Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1998

İki Mesih arasında binamaz

Radikal · 25 Kasım 1998

General Charles De Gaulle, Fransa'nın son yüzyıldaki en büyük kahramanı ve çağdaş Fransız devletinin kurucusudur. Ancak Fransızlar pek nankör bir millet olduğundan, adamı taştan oymadılar, her yere büstünü koymadılar. Adını bir meydana, bir de havaalanına verdiler, arabalar geçip gittikçe, uçaklar kalkıp indikçe anıyorlar. Bir de hakaret ettirmezler. De Gaulle'e hakaret yasaktır. Ancak fıkra kitapları, 'Büyük Charles' ile dalga geçen öykücüklerle doludur. Galiba Fransızlar, alay edebildikleri insanları seviyorlar, çünkü fıkralar ne derse desin, her Fransız'ın yüreğinde bir De Gaulle yatar. Ben bu fıkralardan özellikle birini çok beğenirim:

Akıl hastanesinde kendisini De Gaulle sanan iki deli varmış. Gün boyu, Büyük Charles benim, hayır benim, diye dalaşırlarmış. Başhekim, yeni bir tedavi yöntemi denemeye karar vermiş ve iki deliyi 24 saat aynı odaya kilitlemiş. Ertesi sabah kapıyı açınca, birinci deli başında generalin şapkası, sırtında üniforması ve her zamanki kibirli yürüyüşüyle: "Merhaba Asker!" selamı çakıp gitmiş. Başhekim, tedavi başarılı olmadı, diye düşünürken, ikinci deli süklüm püklüm yanına yaklaşmış: "Doktorcuğum, ben yanılıyormuşum meğerse, General De Gaulle değilmişim!.." Başhekimin yüzü aydınlanmış. Adam iyileşti, diye sevinirken, deli boynunu büküp eklemiş:

"Ben Fransa oldum doktorcuğum, ben Fransa'yım artık!"

Son günlerde Hıristiyanlık dünyasının babası Papa İkinci Jean Paul'e pek acıyorum, sevgili okurlar. Bilirsiniz Hıristiyanlar, Hz. İsa'yı 'Mesih' diye adlandırır ve 1998 yıldır yeniden dünyaya dönmesini beklerler. İtalya'ya ihraç ettiğimiz ilk milli teröristimiz Mehmet Ali Ağca, Papa'yı vurup öldüremeyince, bükemediği eli öptü, Katolik hidayetine erip kendisini 'Mesih' ilan etti. Yirmi yıl arayla ikinci bir milli teröristimizi, Abdullah Öcalan'ı da son olarak İtalya'ya göndermiş bulunuyoruz. Ancak Roma'nın havasından mıdır, suyundan mıdır, bilinmez, Papa'nın mahallesi Vatikan'a komşu gelen Apo da Hıristiyanlığın çekimine dayanamadı ve o da 'Mesih'liğini ilanla, Katolik babasının yardımını istedi.

Koskoca Katolik dünyası ve Papalık, beklerken bir Mesih, geldi mi size iki mesaip? Şimdi ne yapsın Papacık? Acaba bu iki musibetten hangisi Hz. İsa, hangisi Judas? Yanılmak olmaz, çünkü Judas, gerçek Mesih'i Romalı askerlere satan hainin ta kendisi. Zavallı Papa, mesihliğe soyunan iki adaydan Judas olanını Hz. İsa sansa, Hıristiyanlığın piri çarmıhında tepe taklak olmaz mı? Kudüs'te kalan kırık kemikleri sızım sızım sızlamaz mı?

Ancak Hz. İsa geleneğinde, af dileyeni bağışlamamak da olmaz. Çünkü Mesih, "Kin gütme," demiş. Sizin anlayacağınız Katolik Papa halen, iki Müslüman İsa arasında binamaz. Hıristiyanlığın babası, yirmi yıl arayla ve zorla, terörist Türk delilerin başhekimliğine soyunduğuna göre, bence Mehmet Ali Ağca ile Abdullah Öcalan'ı 24 saat aynı odaya kapatmalı. Bakalım kim Hz. İsa'ymış, hangisi Judas. Ancak gerçek Mesih'in, 'Bir yanağına vururlarsa ötekini de

uzat!' sözüne bakarak ve sabahın bir saatinde ikisinin de kırıta kırıta ve kol kola çıkarak: 'Ayol ikimiz de Hz. İsa'ymışız!' demeleri de mümkün. O zaman ne yapacak Papa başhekim? Gözü yaşlı Meryem Ana'nın önüne kapaklanıp, "Mea culpa! Judas benmişim, Mesih'in kutsal adını iki katile..." diyebilecek mi acaba?