Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1999

Anna Larina

Radikal · 17 Ekim 1999

Benim için, dünyanın gelmiş geçmiş en güzel kadınıydı Anna Larina. Oysa bir tek fotoğrafı var bildiğim, anılarını yazdığı 'Tutkum Bukharin'in kapağında. Başındaki beyaz bereden taşan dalgalı saçları, kumral. Dolgun dudaklarına yayılan gülücük, belli belirsiz gamzelerin varlığına işaret ediyor. İri gözleri açık renk, bu kesin.

1914 yılında doğan Anna, profesyonel devrimciler arasında büyüdü, Lenin'i tanıdı, ancak evin konukları arasında en çok, babasının arkadaşı ve 'Partinin sevgili çocuğu' Bukharin'i seviyordu. Ona aşkını ilk kez, on bir yaşında yazdığı şiirle dile getirdi. Evlendiklerinde, Anna 16'ncı baharını, Bukharin 42'nci güzünü yaşıyordu. Önlerinde birlikte olacakları yalnızca sekiz yıl vardı. Ünlü kuramcı Nikolay İvanoviç Bukharin, sevdiği kıza aşkını ilk kez, Knut Hamsun'un 'Victoria' adlı romanından okuduğu bir bölümle açıkladı. 1930 yılıydı. Bukharin, en genç üyesi olduğu Komintern ve Politbüro'dan, Stalin tarafından 'oportünizm' yaptığı gerekçesiyle uzaklaştırılmıştı. Anna Larina'ya, romanda sevdiği adam cüzamlı olduğu için, kendi yüzünü kezzapla yakan kadının öyküsünü anlattı. Ve bir an durup: "Sen de bir cüzamlıyı sevebilir misin?" diye sordu. Anna Larina, çok âşık ve çok çocuktu henüz. "Kimi?" dedi, "Seni mi?" Bir kahkaha attı Bukharin. Güzeller güzeli Anna, bu soruyu tutsaklık, işkence ve çile yılları boyunca hep anımsayacaktı. Evlendiler. Çılgınlar gibi sevişerek yaşamaya başladılar Moskova'da. Bukharin, yeniden göze girmiş gibiydi Sovyet rejiminde. İzvestia gazetesini yönetiyordu, Anayasa çalışmalarına katılıyordu. 1936 yılında Stalin, Bukharin'i Paris'e gönderdi. Resmi görev, Marx'ın arşivlerini teslim almaktı Fransızlardan.

Özel amaç ise, Bukharin'i Paris'te Menşeviklerle ilinti kurmakla suçlayacak bir bahane yaratmak. 1937 yılında, yargısız infaz edilen arkadaşları için bir açlık grevine başladı Bukharin. Sonunun geldiğini biliyordu. Karısının önünde diz çöktü bir gün ve kendisiyle birlikte yaktığı Anna'nın gencecik yaşamı ve beşikteki oğulları için özür diledi. 'Partinin gelecek kuşaklarına' yazdığı vasiyet mektubunu ezberlemesini istedi Anna Larina'dan. Sonra yaktı bu mektubu. Anna'nın ezberlediği vasiyetin yayınlanması için tam elli yıl beklemek gerekecekti. Bukharin, 1937 yılında Komünist Parti'nin 17. kongresine giderken tutuklandı. Üç ay sonra ise, Anna Larina gözaltına alınarak 'vatan hainleri' ailelerinin kaldığı 4000 kişilik Tomsk kampına gönderildi. 'Bukharin davası' diye anılan mahkemede, kocası ve diğer Stalin muhalifi arkadaşlarının 'suçlarını itiraf ederek' infaz edildiklerini burada haber aldı Anna Larina. Oğlunu, henüz on üç aylıkken kendisinden ayırmış ve sahte bir isimle öksüzler yurduna koymuşlardı. Yuri, 19 yıl sonra annesini buldu, gerçek soyadını taşımak hakkına ancak 52 yaşında kavuştu. Anna Larina, iki sürgün arasındaki bitmez sorgularda, Stalin'in polis köpeği Beria'nın: "Ne kadar güzelleşmişsin!" iltifatına, "Bir on yıl daha hapse tıkın, Paris'te güzellik yarışmasına bile gönderebilirsiniz!" yanıtını verecek kadar cesurdu. 1988 yılına dek, oğlu Yuri ile Bukharin'in onurlu anısını yaşatmak için mücadele etti. Ezberlediği vasiyeti bastırdı ve resmi tarihe karşı gerçek tarihi, Bukharin'in insanca bir sosyalizme inancını yazdı.

Anna Larina, 85 yaşına dek direndi, sevdiği adamı savundu, unutturmadı ve ona ölümle kavuştu. İnanın bana, dünyanın en güzel kadınıydı Anna Larina.