Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1997

Carlos kendini savundu

Milliyet · 13 Aralık 1997

ÇAKAL ya da Carlos diye anılan ve Fransa tarafından "bir numaralı halk düşmanı" ilan edilen dünyanın en ünlü teröristi İlyiç Ramirez Sanchez'in hakkında açılan ilk davanın birinci celsesi, Paris Ağır Ceza mahkemesinde ve büyük güvenlik önlemleri arasında Türkiye saatiyle 14.30'da başladı, 17.30'da bitti.

Bütün dünya basınının izlediği birinci celsede, kimlik tespiti sırasında mesleğini "profesyonel devrimci" olarak açıklayan Carlos, yargıcın hangi ülkeden olduğu sorusuna: "Benim mekanım tüm dünya. Bir dünya vatandaşıyım," dedi ve son adresi sorusuna, "Kaçırılmadan önce Hartum'daydım," yanıtını verdi. Yargıcın, dava ile ilgili usûl açıklamaları sırasında söze giren Carlos: "Ben çok harp divanı idare ettim ama ağır cezadan anlamam," deyince, kendisine babasının avukat olduğunu hatırlatarak, "Herhalde hukuk biliyorsunuz," diyen yargıca: "Küçükken oynadığım arkadaşlar yargıç, avukat falan oldu. Büyüyünce ben onların karılarıyla oynaştım" dedi.

Kadın jürileri kaydetti

Jürilerin kur'a çekimiyle belirlenmesi sırasında, altı kadın jürinin adını özel olarak defterine kaydeden Carlos'un, bunlardan dördüne tatlı tatlı gülümsediği ve çapkın bakışlar fırlattığı görüldü. Tam anlamıyla show yapmak üzere sahneye çıkan bir aktörü andıran ve üç yıldır Sante hapishanesindeki hücresinde hazırladığı savunmasını "En iyi savunma saldırıdır" taktiğiyle yapacağı anlaşıldı. Savcının henüz söz almadığı davada, Carlos'un davaya ilişkin, koyu bir yabancı aksanıyla ancak Fransızca olarak söylediği ilk sözler: "Bu dava yasadışıdır, bu yargılama canavarcadır" oldu. Fransa'yı kendisini Hartum'dan hukuka aykırı biçimde ve yasa dışı yöntemlerle kaçırmakla suçlayan Carlos, öldürülen polislerin avukatını "siyonist" olmakla suçladı ve Toullier sokağındaki öldürme olayının bir suikast değil çatışma olduğunu belirterek, SOS Suikast Kurbanları Derneği üyelerinin bu davada yeri olmadığını söyledi. Davacı tarafın avukatı ise bu sözlere, "Toullier sokağı ne çatışma, ne suikast, gerçek bir mezbahaydı" diye karşılığını verdi.

Dinleyicilerin protestoları üstüne, maktul ailelerinin savcılık tarafından kullanıldığını ileri süren terörist, bu kişilerin salonda bulunmasının da jüri üyelerini psikolojik baskı altında tutmak amacını güttüğünü iddia etti. Avukatlarına, yalnızca usul hakkında konuşmak olanağı tanıyan Carlos, mahkemenin ileri safhaları için kendi kendini savunma hakkını kullanacağını belirtti. Davanın ikinci celsesi, 15 Aralık Pazartesi günü başlıyor.

Sudan'dan nasıl kaçırıldı?

FRANSIZ İstihbarat Örgütü müfettişleri ve halen Fransız Savunma Bakanı Danışmanı General Philippe Rondot, arkadaşlarını öldüren Carlos'u 19 yıl izledikten sonra, Sudan'da olduğu haberi aldı. Arap dünyası uzmanı Rondot, üç aylık gizli temas sonucu, Sudan yetkililerini Carlos'u Fransa'ya teslim etmeye razı etti. 14 Ağustos 1994'te, uyluğundan ameliyat olmak üzere Hartum'da hastaneye yatan Carlos, uyutuldu. Gözünü açtığında ise elleri ve ayakları bağlı Fransa'ya yol alan askeri uçakta buldu.

[Fotoğraf altyazısı: Duruşma salonuna alınanların tümü üç kere arandı ve dedektörden […]]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1