Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1999

Başarı

Radikal · 30 Nisan 1999

Arkadaşım, buğulanan sesiyle: "Ne kadar azmışız Mine!" dedi telefonda. Anladım. Galiba her dem yenilenlerdeniz ve son soluğumuzu verene dek yenileceğiz. Ancak bizler, yenilgileri birer zafer gibi taşımasını bilen insanlarız. Çünkü bireysel başarılarımız var ve o başarıları, bileğinin gücüyle, hiçbir toplu düşüncenin tutsağı, kimsenin dızdığının dızdığı olmadan elde edenlerdeniz. Tıpkı bugünkü fotoğrafımızın ak saçlı konuğu, ünü dünyayı tutan efsane fotoğrafçı Robert Doisneau gibi.

Örneğin, 'ilmi hür, irfanı hür' kimi gençlerimizden çok umutluyum ben. Bugün onların arasından birinin, meslektaşım Fatih Türkmenoğlu'nun NTV'den CNN'e uzanan kişisel başarısını sizlerle paylaşarak kutlamak istiyorum. Gencecik, ama alabildiğine donanımlı bir televizyon yapımcı ve sunucusu Fatih Türkmenoğlu'nu, NTV'yi izleyenler 'Sesler ve Renkler' programıyla tanıdılar, şimdilerde 'Yolcu' programıyla, onunla dünyayı geziyorlar. Fatih'in özelliği, Türkiye'de pespaye olmasına alışılmış ve 'light' denilen magazin haberlerine yepyeni bir soluk, eğlendiriciliğin yanı sıra düşündürücü bir bakış getirmiş oluşu. Bu yaklaşım, Fatih Türkmenoğlu'na CNN'in kapılarını açtı. Hem de ardına kadar. Bugün Türkiye'de CNN televizyonuna haber yapan üç genç var. Mutlaka onlar da çok başarılılar. Ben Fatih'i tanıyor, dolayısıyla örnek olarak anlatıyorum, ancak hepsiyle övünüyorum.

Fatih Türkmenoğlu'nun Amerikan televizyonu macerası, Antalya'da başladı. Serik ilçesinde Hollywood stüdyolarının kuruluş haberini NTV'nin yanı sıra, hiçbir yöneticisini tanımadığı, yakınının ya da torpilinin olmadığı CNN'e de gönderdi. 'Yolcu' programının Şili'ye ilişkin bölümünü çekmek üzere Santiago'ya gittiğinde, mikrofonu uzattığı bir Şilili: "Ben seni tanıyorum, CNN'de gördüm!" deyince, ilk haberinin yayımlandığını anladı. Teşekkür etmek üzere CNN'i aradığında, Şili'de çektiği röportajı da göndermesini istediler kendisinden. Oysa Şili'de o günlerde tam teşekküllü bir CNN ekibi vardı! Buna rağmen, Amerikan televizyonu Fatih'in Şili röportajını tam dört kez yayımladı. Ve ocak ayından bu yana Fatih, Kuzey Kutbu'ndan Kosova'ya, Almanya'daki üçüncü kuşak Türkler üstüne araştırmasından PKK'ya ilişkin konulara ve 23 Nisan kutlamalarından yine Kosova'ya, tam 14 program yayımladı CNN'de. Bazıları tekrar tekrar gösterilerek hem de. Bu arada NTV'deki güzel röportajlarını sürdürüyordu ve 22 Nisan'da, yine NTV'den Pınar Demirkapı adlı meslektaşıyla Portekiz başkenti Lizbon'da yapılan Yılın Genç Girişimcileri ödül törenine sunucu olarak katıldı.

Yarın, Türkiye'den kendisi gibi genç meslektaşı Ahu Özyurt ile ABD'ye gidiyor Fatih Türkmenoğlu. CNN'in davetlisi olarak, bu televizyonun Dünya Raporu toplantısına katılacak, Atlanta ve New York'ta konuk edilecek.

Ülkemizin, Fatih gibi övünebileceği pek çok insanı, pek çok genci var. Kimisi doktor, Oktar Babuna gibi kendi hastalığını başka hastaların 'umudu' haline getiren, uğradığı felaketten başarı üreten türden, iyilik ve insanlık örneği. Kimi mühendis, kimisi iktisatçı, kimisi hukukçu ve dünya kapılarını bileklerinin gücüyle açtırmışlar başarıları önünde.

Dünya kapılarından kimi 'sızarak' geçiyor, kimi akıl ve yürekleriyle kilitler açarak. ABD'ye Selim Edes'ler öyle giderler, Fatih'ler de böyle...

Azınlığın azınlığı bile kalsak, ben Fatih'lerin yanındayım ve hep onlara inanacağım.