Sevdanın uzun yolları
Radikal · 9 Ağustos 1999
Derler ki, aynı yaşam istasyonunda karşı karşıya gelen, ancak kendi yollarına giden trenler gibidir bazı insanlar. Kimi zaman çakışan kaderleri, onları bir araya getirmeye yetmez. Özellikle savaşta böyle aşklar yaşanır. Çoğu hüsranla biten aşklar. Fakat size anlatacağım öykü, bu kuralın dışında kalıyor. Hatta düpedüz olağanüstü sayılır. Çünkü söz konusu aşkın kahramanları, tam 52 yıl sonra birbirlerine kavuştular.
Yıl 1942. Yer İngiltere. Londra'nın tepesinde patlayan Alman bombalarına karşın, 19 yaşında bir delikanlı ile 17 yaşında bir genç kız,
birbirlerine sırılsıklam, çılgınca âşık olurlar. Çiçeği burnunda delikanlının adı, Thomas'tır. Sevdiği çiçeğin adı ise, Cynthia. İki sevgili, tam bir yıl boyunca birlikte olurlar. Uzun kır gezintileri, karanlık sinema salonlarında alıp verdikleri kaçamak öpücüklerin üzerine bulutlar, Thomas'ın İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne asker alınmasıyla çöker. Delikanlıya, Cebelitarık'a gitme emri verilir. Ancak Thomas, aldığı emir nedeniyle, Cynthia'ya nereye gideceğini söylememelidir.
Savaş koşulları, iki sevgiliyi birbirinden koparılan can parçaları gibi ayırır. Thomas, Cebelitarık karargâhındaki dolabının üstüne Cynthia'nın bir fotoğrafını asmış ve sevgilisine her gün bir aşk mektubu yazmaktadır. Oysa güzelim Cynthia'dan hiçbir yanıt gelmez.
Cynthia da şaşkındır. Çünkü evlerinin posta kutusundan Thomas'ın hiçbir mektubu çıkmamaktadır. Genç askerin kendisini unuttuğunu, daha da kötüsü şehit düştüğünü düşünmeye başlar. Bir gün bile, onu kederlere gömen 'habersizliğin' kaynağında annesinin parmağını aramak gelmez aklına. Ne var ki söz konusu ana, askerlere karşı epeyce olumsuz düşüncelere sahiptir. Savaş zamanı genç askerlerin uçarı ve kızının bu Thomas'ı yeniden görmemesinin hayırlı olacağına karar vermiştir. Her sabah herkesten önce kalkar ve Cynthia'ya gelmiş tüm mektupları yok eder.
Savaş biter. Cynthia gözyaşlarını siler ve Bay Statham'la evlenerek iki çocuk doğurur. Thomas da evlenir ve bir kızı olur. Zaman geçer, yaşamlar akıp gider. 1993 yılında Thomas'ın karısı ölür. Cynthia ise kocasını gömeli on yıldan fazla olmuş ve yalnızdır. Fakat yaşam ona büyük sürprizini yapmamıştır henüz. Cynthia'nın annesi ölünce, eşyaları düzene koymaya çalışan kız kardeşi, Thomas'ın 1940 tarihli bir mektubunu bulur ve teslim eder Cynthia'ya.
Cynthia, mektubu hıçkırıklara boğularak okur. Ve sevgilisini aramaya karar verir. Bulur da. İki âşık, geçen mayıs ayında tam elli iki yıl sonra yeniden karşılaşırlar. Ve önümüzdeki hafta, evleniyorlar. Thomas Groves, artık 72 yaşında. Cynthia ise yetmişinci baharında. Ama Thomas: "Onu artık sonsuza dek yitirdiğimi sanıyordum. Birbirimize kavuşunca, ayrı geçirdiğimiz elli iki yıl uçup gidiverdi, çünkü aşkı yüreğimi asla terk etmemişti. Bugün mutluluk ikinci kez elimizde ve bu kez sonuna kadar kaçırmayacağız onu!" diyor.
Daha güzeli olabilir mi?