Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

El cevap

Radikal · 24 Ocak 2000

Bugün, küçük çaplı bir mantık jimnastiğine davet ediyorum sizleri. Bu sütundaki yazıların AKILLI insanlar için yazıldığını henüz fark etmeyecek kadar yeni bir okur (okurum demiyorum, dikkat ederseniz), öyle bir mektup göndermiş ki, satırların iyi bir analizi, örümcek ağına takılmış kafalarını özgür sanan ve son günlerde bana yüzlerce eleştiri gönderen bir okur kesitine toplu yanıt olacak. İlk refleks olarak çöpe attığım bu mektubu, daha sonra iyi niyetle yazılmış olduğunu düşünerek sepetten çıkardım ve sizin ilginize sunuyorum. Rabia adındaki zavallı bir genç kız kafası, bakın neler yazmış:

"Merhaba, Sizin yazınızı ilk olarak bir seyahat esnasında okumuştum. Şu hastalığınızdan bahsettiğiniz yazınız. Türkiye'nin gerçek aydınlara ihtiyacı var. Gerçek aydından kastettiğim araştırıcı, önyargısız ve dünyaya at gözlükleriyle bakmayan aydınlar. Aslına bakarsanız, bunların dışındakilere 'aydın' denmez. Ayrıca 'aydın' bayanlara da ihtiyacımız var. Her zorlukta bayanları destekleyen aydınlara. Bugünkü yazınızı okudum. İnsan, bilmediklerinin düşmanıdır. Siz de yazınızda bir çok insanı mürtecilikle suçlamışsınız. İrticadan kastettiğiniz ne bilmiyorum ama benim anladığım irtica ile aynı değil. Size göre ben bir mürteciyim mesela. Çünkü ben başörtülüyüm. İletişim fakültesini bu yıl bitirdim. Ben okulumu bitirebildim ama, okulunu bırakmak zorunda kalan birçok arkadaşım oldu. Hiç düşündünüz mü, son sınıftasınız ve okulu bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Dört yıl emek vermişsiniz. Zaman kaybı, para kaybı ve en önemlisi de umutlarımız yok oluyor. BENİM BAŞIMI ÖRTMEMDE HİÇBİR AMAÇ YOK. Hiç bir başörtülüden bunları dinlediniz mi? Benim isteğim, bir bayan olarak bizi desteklemeniz. O irtica söylemleri de artık tutmuyor. Türkiye'de zaman zaman bazı güç odakları tarafından bir kavram ortaya atılır ve bununla kamuoyu oluşturulmaya çalışılır. Ayrıca (biliyorum zaman ayırmanız yoğunluğunuzdan dolayı mümkün olmayabilir ama) bana lütfen müspet ya da menfi bir cevap vermenizi istiyorum. Şimdiden teşekkür ederim..."

İlk bakışta, Rabia kızımızın kafası çalışıyor gibi görünüyor değil mi, sevgili okurlar? Oysa nasıl bir mantıksızlık zincirine dolandığını kanıtlamak için şöyle bir sıralama yeter:

1. Rabia, 'önyargısız aydın' tarifini yaparken, saçın gösterilmesinin günah olduğunu varsayan baş örtmenin tümüyle bir önyargı olduğunu fark etmiyor, bir önyargıya karşı önyargısızlık arıyor.

2. At gözlüğü takmayan aydınlar talep ederken, kendi kafasını kendi koyduğu yasakla kapatıp saklayarak, bizim çıkarmamızı istediği at gözlüğünün en sıkısını kendi başına taktığının bilincinde değil.

3. Ayrıca aydın bayanlara da ihtiyacımız var... derken zavallı Rabia'cık; AYRICA ve DA ekleriyle, kadınları ilk yaptığı aydın tarifinin dışına çıkardığının, bu dışlamayla başka bir ÖNYARGI örneği vererek 'aydınları', haremlik selamlık olarak ayırdığını da görmüyor.

4. Her zorlukta bayanların desteklenmesini istemek, başlıbaşına bir zaaf belirtisi. Rabia'cık kendi kendisine, niçin HER zorlukta, yani haklı haksız; niçin DESTEK, yani kadının zayıf ve korunmaya muhtaç olduğu fikrinden hareketle yardım istediğini sorsa, ne yanıt verirdi acaba? Kadının ikinci sınıf bir yaratık olduğunu itiraf eder miydi?

5. "Benim başımı örtmemde hiçbir amaç yok," diyen Rabia, acaba kendisine bir kez bile önyargısız ve at gözlüksüz bir samimiyetle: "Hiçbir amaç sahibi olmadan ben niçin başımı örtüyorum ki?" diye sordu mu dersiniz?

Ve son olarak, okudukları okullarla birlikte bilmem kaç yıllık umutlarını, başlarını açmamak için terk eden arkadaşlarının mutsuzluğunu anlatırken, biçare Rabia: Koskoca bir eğitim sürecini bile yarıda kesmek gücündeki 'başı açmamak' takıntısının, devasa boyutta bir ÖNYARGI olabileceğini ve bu güçteki bir manevi yasağın, yani başörtüsünün 'hiçbir amaçsız' bağlanmayacağını akılcığına getiremiyor.

Hayır, Rabia! Gencecik senin, ihtiyar Türkçenle benden istediğin müspet ya da menfi cevap, eğer destek konusundaysa, yanıtım olumsuz. İletişim fakültesinden bu denli mantık yanlışları yaparak çıkan bir kafayı ve benzerlerini desteklemiyorum. Seni ve senin gibi genç arkadaşlarını, kendinizin ne kadar önyargılı, at gözlüklü olduğunuzu sorgulamaya ve nedenlerini düşünüp bulmaya davet ediyorum.