakalım Fransa, kendi Susurluk'unu ne kadar temizleyebilecek?
