Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 1999

Alafranga Susurluk

Radikal · 4 Aralık 1999

Haber, 25 Kasım günü bomba gibi düştü Fransız medyalarının editör masalarına. Belgrad polisi, Miloşeviç'e karşı suikast yapmaya hazırlanan beş kişiyi tutuklamış ve bu kişilerin Miloşeviç'i öldürmek için Fransa'dan emir aldıklarını öne sürüyordu. Suçlama, ilk bakışta deli saçması gibi görünüyordu. Fransız devleti, Miloşeviç'i beş kiralık Sırp'a öldürtmeye kalkacak kadar budala değildi. Miloşeviç'ten öldürtmeye kalkacak kadar nefret ettiği kesin değildi. Kosova'yı yeniden yapılandırmakla görevlendirilen arabulucu sivil valinin Fransız Bernard Kouchner olduğu düşünülecek olursa, böyle bir işe kalkışması büsbütün imkânsızdı. Dolayısile Belgrad'ın yaptığı resmi suçlama, Paris tarafından resmen ve şiddetle yalanlandı. Ancak... Sırp polisinin tutukladığı ve 'Örümcek Çetesi' olarak adlandırdığı beş kişinin geçmişine yakından bakıldığında korkunç bir gerçek ortaya çıkıyordu. Miloşeviç'e suikast hazırlığı içinde bulundukları iddia edilen beş kişiden en az ikisi, Fransa'nın 1997 yılında Zaire'ye gönderdiği 'özel tim' içinde yer alıyor, ceplerinde Fransız gizli servislerince verilmiş Fransız pasaportları taşıyorlardı! Sırbistan nire, Zaire nire, diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama casusluk bir, kiralık katillik iki, sınır tanımayan garip meslekler ve akıl dışı bir ticaret metaıdırlar.

Bir an için 1997 yılına dönelim. Kosova'daki Sırp katliamları tüm hızıyla sürmekte ve Zaire'de ise Laurent Desire Kabila'nın ordusu, Mobutu Sese Seko rejimini devirmek üzeredir. Fransa resmi demeçlerinde Sırplara karşı müttefiklerle birlikte hareket etmekte, Miloşeviç'e ateş püskürmekte; Zaire'de ise Mobutu Sese Seko rejimini kurtarmaya çalışmaktadır. NATO henüz Kosova'da 'konuşmak'la yetinirken, Fransa, Mobutu'yu kurtarmak için gayriresmi ve zaten başarısızlıkla sonuçlanan bir operasyon başlatır. Belçika gizli servisleri ile birlikte 'savaş köpekleri' denilen kiralık katillerden bir tim oluşturarak Kongo'ya gönderir. Zamanın en iyi savaş köpekleri, elbette Kosova'da icrayı meslek eyleyen Sırp kasaplarıdır. Yugoslav Petrusiç adındaki savaş köpeği, önce Bosna, ardından Srebrenica katliamlarında profesyonelliğini göstermiş, başarılı bir katildir. Slobodan Orasanin ise, Sırp gizli servislerinin bir ajanı ve aracısı. Fransa, Belçika ile anlaşmalı olarak Zaire'ye gönderdiği kiralık Sırp katilleri timinin başında yer alan Yugoslav Petrusiç'in cebine iki ayrı isimde Fransız pasaportu koymayı ihmal etmez. Petrusiç'in operasyondaki kod adı ise 'Albay Yugo'dur. Slobodan Orasanin, yine Fransızlar tarafından Zaire'ye hareket edecek kiralık katil timini silahlandırmakla görevlendirilir. Buna hizmet karşılığında Fransa, güya ambargo altındaki Belgrad hükümetine yüklü miktarda elektronik parça satmayı kabul eder.

Sizin anlayacağınız, Fransa devleti Sırplara: "Kosovalı Müslümanları öldürmeyin, cık, cık!" nutukları atarken, Fransız gizli servisleri Sırplara mal satmakta ve Sırp savaş suçlularından oluşan bir timi maaşa bağlayarak Zaire'de 'dış göreve' göndermektedir.

Miloşeviç'e suikasttan tutuklandıkları zaman, bu kiralık katiller hâlâ Fransa için mi çalışıyordu, henüz bilinmiyor. Kesin olan tek gerçek, namlunun yuvarlak olduğu. Dün Miloşeviç için kurşun atanlar, bugün Miloşeviç'i hedef seçebiliyor. İsten Avrupa, ister Afrika'da, parayı veren, tetiği çektiriyor. Değişmeyen uluslarüstü kural ise: iti ite kırdırmak. Tıpkı bizdeki gibi.