Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1998

İkinci kaset

Radikal · 29 Ağustos 1998

Siz bu satırları okurken, ben artık sizlere çok

uzak, Alaattin Çakıcı'ya çok yakın olacağım. İstanbul ile Paris arasını kat eden

uçak, bu vatanperver millet evladına doğru götürüyor beni. Evet, ülkem geride kalıyor giderek; ama 'Türk milliyetçiliğini' temsil eden çakıcıların Avrupa'da artan nüfusuna bakarak, ulusuma daha çok yaklaştığım ve en azından 'millet' özlemi çekmeyeceğim söylenebilir. Zaten giderek ısınıyorum bu memleket çocuğuna. Telepati turlarına başladım. Harcadığım psikolojik çabanın ilk meyvasını da topladım ve dün gece düşümde, Alaattin Çakıcı ile 1997'de Çınarcık beldesinin emniyetinden sorumlu bir başka vatan evladının konuşmasını içeren teyp bantını ele geçirdim. Cızırtılara rağmen, Alaattin'in sesi epeyce küskündü. Vallahi kalbini kırmışlar oğlanın. Karşısındaki önemli kişiye dert yanıyordu:

- Ya ağbi, bak ben senin hakiki dostunum. En az üç yıl daha menfaatimiz var di mi Armutlu yolunda?

- He ya, hem de çok iyi.

- Yani bak sana bunu söylüyorum, anladın mı dediğimi. Ağbi bak, malı ısmarlayalı üç ay oldu, teslimat yok. A.... k...m ben böyle operasyonun, gemileri yaktık biz. Bak ağbi, benim silahım bir karıma kalkar, bir de canıma kastedene. Silahım sana kalkmaz, ama adamımızı bul ve böyle böyle, de!

- Haklısın yav, ama senin adam beni de verem etti. S......min o..... çocukları, ölçüleri vereli yıl oldu, cep bile dikemediler!

- Canan'ı aradın mı, Canan'ı? Yakaları o dikecekti, cepleri de görmüştür a... k....mun karısı. Yalancı bunlar ağbi, yalancı. Güya on gün içinde teslimat yapılacaktı! Bak arkadaş, bu lafımı yerde bırakının g... Türkiye koyim (Hat gidip geliyor, anlaşılmıyor). Ben uydurmuyorum lan, senin dostlarının geldiği gün senin şeyini de aldılar i...ler!

- Ha, ha, doğru.

- Lan peki nasıl çıkacağız insan içine biz? Üst baş perişan, kıçımızda don kalmadı! Bak sana bi şi söylim mi? Ben takımın hazır olduğuna eminim. Adamımıza söyle, Yavuz'u getirsinler Yavuz'u. O teslim alır malı. Oranın şehrine Şangay diyorlar, ordan alsınlar getirsinler 093'e (Nice'in telefon kodu).

- Sen ne renk ısmarlamıştın ağbi?

- Ulan, pantolon gri, ceket lacivert olacaktı. Altı üstü bir takım elbise.

- Haklısın ağbi, böyle operasyonun içine... Aydın sitesindeki daireleri, Armutlu yolundaki inşaatları gönderin demedin ki!

- He yav. Donla mı çıkacağım 24'ündeki celseye? Sen vatana millete onca hizmet et, bir takım elbiseyi çok görsün hergeleler. Böyle Türkiye'nin a... k.....ben! Vatan haini bu herifler.

- Haklısın ağbi, ben de k.... böyle memleketin içine.

- Koymasına koyduk da, kıymeti bilinmiyor işte.

- Bilinmiyor ağbi, bilinmiyor.

- Şu Yavuz bi gelse... Belki bizim takımı gönderir itler. Bizim dostluğumuz kardeşliğimiz birbirimize!

- Kimseye koyacak yer kalmadı ki ağbi, tabii ki artık birbirimize...