Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1999

Olympia sallandı

Milliyet · 29 Ocak 1999

"OLYMPIA", eski Yunan mitolojisinde, tanrıların mekanı olarak kabul edilen kutsal dağın adıdır. Fransa'da Olympia müzikolünde konser vermek ise sanatçı olarak kutsanmak anlamına gelir, bir şarkıcının mesleğindeki en büyük sınavdır.

Olympia'da bir sanatçı başarılı olursa tüm dünya kapıları önünde açıldı demektir, olamazsa başka açık kapıların sonu değildir, ancak o sanatçı "dünya" kapılarından geçemeyecek anlamına gelir. Dünden beri biz Türklerin de Olympia'da devleşen bir şarkıcısı var. Çarşamba gecesi Türk popçusu Tarkan, bir zamanlar Maurice Chevalier'nin, Edith Piaf'ın, Yves Montand'ın, Charles Aznavour'un, Marlene Dietrich'in, Jacques Brel'in, Johny Hollyday'in tırmandığı merdivenlerden o efsane sahneye çıktı ve Olympia'yı yıktı. Yıktı sözcüğü, her anlamda doğru. Çünkü Tarkan'ın iki bin 500 Fransız ve Türk hayranını müzikhole sığdırabilmek için bugüne değin yapılmayan yapılmış, birinci katın tüm koltukları sökülmüştü.

Her biri normal bilete 11 milyon, kara borsadan 23 milyon lira ödeyen iki bin 300 genç, parterde iki saat boyunca ayakta dinlediler, coştular ve alkışladılar Tarkan'ı. Aslında küçücük bir müzikhol olan Olympia öylesine tıklım tıklımdı ki, ayaktaki seyirciler arasından beş genç kız bayıldı ve salon dışına çıkartıldı. İkinci katta ise VIP'e ayrılan koltuklardaki davetlilerle birlikte 200 kişi Tarkan'ı izliyordu. Fransızların ünlü kişilerin varlığını belirtmek için kullandığı deyimle "Tüm Paris oradaydı" ve aralarında modacı Jean Paul Gaultier, televizyon programcısı Bernard Montier gibi isimler, Fransız müzik dünyasının önde gelenleri, Polygram yöneticileri dışında pek çok Fransız manken vardı.

Büyükelçilikten tavır

Ünlü Türklerden ise konser için özel olarak New York'tan gelen Warner Brothers temsilcisi Ahmet Ertegün, Show TV'nin sahibi Erol Aksoy, SIPA Press'in sahibi Gökşin Sipahioğlu ve eşleri hazırdılar. Pek çok Fransız diplomat seyirciler arasındaydı, ama Tarkan'ın tarihi konserinde Türkiye'nin Paris'teki üç büyükelçiliğinden, başta Büyükelçi Sönmez Köksal, hiçbir Türk diplomat gelmemişti. Anlaşılan, askerlik çağrısına uymayan Tarkan'a "devlet" tavrı konuluyordu.

Ufacık tefecik kalıbı sahnede devleşen Tarkan, çok heyecanlıydı. Fransa'da, Liberation gazetesinin verdiği sayıya göre 500 bin satan amiral gemisi "Şımarık"ı ve 15 gün önce piyasaya çıkıp şimdiden ilk yirmiye giren Şıkıdım'ı seslendirirken yer yerinden oynadı.

Sahnede iki saat kalan Tarkan, konser sırasında kendi parçalarının dışında Türk Sanat Müziği örneği olarak okuduğu "Rüya gibi uçan yıllar", "Şimdi Uzaklardasın" ve Fransız - Türk, tüm seyircilere çektirdiği "Allah!"larla inlettiği "Çile Bülbülüm Çile"yle coşku yarattı.

Duygulu anlar

Olympia konserindeki en duygulu an, askerlik görevi için niçin teslim olmadığını açıkladığı, özür dilediği ve tüm Türkiye'ye adadığı, "Sabret" şarkısı sırasında yaşandı. Bir de kalabalık seyirciler arasında uzun süredir uzak kaldığı annesini aradığı zaman. "Neredesin anne, özledim seni!" diye seslendiği annesi, kalkıp kendisini gösterirken, ağlıyordu. Ana oğul, konserden sonra aylardır ilk kez hasret giderdiler. Olympia zaferinin, kulislerde Fransız şampanyası ve mükellef bir büfe ile kutlanması sabaha kadar sürdü. Aralarında yaşlı bir kadın kemancının bulunduğu on - on beş sebatkar ve inatçı Fransız seyirci, konserden üç saat sonra soğukta ve kapı önünde, hala Tarkan'ın çıkıp imza vermesini bekliyorlardı.

[Fotoğraf altyazısı: Olympia'da kendisini Avrupa'ya kanıtlayan Tarkan Fransa'da 'Jön Türk' unvanını da eline geçirdi. Konserden sonra hayranlarıyla kucaklaşan Tarkan Milliyet Paris temsilcisi Mine G. Kırıkkanat ile birlikte (Üstte). Fotoğraflar: İbrahim Öğretmen]

[Fotoğraf altyazısı: Tarkan'ın muhteşem Paris konserini izleyen Türkler arasında Ahmet Ertegün de yer aldı.]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1