Alaaddin Çakıcı: Beni düdüklüye koydular
Milliyet · 5 Şubat 1999
TÜRKİYE'ye iade kararı verilinceye kadar tutuklu bulunduğu Fransa'da "ikametgahına istinaden" serbest bırakılmasını isteyen Alaaddin Çakıcı, bu talebinin reddedildiği davanın duruşmasında, "166 gündür beni düdüklüye attılar, kaynatıyorlar. Giyotini meydana çıkarıp kafamı kessinler daha iyi" dedi.
Aix En Provence Mahkemesi'nin hakkında verdiği Türkiye'ye iade kararının temyiz sonucunu "koşullu serbest" olarak beklemek isteyen Çakıcı, dünkü duruşmaya yeni avukatları Jacques Verges, Jean Luc Keita ve Febrrona'yla katıldı. Mahkeme, Çakıcı'nın temyiz kararı alınana kadar, Türkiye'nin çıkardığı uluslararası iade celbine dayanarak "iade edilebilirlik kuralı" gereği tutuklu kalmasına karar verdi.
Morali çok bozuk olan Çakıcı, "İnsan hakları ve demokrasi adına hakkı varsa konuşmak istediğini" belirterek şunları söyledi:
"Demokrasinin güçlü ve güzel olduğu bu ülkede 166 gündür izolasyon yaptılar bana. Sanırım bakanlıktan alınan emirle baskı yapıyorlar. Türkiye'de insan hakları yok, işkence var, sorgusuz infaz var. Burada ise insanın ciğerini, yüreğini çıkartıp, ameliyat masasına yatırıyorlar. Bu psikolojik baskı Fransa'ya yakışmıyor. Giyotini müzeye kaldırmışlar demokrasi adına. Giyotini çıkarsınlar, meydana koysunlar. Kafamı kessinler daha iyi. Bu hapisten çıkmak istiyorum".
Özür diledi
Çakıcı sözlerini şöyle bitirdi:
"Sayın yargıçlarım, sayın avukatlar, eğer sözlerim biraz sinirli olduysa, mimiklerimde sinirli bir taraf varsa, hepinizden özür dilerim. Yüksek mahkemenizin vereceği her karara razıyım".
Avukat Keita "Siz burada mahkeme heyeti olarak nasıl bağımsız ve özgürseniz, Türkiye'de de mahkemeler bağımsız ve özgürdür. Dolayısıyla Türk hükümetinin vereceği ve idam etmeyeceğine yönelik hiçbir garanti geçerli değildir" dedi.
Savunma adına son olarak söz alan baş avukat Verges, "Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in ağzından idam cezasının kalkmayacağının ilan edildiği bir ülkede, mahkemenin istediği güvence, hiçbir anlam taşımaz" dedi.
Verges savunmasını şöyle sürdürdü:
"Çakıcı'nın mafya reisi olduğu nereden belli? Benim bildiğim Çakıcı siyasal bir lider, bozkurtlar partisinin lideriydi. Buraya gelirken sanığa kurşun yelek giydiriyorsunuz. Kime karşı koruyorsunuz? Herhalde Fransız polisine karşı değil. Bu adam daha Türkiye'ye iade edilmeden Fransa'da Türk gizli servislerine karşı korunuyor. Yani Türk gizli servisleri bu adamı vurabilir. Lütfen sanığa mafya lideri demeyelim. Kişiliğinin siyasal bir nitelik taşıdığına ilişkin ciddi nedenler var."
[Fotoğraf altyazısı: Duruşmaya çok sıkı güvenlik tedbirleri altında getirilip - götürülen Alaaddin Çakıcı'nın hapiste çöktüğü ve saçlarının beyazladığı görüldü. AP]
Bundan sonra ne olacak?
FRANSIZ savcı Pavy, temyiz mahkemesindeki duruşmanın Haziran'da yapılmasının beklendiğini belirtirken avukat Verges ise bu duruşmanın Mart'ta görülebileceğini söyledi.
Temyiz Mahkemesi'nin de iade işlemini onaylaması halinde, Fransa, Türkiye'den Çakıcı'nın idam edilmemesi yolunda garanti isteyecek. Türkiye'nin güvencesinden sonra yine iade işleminin olabilmesi için Fransız hükümetinin genelgesi gerekiyor. Çakıcı'nın avukatlarının, hükümetin iade yolunu açma kararına itiraz etme gerekçesiyle ve iadeyi son bir kez usul açısından engellemek için Danıştay'a gitme hakları bulunuyor.
