Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

'De facto' yanıt

Radikal · 19 Şubat 2000

Geçen gün fakstan 1.60 metrelik bir mesaj geldi. Faks kâğıtlarını ölçmek gibi bir huyum yok, ama şöyle bir önüme tuttum, tam benim boyumda! Vallahi ve billahi, bu devlet iyi yönetiliyor sevgili okurlar. Büyüklerimiz, yazarların boyunu bile bilip, posuna uygun mektup yazıyorlar. Mesaj, en büyük merciimizin Basın Müşavirliği'nden geliyordu ve girizgâh aynen şöyleydi:

"Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel, Radikal Gazetesi'nin 12 Şubat 2000 tarihli nüshasında yayımlanan 'HAYRINI GÖRMEYİN' başlıklı yazınızla ilgili olarak aşağıdaki açıklamanın size gönderilmesini istemişlerdir:

'4505 sayılı Kanun bugünkü milletvekili maaşlarına hiçbir ilave getirmemektedir. Emekli milletvekillerinin maaşlarını da artırmamaktadır.

Konuyla ilgili olarak 11 ve 12 Şubat tarihlerinde yapılan ve tarafınıza gönderilen açıklamalar incelendiğinde bu durum daha iyi anlaşılacaktır.'

Saygıyla bilgilerinizi rica ederiz.

Cumhurbaşkanlığı Basın Müşavirliği"

Bi şaşırdım, bi şaşırdım, sevgili okurlarım. Çünkü metnin açıklama bölümü, benim zaten televizyonda ve canlı canlı izlediğim Cumhurbaşkanı'nın kıyak emeklilik yasasını imzalamasına gerekçe gösterdiği hesap kitaptı. Yani, bir önceki kıyak emekliliği bozan Anayasa Mahkemesi, bozma kararını Resmi Gazete'de yayımlamadığı için kıyakçı milletvekilleri ve kıyakçı emekliler ZATEN 1997 yılından bu yana YENİ yasallaştırılan maaşlarını alıp, çıtır çıtır yiyorlardı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı, 'de facto' olan bir durumu onaylamaktan başka bir şey yapmamıştı, bu açıklamaya göre.

Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız S. Demirel, K.Maraş'taki cihat 'prova'sını, K.Maraş'ın kurtuluş günü piyesi gibi izlemeseydi, yukarıdaki mektuptan size söz etmeyecektim, sevgili okurlar. Ancak, Deniz Som'un Cumhuriyet gazetesinde yazdığı gibi baştan aşağı düzmece olan bu kurtuluş numarasını izleyen S. Demirel, öylesine benziyordu ki kıyak

emekliliği onaylayan S. Demirel'e; üçüncü çoğul şahıslarla üçüncü tekil şahıs olarak konuşmaya alışık olmayan naçiz yazarınız, sizin aracılığınızla aşağıdaki yanıtı gönderiyor S. Demirel'e:

"Sayın Cumhurbaşkanı,

Amacım, size saygıda kusur etmek değil. Çünkü en azından bulunduğunuz mevkie, saygısızlık edene 10 yıl hapis cezası öngören yasalar gereği, saygı göstermeye zorunluyum. Ancak yazar olarak, hem okurlarıma, hem de kendime yasalarda yazılı olmayan, yazılı olmadığı için de delinmesine izin vermeyeceğim daha büyük bir saygı borçluyum. İşte bu saygı gereğidir ki, makamınıza bazı sorular sormakla, hatta yanıtlarını da vermekle yükümlüyüm.

Onayladığınız yasa, milletvekili maaş ve emekliliklerini değiştirmediğine göre, durup dururken neden böyle bir yasa yapıldı? Çünkü milletvekilleri, söz konusu meblağları 'yasadışı' olarak alıyorlardı. Günün birinde birisi çıkar, taş koyar diye gayrimeşruyu meşrulaştırmak için bu yasayı çıkardılar.

Peki ama siz, Sayın Cumhurbaşkanı; Anayasa Mahkemesi'nin verdiği bozma kararını Resmi Gazete'de yayımlaması için uyarmak yerine, niçin bu mahkemenin zamlara sessiz onayını gerekçe gösterip, 'de facto' bir durumu, onay vererek yasallaştırdınız? Bıraksaydınız, milletvekilleri maaşlarını ve emekliliklerini, kendilerine çok yakışan yasasızlıkla almayı sürdürsünler.

Bir başka 'de facto'yu da K.Maraş'ta kabullenip meşrulaştırdınız Sayın S. Demirel. FP'li Belediye Başkanı'nın düzenlediği skandal töreni, renk vermeden izlediniz, hiçbir şey olmamışcasına davrandınız. Keşke renk verseydiniz, Sayın S. Demirel. Keşke verseydiniz. O korkunç yalanı, o cihat provasını, yarısında bırakıp, arkanızı dönüp gitseydiniz Sayın S. Demirel, ne kaybederdiniz ki? Ama Türkiye çok şey kazanırdı, FP'li Belediye Başkanı ortada, cihat provacılarının prömiyer hevesi kursaklarında kalırdı.

Bu ülkede halkın büyük bir çoğunluğu, yıllardır sivil devlet temsilcilerinin 'tavır almasını' bekliyor laik cumhuriyet düşmanlarına karşı. Bu tavrı siz dahil tüm devlet adamları, hep askerlere bıraktılar. Sivil devlet, kendi deldiği laikliği korumak üzere hep askerlerin başlattığı 'de facto'ları yasallaştırmakla yetindi. Öyle değil mi?

Sizin silik bir kişilik olmadığınızı gayet iyi biliyoruz. Dolayısıyla bunca 'de facto'yu kabullenmenizin gerisinde, yeniden cumhurbaşkanı olmak hesaplarınızın bulunduğunu düşünüyoruz. Kıyak emeklilik onaylandı, çünkü sizin ikinci cumhurbaşkanlığınızın TBMM onayına ihtiyacı var. K.Maraş'ta renk verilmedi, çünkü Meclis'te de FP'li belediye başkanının FP'li vekilleri var. Yoksa yanılıyor muyum?

Yanılıyorsam, şimdiden özür dilerim.

Saygılarımla."