Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Diktatörün öyküsünü anlattı

Milliyet · 7 Aralık 1997

Fransız - Alman devlet televizyonu ARTE'de gösterilen ve Robert Qafzezi ile Mesut Yaşar Tufan'ın ortak yapımı "Enver Hoca" belgeseli, Fransız basınında geniş yankı yaptı ve uzun övgülerle karşılandı.

Dört yılda tamamlanan bir çalışmayla Arnavutluk tarihini ekranlara getiren belgesel, Avrupa'nın en esrarengiz ülkesi ve en katı diktatörünü, üstelik kendi döneminde çekilen arşiv filmleriyle gözler önüne seriyor. Bir zamanlar komünist dünyada "en bağımsız lider" olarak tanınan Enver Hoca'nın, önce Tito'yla yaptığı işbirliği sonucunda Arnavutluk'un yarısını nasıl kaptırdığını, ardından Stalin'e yaklaşarak nasıl SSCB'nin Akdeniz üssü olduğunu, Stalin'den koptuktan sonra nasıl Maocu olduğunu anlatıyor. Komünist dünyanın en "paranoyak" lideri Enver Hoca'nın, iktidarda kaldığı süre içinde Politbüro'daki istisnasız tüm silah arkadaşlarını "komedi" sayılacak mahkemelerle nasıl kurşuna dizdirdiğini, bu mahkemelerin arşiv filmleriyle yoruma gerek olmadan belgeliyor.

Arnavutluk'ta, Enver Hoca döneminde "paranoyak" bir işgal korkusuyla yaptırılan 500 bin sığınak, Enver Hoca'nın evini Politbüro'ya bağlayan dehlizler ve yaşamının sonuna doğru nasıl bunadığı içler acısı bir tablo. Bu dönemde her on Arnavuttan biri hapse atılıyor ve bir o kadarı da kurşuna diziliyor. Dünyadaki komünist terörün en üst boyutunu Arnavutluk'un yaşadığını vurgulayan film, 1998 yılında en iyi belgesel film ödülünü almaya aday.

[Fotoğraf altyazısı: Mesut Yaşar Tufan, Enver Hoca belgeseline imzasını attı.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1