A... GiTTi!
Radikal · 21 Kasım 1999
AGiT zirvesi icin istanbul'a gelirken, dogrusu ya, organizasyon babinda kuskularim vardi. Oysa benim gibi kotu niyetli biri bile, sonunda o kadar da fena olmadigini ve onemsiz bazi ayrintilar disinda her seyin yolunda gittigini kabul etmek zorunda kaldi. Bu arada, cok eglenceli bir diplomasi pazarligina tanik oldum. AGiT zirvesi arefesi, gece yarisina dogru, birlikte geldigimiz Fransiz delegasyonu, ikili gorusmelerden Clinton-Chirac 'pool'unu izlemek uzere yalnizca 3 Fransiz gazetecisine izin ciktigini ogrendi. Cumhurbaskani Chirac'a 45 gazetecinin eslik ettigi dusunulecek olursa, bu sayi, rakip muhabirler arasinda kacinilmaz bir meydan savasina yol acacakti. Fransiz basin sorumlusu, derhal telefona sarilip Washington Beyaz Saray'daki meslektasindan aci haberi aldi. Amerikan basinindan tam 15 muhabir, ayni 'pool' icin izin koparmisti Turklerden. Fransizlar resti cektiler: isteriz, isteriz, biz de 15 muhabirlik yer isteriz! Elysee sarayinin teknik danismani ile 'Sipan, Sipan' diye unledigi ve bendenizin karineyle Suphan oldugunu cikardigim Turk gorevli arasinda baslayan pazarlik, inanilmaz lezzetteydi. Suphan bey (kimse?), bizim Fransiz danismanin aslinda cok iyi, ama Fransiz aksaniyla konustugu ingilizceyi anlamakta gucluk cekiyordu. Bizim danisman 'fifty' diyor, Suphan bey "Hangi Lutfu?" diye soruyordu. Bizim danisman sayiyi "One, five" diye aciyor, sanirim Amerikanca konusan Suphan bey, Fransiz gazetecilerin Van'daki fay hattini ziyaret etmek istediklerini anliyordu. Ertesi gune sarkan pazarlik sonucta tatliya baglandi ve kaca kac bittigini soylemekten kacinmalarina karsin, Fransizlar diplomatik maci kazandiklarini dusunuyorlardi.
Bugun AGiT hakkinda ciddi bir yazi yazmayi ongormustum. Dusunuyorum da, pek kolay degil. Yapilan en onemli anlasma, Baku-Ceyhan hattinin imzasi ise, bu anlasma AGiT'in konusu olmayip, herhangi bir zaman ve mekânda imzalanabilirdi, ama iyi oldu, AGiT'e denk getirildi. Konvansiyonel silahlarin sinirlanmasini ongoren AKKA anlasmasi, biliyorsunuz olu dogdu. Guvenlik anlasmasi, Rusya-Cecenya krizi yuzunden son anda bulunan yuvarlak bir formulle imzalandi ve kimin, ozellikle Rusya'nin ne kadar uyacagi pek de belli olmayan turden. istanbul Sarti da farkli degil. Niteligi ilkesel, pratigi Allah'a havale.
AGiT'in uluslararasi capta en onemli gundemi Cecenya idi, biliyorsunuz. Ve zirve, Rusya'ya Cecenya'daki askeri harekata son vermesi ve siyasal cozum aramasi icin baski yapmak uzere kullanildi. iste bence en buyuk sahtekârlik genis tartismalara yol acan bu konuda yapildi. Gorunuste, tum Batili ulkeler Yeltsin'e cikistilar. Gorunuste, Yeltsin masalara vurdu, kapilari carpti, taviz vermem dedi. Birinci gunun sonunda tam AGiT, Yeltsin'in toplantiyi terkiyle A... GiTTi!ye donusuyordu ki, Rus Baskan'in arkasinda biraktigi delegasyon lafta verdigi tavizlerle, suya dustugu sanilan anlasmalar imzalandi. Naciz yazariniz, bu macin 'sikeli' oldugunu dusunuyor. Cunku, Rusya Cecenya'daki askeri harekâti surdurdugu takdirde, hicbir Batili ulke, Rusya'ya karsi askeri misilleme yapmayi ya da ekonomik ambargo koymayi dusunmuyor. Neden? Cunku Cecenya'da herkesin hak verdigi bir durum var. Ulke, organize teror, eroin kacakciligi ve adam kacirma yoluyla harac alan bir mafyanin denetimi altinda. PKK, Turkiye icin neyse, Cecen islami mafyasi da Rusya icin o. Halen Cecenya'da 500 rehin, para karsiligi serbest birakilmak uzere mafyanin elinde bulunuyor. Cecen uyusturucu ve silah kacakcilari basta Turkiye, tum Bati ulkelerinin basina dert. Ustelik, seriat semsiyesi altindalar. Benim anladigim, savastan zarar goren sivil halk acisindan AGiT'te Rusya'ya gostermelik cikisildi. 315 bin kisinin yerinden yurdundan edilmesine sessiz kalinamazdi ama, bu ulkeye karsi yaptirim ongorulmemesi, seyirci kalinabilecegini gosteriyor.
Biliyorsunuz, PKK ile mucadelede, 5 milyon insan 'bosaltilmisti' bolgeden. Rusya da bizim gibi bu isi zamana yayarsa, herkes 'kurumlasan' Cecen mafyasinin bogulmasindan rahat bir soluk alacaktir.