Okurlarıma
Radikal · 12 Temmuz 1999
Günün sözü: "Mantık dağıtılırken bizler yataktan geç kalkmışız." İshak Alaton
Sizleri çok ihmal ettim, çok. Ama nedeni var. Bu köşe başlayalıberi, Prof. Nimbus'ün bilgisayarı, bu sayıda Internet mesajı görmemişti. Ancak yazımda, yalnız hoş ve ilginç olanların sözü edilecek. Çünkü gerisi, Abdullah Öcalan'ı infaz propagandası ve Fethullah Gülen savunması olup... çöpe. Benim de böyle bir kusurum var: Akıl dışı sızıntılara karşı, sel olup aksalar bile su geçirmez olmak.
Sevgili Alaton, 'Hep öfkeli olasın, amin!' duanıza katılıyor ve tutmasını diliyorum. Hüseyin Pamukçu dostum, 30 Mayıs tarihli yazıma niçin Internet'ten girilemediğini bir zahmet telefonla Radikal'e sorarsanız sevinirim. Ali Erdal, yeni aşkınızı kutlarım. Arif Miraç, fikirlerinize katılıyorum. Sezgin Bayrak, ilginize teşekkürler, ama 'chat' yapmamız mümkün değil, çünkü zamanım yok ve benim Internet müdürüm Prof. Nimbüs olup, bilgisayarın anahtarı ondadır. Canım Dilek Selçuk, senin de güzel aklına sağlık. Prof. Dr. Yalçın Tanık, Tamer Saraç ve Eralp Özefe, ne diyeyim? Biz çok küçüğüz, düzensizlik ise çok büyük. Sizlerle aynı kırgınlık, bıkkınlık ve alaylı bir umutsuzluk içindeyim. Mehmet Yürek ve Avni Bilgin, Türkiye'de pek çok insanın duygularını dile getirmişsiniz. Sevgili Elif Ergun, ne güzel senin yeni hayatında bir yer tutmak! Yiğit Yazıcıoğlu, Avukat Noyan Özkan ve Fehmi Akgün dostlarım, ne mutlu bana ki sizinle aynı diapazondayım. Yıllar ötesinden çıkıp gelen yeşil gözlü hayal, Füsun Noyan, bir gün mutlaka buluşacağız! Aziz meslektaşım Niyazi Dalyancı, sizi unutur muyum hiç? Mektubunuz ilaç gibi geldi, içimi rahatlatıp yanlışlarımı düzeltti. Adlarını açıklamak istemediğim Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi mağdurları ve Gökhan Kaya, ne demek istediğinizi çok iyi anlıyor ve paylaşıyorum. Düşüncelerime 'Mabel' kulpları takmaya çalışanlara hiç aldırmadan, akıl hukuku ve azınlıkların haklarını savunmayı sürdüreceğim. Timur Ertekin, gördüğünüz gibi sizin dediğinizi yapıyor ve kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Ohannik Akopcan, öze ilişkin 'mersi'. Sevgili Kerem Ayvacı ve asker Kemal, eksik olmayın! Şule Aytaç, mesajını gecikmeli açtım ve çok üzüldüm seni kaçırdığıma. Bağışla. Ahmet Kubilay, düşünüz bana pazar günü yazdığım düşü esinledi, hayırdır inşallah. Seçkin Erden, 2 Temmuz tarihli yazımın temelini anlamak için bir daha okuyun. Sorunuza yanıt, içindedir. Enver Şahin, YÖK'ten şikâyetlerinizde haklısınız. Sanırım bu kurumun adını YOK diye değiştirsek, daha gerçekçi olacağız. Gökçe Alp, umarım haksız çıkarsınız. Çünkü dertli Türkiye'yi bir büyük dert daha bekler o zaman. Sayın Hakkı Demir, Cumhuriyet'ten beri yazılarımı izleyen sizi, paylaşmadığınız bir fikir yüzünden yitirdiğime üzgünüm. Ancak kalan sağduyulular için yazmayı sürdüreceğim. Sevgili Murat Koparan, beni çok mutlu ettiniz, ancak yazışmak konusunda size yardımcı olamayacağım. Zamansızlık, zamansızlık, zamansızlık.
Can Akkerman, Türkiye'ye hoş geldin! Nasıl, söylediğim kadar var mıymış?
Hepiniz esen kalın.