Terörün son durağı
Radikal · 9 Ekim 1998
Köyün adı, Fransa tarihi kadar uzundu: Sainte Honorine La Guillaume. Zaman yağmurlarıyla yıkana yıkana çeken nüfusu, 1993 yılında köyün dışındaki taş eve yerleşen Hans Joachim Klein'ı fark etmedi. Çünkü dünya terör tarihine 'Küçük Klein' olarak damgasını basan Hans Joachim'in üzerinden de geçmişti zaman rüzgarları ve yağmurları. O artık iki çocuk babası, orta yaşlı, Alman asıllı bir Fransa köylüsüydü, kendisine Dirk Clausen dedirtiyor ve Spiegel dergisinin muhabiri olduğunu söylüyordu. Her akşam La Coulande kahvesine geliyor, tezgâha yaslanıp iki tek atarken, köylüleriyle yârenlik ediyordu. 8 Eylül gecesi, ızbandut gibi sivil polisler kahveden içeri dalıp yakasına yapıştıklarında, hiç direnmedi. Tam tersine, rahatladı. Yirmi üç yıllık kaçış bitmiş, iki intihar teşebbüsüyle sıyrılmaya çalıştığı Dirk Clausen kimliğinden kurtulmuştu sonunda.
Mutsuz bir çocukluğu vardı Küçük Klein'ın. Anası, doğumundan kısa süre sonra polis babasının beylik tabancasıyla intihar etmişti. On yaşına değin bir yetimhanede büyüdü. Yeniden evlenen babası, oğluna sahip çıkmak istedi. Keşke istemeseydi. Çünkü kıyıcı biriydi ve Küçük Klein'ı elektrik kablosuyla döverek adam ediyordu. İnanıyorum ki Hans Joachim, eğer babası tarafından dövülmeseydi, terörist olmazdı. Ve topluma isyanlarının temelinde, hep babasına duyduğu isyanlar vardı.
21 Aralık 1975 günü Çakal Carlos'un komando timinin, Viyana'daki OPEC toplantısı baskını üç kişinin ölümüyle sonuçlandığında, ağır yaralı olarak polisin eline geçen teröristti Hans Joachim Klein. Carlos, Avusturya ile yaptığı pazarlıkta Klein'ın da Cezayir'e havalanan uçakta yer almasını kabul ettirdi. Cezayir'de iyileşen Klein, Carlos'la birlikte 'uluslararası terörist' ilan edildi. Kellesine 50 bin mark ödül konuldu. Bir Yemen pasaportuyla o ülkeden bu ülkeye, bir kaçış başlamıştı Hans Joachim için. Ama gözü açılmıştı. Ve seçtiği şiddet çemberine sürükleyemediği kadim dostlarına mesaj gönderdi: 'Pişmanım'. Söz konusu dostlar arasında, 'Kızıl Dany' Cohn Bendit ve takımı vardı. Der Spiegel dergisine silahını gönderen Klein'ı gizlice Fransa'ya getirdiler. Ve terör tarihinin ilk 'mea culpa'sı, 'Kiralık Ölüm'ü yazdı Klein. Yaşadıklarını anlattığı bu kitapta, "Kardeşlik ve dayanışmadan söz edenlerin, uçaklara bomba yerleştirmekle sol bir politika arasında nasıl bir ilgi kurduklarını anlamıyorum. Eylemden eyleme, giderek alçaklaştık, politikadan uzaklaştık ve faşistleştik," diyordu. Silahlı mücadelenin, kıyıcılıktan öteye hiçbir fikri temsil etmediğini vurguluyordu. Hans Joachim Klein, Carlos ve takımına yönelttiği eleştirilerle, hem dünya polisinin, hem de teröristlerin hedefi haline gelmişti. Ama onun, kimseyi satmadan cesur çıkışı, çevresinde bir dayanışma çemberi oluşturdu. Küçük Klein'a paraca destek olanlar arasında, ölene değin Jean Paul Sartre, Simone Signoret gibi isimler vardı ve Andre Glücksmann, Regis Debray, Olivier Rolin gibi aydınların gizli mali desteğiyle yaşıyordu.
Yakalandığında, Daniel Cohn Bendit'in düzenlediği plan gereği, Almanya'ya dönmesine birkaç gün kalmıştı. Önce Stern dergisine bir demeç verecek, ardından Alman polisine teslim olacaktı. Ama bırakmadılar. Devletler için teslim alınan teröristler, teslim olanlardan daha değerliydiler ve güçlü devletler hiçbir suçluyu unutmazdı. Pişman olanları bile.