Ayıp ve ANAP
Radikal · 23 Ocak 1999
Kimi densizler, zaman zaman bu satırların yazarını 'hariçten gazel okumakla' suçluyorlar. Düşmanlık deyince hemen 'dış odak'ları gösteren bu çapulcular, asıl düşmanlığın kendileri tarafından ve 'içerden' yapıldığının, üç bin kilometre uzaktan bile görünmesini hazmedemiyorlar anlaşılan.
Bugünkü gazelim, bir ağıt, dostlarım. Dünyanın sayılı antik kentlerinden Foça'nın, popülist bir particilik anlayışı ve gözü doymaz 'rantçı' köylüler tarafından talanı üstüne bir ağıt. Haberi, canım gibi sevdiğim meslektaşım Gülçin Telci ile birlikte hazırladık. Ve hastalığına karşı verdiği savaş, doğruluk ve dürüstlük mücadelesinin önüne geçemeyen Gülçin 'içerden', ben 'dışarıdan'; ben bugün, Gülçin yarın, sütunlarımızda aynı 'ayıp'ı gözler önüne seriyoruz.
Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 26.10.1984 tarih ve 464 sayılı kararıyla doğal SİT alanı ilan edilen Foça'da, ANAP'ın belediye başkan adayı kim biliyor musunuz? Yasaları çiğneyerek 'görevi kötüye kullanmak' suçundan verilen hapis cezasını yatarak çıkmış eski, sabıkalı belediye başkanı Serdar Mersin.
Ne yapmış peki Serdar Mersin?
Serdar Mersin, Foça'da inşaat izni olmayan ve yapılaşmaya yasaklanan antik sit alanında, Atatürk Mahallesi 216, 217, 104, 106, 107 numaralı parselleri ve Fevzipaşa Mahallesi 166-162 numaralı ada parselleri; belediye başkanı olduğu dönemde tahrif ettiği imar planıyla Hermes Yapı Kooperatifi'ne 38 dublex ev inşaatı ve Mavi Deniz Kooperatifi'ne 35 konut yapımı için peşkeş çekmiş. Yurdunun 'bir daha yerine konulamaz' değerlerini kendi edineceği ranttan daha üstün tutan bir Foçalının yargıya başvurması üzerine, Belediye Başkanı Serdar Mersin, yanında belediye yüksek teknikeri olarak çalıştırdığı işbirlikçisi Hidayet Yalçın Göksedef ile birlikte, 1993 yılında İzmir
10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 'paraya çevrilemez' birer yıl ve altışar ay hapis cezasına çarptırılmış. İki suçlu hapse girmişler, yatmışlar, çıkmışlar, şimdi Serdar Mersin, ANAP'ın resmen ve tekrar Foça belediye başkan adayı.
Serdar Mersin'in 1986 ve 87 yıllarında inşaata açtığı Foça antik SİT alanı, bugün betondan birer 'ayıp' abidesi olarak denize sarkıyor. Görsel pisliğini Foça'nın göğüne, kanalizasyon pisliğini suyuna akıtıyor. Ve bu vatan haini, çünkü tarih zenginliğinin talancısı Serdar Mersin, seçim propagandasında ne diyor biliyor musunuz? "Beni seçerseniz, yine hapis yatarım, ama tüm arsalarınızı inşaata açacağım, SİT alanını hiçe sayacağım, hepiniz zengin olacaksınız!" sözü veriyor. Ve ülkenin tarihi zenginliklerine bu hıyanet, seçimlerde ANAP İzmir kurulunun çok işine geliyor. Çünkü Foça'da antik SİT alanı olarak inşaata yasaklanan topraklar, zamanında Rumlardan alınıp Yunanistan'dan göçen Türklere 'bedavadan' dağıtılmış. Üzerinde oturdukları tarihi yaratmayan köylülerin pek çoğu, arsa rantından yaşayan, kültürle, geçmişle ilgisi olmayan çıkarcılar. Hepsi değil tabii. Ama çoğu böyle. Ve o çıkarcı çoğunluğun elbette işine geliyor müteahhit rantı. Türkiye'nin ulusal varlığı talan ediliyormuş kimin umurunda.
Foça, yaşadıkları topraklardaki kültürün yaratıcısı olmadığı için tarihine sahip çıkmayan insanların değil, içerde ya da dışarıda, bütün Türklerindir. ANAP merkez yönetimini, sabıkalı belediye başkanı adayıyla tüm Türkiye'ye yönelik 'suç' işlemeye hazırlanan ANAP İzmir şubesine karşı; yurt sevgisini, amansız hastalığıyla verdiği savaşın önüne geçiren Gülçin Telci'yi örnek almaya çağırıyorum.