Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1998

Balzar savaşları

Radikal · 17 Ekim 1998

Duyduk duymadık demeyin, bu yazının konusu gerçek bir Fransız lokantası olup, Türkiye'deki bir gazete satışıyla uzaktan yakından ilgili değildir.

Amedee Balzar 1894'te açtığı ve soyadını taşıyan lokantanın, yüzyıl sonra acımasız bir meydan savaşına sahne olacağını herhalde öngörmemişti. En cafcaflı dönemini 1930'larda yaşayan Balzar, başkentin bağımsızlığını koruyan en özgün mekânlarından biriydi. Son yıllarda ruhunu şeytana, pek çok lokantasını da seri üretim, orta kalite servis, aynı sınai mutfakta pişirilip, doksan dokuz bin ayrı yere aynı mönüyü gönderen restoran zincirlerine satan Paris'te, tek tük kalmıştı Balzar gibi sığınaklar. Sorbonne Üniversitesi'nin yamacında oluşu, özel bir müşteri türü yaratmıştı. Profesörler, yayımcılar, yazarlar ve gazeteciler sığınağa demir atmışlardı ve aralarında 1938'lerden beri her gün, yemeğini bu lokantada yiyen insanlar vardı. Balzar'ın yıllanmış mutfağından seçkin yemekler çıkmazdı, doğrusu. Ancak yıllanmış mahzeninde yıllanmış çok şarabı vardı ve yıllanmış müşterileri, garsonlarla yârenlik etmek, kötü yemek iyi içmek haklarını kullanıyorlardı.

Derken Fransa'nın tüm eski ve özgün lokantalarını tek tek ele geçiren Flo Şirketler Grubu, Balzar'a da el attı. Flo'nun sahibi Jean Paul Bucher, sessiz sedasız bir anlaşmayla lokantayı satın alıverdi. Ancak pişman olmak üzere. Müşteriler, sevgili lokantalarının hepsi birbirine 'benzetilen' Flo restoran zincirinin bir halkası olmasını istemiyorlardı. Hemen, 1901 cemiyetler yasasına uygun olarak bir 'Balzar Dostları' Derneği kuruldu. Lokantanın ruhunu, mobilyalarını, kendi mutfağında pişen özgün yemeklerini ve personelini korumak için savaşılacağı duyuruldu. Dernek, 600 üye kaydetti ve... direnişe geçti. Bir gece kafalarına tüyler takarak ve düdükler öttürerek geldiler lokantaya.

En pahalı tüm şarapları tükettiler, tüm yemekleri ısmarladılar ve ödemeden çıkıp gittiler. Ertesi gün, derneğin genel kurul toplantısını lokantada yaptılar ve aralarına karışan yeni patronun casusunu ıslıklayarak uğurladıktan sonra basına açıkladılar: "Biz yeni patronun patronluğunu tartışmıyoruz. Ama bu patronun, satın aldığı lokantaların ruhuna ve özgünlüğüne saygı duymadığını, La Coupole'ü aldıktan sonra verdiği sözü tutmadığını, ünlü mekânın tüm geleneklerini çiğnediğini, üstüne

üstlük koskoca 14. Louis lokantasını hiç utanmadan 'fast-food'a dönüştürdüğünü gördük. Dolayısıyla Balzar'ı bizim koyduğumuz koşullarda yöneteceğine dair yazılı anlaşma yapmazsa, direnişimizi sürdüreceğiz!"

Flo grubunun sahibi Jean Paul Bucher, direniş komitesini kabul etti, vallahi billahi, Balzar'ın özgün varlığına ve ruhuna saygı gösterecekti! Ama komite, 'İlle de yazılı söz!' diye diretiyordu. Taraflar henüz anlaşamadılar. Direnişçiler şimdi, lokantayı 'tarihi eser' diye koruma altına aldırmaya çalışıyorlar. Ve her gece, patronun tüylerini diken diken eden maskaralıklar yapmaya ve hesap ödememeye devam ediyorlar. Ülkenin tüm basını direnişçilerden yana. New Yorker'ın 'Flo'nun Vietnamı' diye verdiği dört sayfalık Balzar savaşı, ünlü Amerikan gazetesinin kendi patronuyla olan çekişmesine öylesine benziyor ki, okurları yerlere yatmış gülmekten. Herald Tribune de olaya benzeri ilgi gösterdi. Ve Fransızlar, eğer Balzar savaşı kazanılırsa, dünya tarihine ilk kez bombalarla değil, şişe tıpalarıyla yazılacak bir zafer öngörüyorlar.