Olmadı mösyö olmadı!
Milliyet · 30 Mayıs 1998
FRANSA ile son zamanlarda yaşanan ekonomik ve siyasi "bahara" karşın, dün Fransız Parlamentosu'nun, sözde Ermeni soykırımını tanıyan bir kararı oy birliğiyle kabul etmesi şaşkınlık yarattı. Parlamentoda, üç saat süren oturumda, aralarında yasayı hazırlayanların da bulunduğu, meclisteki tüm parti gruplarını temsilen 29 milletvekili, "oy birliğiyle" tek maddeden oluşan ve "Fransa, 1915 Ermeni soykırımını alenen tanır" cümlesini içeren yasayı kabul etti. Tasarıya bağlı olarak sunulan 8 değişiklik önergesi ise reddedildi. Böylece Fransa, Yunanistan, Rusya ve Kanada'dan sonra sözde soykırımı tanıyan dördüncü ülke oldu. Tasarının yasalaşması için Fransız Senatosu'nda da onaylanması gerekiyor:
Hükümet temkinliydi
Yasa hakkında, oylamaya geçilmeden önce açılan tartışmada, hemen tüm milletvekilleri söz alırken, hükümeti temsilen sadece "Savaş mağdurları ve gazilerinden sorumlu" Devlet Bakanı Jean Pierre Masserret konuştu. Masserret, "ılımlı bir muhalefet" havası taşıyan konuşmasında "Dış politikayı yürütmek hükümete aittir. Mitterrand, 1980'lerde soykırımdan söz etmişti. Ancak dış politikanın özellikleri ve güncel krizleri çözmek gibi sorunları vardır. Hükümetimizin görevi, Türkiye ile Fransa arasındaki barış ve istikrara önem vermektir" dedi. Masserret, "Fransa, hem Türkiye'nin, hem de Ermenistan'ın dostudur. Oysa Ermenistan'dan yakın zamana değin (soykırımın tanınması hakkında) böyle bir girişimi olmadı. Fakat parlamentonun bu girişimini, hükümet olarak kaydediyoruz" diye konuştu.
Merkez sağ Cumhuriyetçi Birlik RPR milletvekili Pierre Lellouche da. "Bu meclis, 83 yıl önce olmuş bir geçmişe ilişkin yasa çıkarabilir mi, emin değilim. Ancak bu yasa, hükümetin icraatını da bağlayıcıdır, dolayısıyla çok dikkatli olmamız gerekir" diyerek tasarının kabulünü engellemeye çalıştı.
Başarı! '80'li yıllardaki ASALA suikastlarını bile mazur gösterir konuşmasıyla en sert çıkışlardan birini yapan sosyalist milletvekili Jean Paul Bret, arkadaşımız Mine G. Kırıkkanat'a, bu girişimi Ermenistan Başbakanı Robert Koçaryan'ın da onayladığını söyledi.
Zehir zemberek
Türkiye'ye, soykırımı tanımadığı gerekçesiyle en ağır hücumlar, sosyalist milletvekili Jean Paul Bret, merkez sağ Demokratik Birlik UDF milletvekili Roland Blum ve François Rochebloine, Türk düşmanlığıyla tanınan Ermeni asıllı RPR milletvekili Patrick Deveciyan'la komünist milletvekili Guy Hermier'den geldi. Deveciyan, bugünkü Türk hükümetinin, Fransız hükümetine dayatmada bulunmaya çalışarak soykırımı savunduğunu gösterdiğini iddia etti. "Eğer Türkiye, Ermeni soykırımını tanırsa, kendisini, örneğin Kıbrıs'ta soykırım uygulamaktan da koruyacaktır" gibi çirkin ifadeler kullanan Deveciyan, "AB'ye girecekmiş. Türkiye, önce AB'nin değerlerini kabul etmelidir" dedi.
Ağırları reddedildi
Yasaya eklenmek üzere, daha önce Dış İlişkiler Komisyonu'nda reddedilen 8 önerge yeniden gündeme getirildi. Aralarında sözde soykırımın tanınmasının Türkiye-AB ilişkileriyle irtibatlanması, Fransa'nın, sözde soykırımın uluslararası alanda tanınması için aktif girişimde bulunması, sözde soykırımı reddetmenin Fransa'da suç teşkil etmesi, soykırım hakkında "resmi devlet emri" verildiğine dair bir ifadeye yer verilmesinin de bulunduğu önergelerin tümü, Masserret ve Lellouche'un itirazları sonrasında oy çokluğuyla reddedildi. Türkiye'nin Paris Büyükelçisi Sönmez Köksal, "Çok önemli ve mevzi bir karar. Görmezlikten gelemeyeceğimiz ağırlıkta ve Yunanistan'dan sonra, dost bildiğimiz Fransa'dan böyle bir karar çıkması çok üzücü" ifadesini kullandı.
