Çakalı kapan kurt
Radikal · 13 Aralık 1997
1975 yılında, İlyiç Ramirez Sanchez henüz tüm dünyanın tanıdığı, gelmiş geçmiş zamanların en ünlü teröristi Çakal Carlos değildi. Viyana'da toplanan petrol ülkelerinin 11 bakanını topyekûn rehin alıp, milyonlarca dolarlık fidye karşılığında Cezayir'de salıverdiği ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan müthiş eylemini gerçekleştirmesine henüz birkaç ay vardı. Ancak av tablosunda yine de Londra'da, Paris'te attığı birkaç bomba, bolca maddi hasar, 2 ölü ve 34 yaralı bulunuyor, dolayısıyla da aranıyordu. Aylardan hazirandı ve İlyiç Ramirez Sanchez, Paris'teki Toullier sokağında oturan, kendisi gibi Venezüellalı, üniversite öğrencisi kız arkadaşının evinde, gününü gün ediyordu. Fransız İstihbarat Servisi DST'ye bağlı üç müfettiş, bir süre önce yakaladıkları FKÖ üyesi Michel Moukharbal'ı konuşturmuş ve tam olarak ne işe yaradığını bilmedikleri bu adresi öğrenmişlerdi. Carlos'un eski arkadaşı Michel'i yanlarına alarak Toullier sokağına geldiler. Muhbir Michel, iki müfettişle aşağıda, arabada kaldı. Üçüncü müfettiş Carlos'un bulunduğu kata çıktı, zili çaldı. Saatler 21.45'i gösteriyordu, kapı açıldı, içerde kızlı oğlanlı bir öğrenci grubu müzik dinliyor, içki içiyordu. Aralarında Carlos vardı, müfettişin gözü kendisini bir yerden ısırıyordu. Çakal, bundan sonra olanları 1979 yılında Arap gazetesi Al Vatan'a verdiği demeçte anlatıyor: "Müfettiş bana, Michel'i tanıyıp tanımadığımı sordu. Ötekileri getirmek için aşağı indi. Ben de arkasından. Arabanın önünde, üç polisi kafalarından vurdum. Yalnız Michel kalmıştı. Elleriyle gözlerini kapatarak bana doğru yaklaştı. Çünkü oyunun kurallarını biliyordu: hainler ölmelidir. Gözüne doğru sıktım tabancayı. Yere düştü. İkinci kez, şakağına ateş ettim."
Üç DST müfettişinden ikisi ölecek, ancak üçüncüsü yaşayacaktı. Carlos kayıplara karışmıştı tabii. Ancak Fransızlar, artık uluslararası bir terörist olduğunu anladıkları Çakal'ı izlemekle Philippe Rondot adlı bir müfettişi görevlendirdiler. Kısaca Max diye anılan ve şimdi general olan bu gizli servis ajanı ile Carlos arasında televizyon dizilerine taş çıkartan bir kovalamaca başlamıştı. Ajan Max, tam 19 yıl boyunca Caracas'tan Şam'a, Budapeşte'den Yemen'e, Berlin'den Hartum'a izledi Çakal Carlos'u. 1994 yılında, avının Sudan'da olduğunu haber aldı. Artık albaydı ve Çakal'ı izleye izleye Arap Dünyası uzmanı olup çıkmıştı. Tam üç ay boyunca, Paris'le Hartum arasında mekik dokudu. Carlos'un Sudan kumarhanelerinde gizlice resmini çekmeyi, hatta parmak izlerini almayı başardı. Fransız İçişleri Bakanı Charles Pasqua, "top secret" bir mesaj gönderdi tüm Ortadoğu ülkelerine: Carlos sığınmak isterse, kabul etmeyin! Ardından Sudan yönetimi, Fransa tarafından Carlos'tan kurtulmaya ikna edildi.
14 Ağustos 1994 günü, Carlos 'varigosel' teşhisiyle hayalarından ameliyat edilmek üzere hastaneye yatmıştı. Kolundan yapılan narkoz iğnesiyle bayıltıldı. Elleri ayakları sıkıca bağlanıp bir torbaya tıkıldı, Mystere 20 tipi askeri bir uçakla Paris'e doğru yola çıktı. Uçak indiğinde, Carlos'u taşıyan torbayı bir arabanın arkasına attılar, Max'ın adamlarından biri üstüne çıkıp oturdu. Carlos, önce Mossad tarafından kaçırıldığını sanıp çok korkmuştu. Oysa kalan ömrünü krallar gibi hapsedileceği Paris'te geçirecekti. Fransa'nın 'bir numaralı halk düşmanı' ilan ettiği İlyiç Ramirez Sanchez'in ilk davası dün başladı. Yargılanacağı ona yakın dava daha var. Ne çakallık ederse etsin, Çakal'ı müebbeden kurt kaptı artık.
