Yeşil Dany ve Türkiye
Radikal · 29 Ocak 2000
Zamanında 'Kızıl Dany' olarak ünlenen Daniel Cohn Bendit, artık 'Yeşil Dany' diye anılıyor. Bu değişiklik, kimisi tarafından döneklik olarak adlandırılıyor, oysa yanlış. Daniel Cohn Bendit'in kafasındaki tek kızıllık, saçlarıydı, o kadar. İyice baktım, onlar da ağarmış ve seyrelmiş zaten. Görünüş olarak yeşerdiği de söylenemez. Epeyce buruşmuş yüzü gözü. Ama zeki mavi gözleri yine cıvıl cıvıl, arı duru, sevimli bir insan.
İçeri girer girmez, geciktiği için özür diledi. Geldi oturdu yanıma. Masada bulunan gazetecilerin pek çoğunu, özellikle de yurttaşı olan Almanları tanıyormuş meğer. Başladılar mı sana langur lungur Almanca konuşmaya? Baktım, böyle giderse iki laf edemeyeceğim, üstelik kimsenin tanıştırmaya da niyeti yok. Ünlü komşuma dönüp: "Sıla hasreti çekmeyeseniz diye yanınıza bir Türk oturttular! Almanca konuşmaya devam ederseniz, ben de Türkçe soru sorarım, haberiniz olsun," dedim. Avrupalı gazeteci milleti, pek bir disiplinli oluyor. Hemen hizaya geldiler. Birinci golü atmıştım ama, anında ilk golü yedim. Tanıştırma merasimi sırasında: "Türkiye'ye son gidişinizde size sorulan bir soruya verdiğiniz yanıt tatmin etmedi, aynı soruyu bir kez daha burada sormak istiyorum..." derken, Yeşil Dany: "Niye?" dedi, "Siz yanımdasınız diye değişik bir yanıt vereceğimi mi sanıyorsunuz?" Tabii herkes güldü. Ama yemeğin ciddi havası da biraz daha solunabilir hale gelmişti. Sohbet başladı.
Daniel Cohn Bendit, en çok Türkiye hakkında konuştu yemekte. Üstelik Türkiye üstüne soruların çoğu ben değil, Avrupalı gazeteciler tarafından soruldu. Anladığım kadarıyla ülkemizin AB adaylığı, bizim kadar onları da ilgilendiriyor. Ama ne yazık ki gerek sorular, gerekse yanıtlardan çıkan sonuç, kimsenin Türkiye'nin kısa sürede AB üyesi olabileceğine inanmadığı yönünde. Dany'nin bir yorumu çok ilginç: "Türkiye, AB'nin ne olduğunu şimdi anlayacak. AB de, Hıristiyan olmayan Türkiye sorununu kavrayacak," diyor. Daniel Cohn Bendit, Yahudi kökenli bir dinsiz. Ve AB'nin bir Hıristiyan kurumu olduğunu düşünüyor. Bu kapsamda Hıristiyanlıktan anladığı, birliğin kurumsallaşma yapısındaki anlayış, dinsel ırkçılık değil. Ve açıkça söylemese de, Müslüman Türkiye'nin kurumlarını AB kültürüne akort etmesinin kolay olmayacağını düşünüyor. Çünkü, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne asil üyeliği konusunda, "Henüz maç kazanılmadı. Ama aday Türkiye, artık 'Avrupa beni istemiyor' gerekçesinin ardına sığınamayacak," dedi. Ve bunları söylerken, Türkiye'nin AB'ye girmek üzere göstereceği değişimden emin değil. Türkiye'nin AB üyeliği hakkını, AB'nin kuruluş aşamasında Türkiye ile imzaladığı anlaşmalara uymak zorunda oluşuna bağlıyor. Yani Daniel Cohn Bendit, pek çok Avrupalı politikacı gibi, temelinde Türkiye'nin Avrupalılığına inanmıyor. Ama kurumlarını Avrupalılaştıracak bir Türkiye'yi destekliyor. Çünkü AB'nin coğrafi ya da etnik bir gruplaşma değil, ortak bir anlayış, bir sosyal felsefe, ekonomik bir uyum birliği olması gerektiğini düşünüyor.
Avusturya'da ırkçı bir partinin iktidar ortaklığına yükselmesi konusunda ise ilginç bir yaklaşımı var.Yeşil Dany, ne Heider'in, ne Haydar'ın Avusturya'yı bugün olduğundan daha ırkçı bir yörüngeye oturtacağına ihtimal vermiyor. "Çünkü," diyor, "Avusturya da diğer
üyeler gibi artık AB'nin kararlarına kilitli. AB'nin izin vermediği hiçbir yerel yasa çıkarılamaz, hiçbir uygulama yapılamaz. Kurumsallığın yararı da budur zaten."
İnşallah haklıdır. Darısı başımıza.