Okurlarıma
Radikal · 15 Kasım 1999
Hoş geldin dünyamıza, hoş geldin aramıza Mine bebek. Henüz bilmiyorsun, ama sen, bir yazara layık görülen en büyük onursun. Annen Belgin ve baban Eralp Özefe, sana benim adımı vermişler. Ömrün uzun olsun. Çektiğim acıları çekmeden, eriştiğim mutluluğu dilerim sana. Ben doğarken, rahmetli babacığım bahçeye mine çiçekleri ekiyormuş, ben de öyle Mine oldum. Anneme kalsa, gencecik yaşında yaşama veda eden, kadersiz annanemin adını, tınısı bile acılı İclal'i taşıyacakmışım. Neyse ki babam imdadıma yetişmiş, kurtarmış adımı inil inil inlemekten, Mine deyip çıkmış işin içinden. Bahçede oynayabilecek kadar büyüdüğümde, pembeli morlu beyazlı o güzelim çiçeklere bakar, içlerinde kendimi arardım. Mine bebek, sana çok yakışıyor bu ad şimdi. Ama dikkat et, ilerleyen yaşlarda zor bir isimdir. Her zaman zarif ve ince olmalısın. 100 okkalık, bodur bir 'Mine Hanım', düşünülemez! Çiçeklere ayıp olur, nakkaşın mavisi gücenir. Adımızın hoş tınısını, layıkıyla taşıyacağına eminim.
Sizlere adadığım bu pazartesi yazıları, kimi okurlarım tarafından eleştiriliyor. "Senden hep kallavi yazılar bekliyoruz, bu teşekkürlerle zaman yitirmeye hakkın yok," diyorlar. Demokratik bir anket yaptım ve bu yazıları destekleyenler ağır bastı, 'hak verilmez alınır,' kültüründen gelen biri olarak, muhaliflere sabır diliyor ve başlattığım geleneği sürdürüyorum.
Sevgili Füsun Akatlı, senden mektup aldım diye övünüyorum, biliyor musun? Yine yaz bana. Genç meslektaşlarım Aslı Baker ve Nahide Mutlu, çok yaşayın. İkinize de başarılar diliyor, hakkımda bilgi sahibi olmak isteyen okurlarıma Zeynep Tunuslu ve Orhan Cem Çetin'in hazırladığı çok hoş bir dergi olan 'Amann'ın son sayısına bir göz atmalarını öneriyorum. Sevgili Sezer Arman, Doğan Kitapçılık'la ilgili şikâyetlerinizi yetkililere ilettim. Ayşen Sedef Tetik ve Kerem Bozok galiba biraz zor bulunuyor ama, kitaplarımı eski adım Saulnier ya da son ve asli kırık kanadımla Milliyet Yayınları, Doğan Kitapçılık logosu altında ısrarla ararsanız, belki bulabilirsiniz. Yenisi de yolda. Turan Gögen, Mahmut Çetin, Eyüphan Özdemir, Ersan Uğur Gör, Kadir Aydemir, sizlerden özür dilerim ama hiçbirinize ne tek tek yanıt vermeye ne de eski yazılarımı bulmaya zamanım var. Hakan Türköz gibi yazar meslektaşlarımdan bana iletmek istedikleri kitapları, Radikal'e göndermelerini rica ederim. Kayıtsız koşulsuz yandaşlarım Selçuk Koç, Zafer Cansever, Ayşin Ünügür, Engin Doğan, Adnan Soskun, Ahmet Kaliber, Medine Yeşil, Haluk Direskeneli, Ufuk Çetinalp, Sedat Topçu, Cihanşah Muratoğlu, Hüsrev Tolga İlhan, Ferhat Ermiş, dostum Başar Yaltı ve Erdal Özcan'a kucak dolusu teşekkürler. Matematik yanlışımı düzelten Barbaros Batur, verdikleri bilgilerle aydınlatan Prof. Dr. Tahir Balcı, Doç. Dr. Serdar Sever, kendi deyimiyle 'Prof. falan' Ömür Akyüz, Sinan Yılmaz, Halil Güngör, Ertuğrul Cepni, Ersan Uğur Gör, Engin Doğan, sağolun. Nuran yıldız, Ali, canım Nurdan Arca ve gönülleri başkalarına yardım için çarpan ABD'den İlker Erdoğmuş, bizim ellerden Sarmaşık Sanatlar, genç bir okurun çaresizliğine gösterdiğiniz ilgiye müteşekkirim. Sanırım ilişki kurmuşsunuzdur. Mustafa Baytan ve 'Sadık bir okuyucu', Radikal'de ben yalnız kendi yazılarımdan sorumluyum ve kendi işimi yapıyorum. 17 yaşındaki Ruzigar Ran, Özay Maral, Deniz Kaluç gibi genç okurlarım, sizlerle gurur duyuyorum!
Türkiye'deki kimi yazar mazarlar, ilericilik diye gericilik pazarlayan kalemleri gençliği etkiliyor sanıyorlar. Oysa son Siyaset Meydanı'nda, aydın gençliğin o havuçları yemediği bir tokat gibi patladı suratlarında. Ben o gençlerle övünüyorum. Ve ne tuhaftır ki, en karşı çıktığım ve yerden yere vurduğum İslamiyetçi kesimden de pek çok mesaj alıyorum. Övgüyle karışık yergileriyle beni baş koydukları davaya ilhaka çalışıyorlar canla başla. Bir gün, Ahmet Çalışkan, F. Kılıçarslan, Zekai Sarıkaya gibi düzeyli eleştiriler yönelten insanlara 'neye inandığıma' ilişkin bir yazıyla yanıt vereceğim.
Hepiniz esen kalın, eksik olmayın.