Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

İbret

Radikal · 12 Aralık 1997

Ceza nedir? Analar babalar çocuklarını, mahkemeler suçluları niçin cezalandırır? Neden üç yıla, beş yıla ya da yirmi otuz yıllara hapishaneye atılır insanlar? Ana baba cezası ile üç beş yıllık hapis cezasının tek bir amacı vardır: Caydırıcılık. Çocuk, yaptığı yanlışın farkına varsın, erişkinin ise gözü korksun ve aklını başına devşirip bir daha yapmasın diye. Uzun hapis cezalarının amacı ise değişiktir. Suçluyu toplumdan izale edip, zarar vermemesi öngörülür; kişinin yaşamı kavrularak işlediği suçun bedeli ödetilir.

Ancak bazı ödüller vardır ki, cezadan daha eğitici ve ibret vericidir sevgili okurlar.

Işık Yurtçu'yu hepiniz tanıyorsunuz. Özgür Gündem gazetesinin yazıişleri müdürüydü. Salt bu gazeteyi yönetiyor diye, gazetede yapılan yayınların tümünden sorumlu tutuldu ve hiçbir ülke ve hiçbir biçimde kabul edilemeyecek ağırlıkta, on altı yıl dört ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu insafsızlığa hepimiz isyan ettik, önce Türk basını, ardından merkezi Fransa'da bulunan Sınır Tanımayan Muhabirler Derneği harekete geçti ve yoğun çabaların sonucunda, haksızlık düzeltildi, Işık Yurtçu hapisten çıktı.

Reporters Sans Frontieres diye anılan Sınır Tanımayan Muhabirler Derneği, Işık Yurtçu'yu 1996'da yılın gazetecisi seçmişti. Ancak Işık Yurtçu, o sırada hapisteydi ve ödülünü almaya gelemedi.

Sınır Tanımayan Muhabirler Derneği, 1997 ödülünü, Kübalı bağımsız Küba Press Ajansı Yazıişleri Müdürü ve Ozan Raul Rivero'ya layık gördü. Kadere bakın ki, Raul Rivero'ya da Küba yönetimi yurtdışına çıkma yasağı koymuştu ve bir çıkarsa bir daha dönüp gazetecilik yapamayacağı için ödül törenine gelemedi Raul Rivero. Zaten Sınır Tanımayan Muhabirler Derneği'nin görevi bu: Taciz edilen ve özgürlüğü ellerinden alınan gazetecileri korumak.

Kübalı Raul Rivero Paris'e ödülünü almak için gelememişti ama, geçen yılın ödüllü gazetecisi Işık Yurtçu artık özgürdü ve tören için Paris'e gelip, Rivero'nun 50 bin Fransız Frank'lık ödülünü ve yılın gazetecisi belgesini, Rivero adına hazır bulunan başka bir Küba rejimi muhalifine, sürgündeki yazar Eduardo Manet'ye verdi. Salonda, Avrupa basınından pek çok gazeteci bulunuyordu ve hepimizin gözleri yaşardı. Çünkü bir yıl önceki ödülün sahibi gazeteci artık özgürdü ve bu yılki ödülü alan gazeteci de gelecek yıl özgürce Paris'e gelebilecekti belki.

Ancak, kimsenin aklına geldi mi bilmiyorum ama, Türk olduğum için benim geldi ve bu ödüllendirmeleri demokratik özgürlük, bir de yansız gazetecilik adına çok anlamlı buldum. Çünkü Işık Yurtçu, Marksist Leninist olduğunu vurgulayan, PKK'ya destek veren bir gazetede çalıştığı için hüküm giymişti. Suçsuz da olsalar, kimse Işık Yurtçu'nun ve Özgür Gündem'in sağcı olduğunu iddia edemezdi. "Acaba," diye düşündüm kendi kendime, "Özgür Gündem çıktığı sıralar, hiç Küba rejimi aleyhinde bir yazı basmış mıydı?"

Ya da şöyle sorabiliriz soruyu: Işık Yurtçu yazıişleri müdürü olduğu sürede, Küba rejimi aleyhtarı Raul Rivero Özgür Gündem'e Castro'nun Küba'sını eleştiren ve ülkesinde tam demokratik özgürlük isteyen bir makale gönderseydi, yazısı bu gazetede tercüme edilip basılır mıydı?

Yanılıyor olabilirim, ama hiç sanmıyorum: Basılmazdı. Oysa Işık Yurtçu, iki gün önce Paris'te ve alkışlar arasında Raul Rivero'ya ödül veriyordu.

Çünkü Sınır Tanımayan Muhabirler Derneği, siyasal görüş farklılığı gözetmeden "tüm eğilimler"deki gazetecilerin özgürlüğünü savunuyor. Avrupa demokrasisi, böyle işte. İnsanları salt cezalarla değil, ödüllerle eğitiyor bazen.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1