Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

Belalımız ABD

Radikal · 8 Mart 2000

Nabuko Watanabe'yi, kucuk bir italyan lokantasina kurdugumuz buyuk masada tanidim. Beline kadar uzun simsiyah saclari, simsiyah, piril piril gozleri vardi. Cok akilliydi. Ama zekasiyla karsisindakini ezmiyor, dingin ve yumusacik sesiyle buyuluyordu.

"1980 yiliydi galiba," diye anlatmaya basladi. "Tokyo'da bir barda yasli bir demirci ustasina rastladim. 1945'ten beri issizdi. Savasta yenildigimizde, galip Amerikalilarin Japonya'daki ilk icraati, ulkedeki tum kesici aletlerin kirilmasini ongoren bir yasa cikartmak olmustu. Yasli demirci, tum erkeklerin demirci oldugu bir ailenin on sekizinci kusak temsilcisiydi. Yasayi izleyen birkac gun icinde, yasadigi koyde kendi elleriyle yaptigi, korugunde eritip orsunde dovdugu, celigine su verdigi, yuzlerce bicagi, kilici ve palayi kirmak zorunda kaldi. Once harakiri yapmayi dusunmustu. 'Sonra...' dedi, 'Ailem, coluk cocugum icin, caydim intihardan. Ama alkolik oldum iste...' Yasli demirci ustasinin yasami, elcegiziyle yarattigi bicaklari kirdigi gun kirilmisti. Ama asil, her duygudan ote, on sekiz kusaktir suren bir gelenegin son halkasi oldugu icin, zanaatini, ustaligini ogluna aktaramadigi icin, isinin inceligini, birikimini ve bilgisini kendisinden sonrakilere ogretemedigi icin kahroluyordu..."

Uzunca bir sessizlik oldu masada. Nabuko'ya baktim, kirk yaslarinda, guzel bir kadindi. Ama yuzlerce yil yasamis gibiydi. Oysa kendisi gormemisti savas yillarini ve yenilgiyi. Fakat olaganustu birikimi ve kulturunde, butun bir gecmisin yukunu tasiyordu. Savasin

acilarini ceken kusakla, gelenek zincirinden kopuk yetisen 'koksuz' Japon gencliginin arasindaki Araf'ta, her seyin bilincinde bir aczin temsilcisiydi o. Yukio Mishima'yi okuyarak buyuyen bir Japon. Mishima, hemen hemen alkolik demirciyle yasit olmaliydi, eger 'seppuku' yaparak oldurmeseydi kendini ve muritlerini.

"Demircinin harakiri yapmasini onleyen gercek neden neydi?" diye sordum Nabuko'ya. Yaniti ilgincti: "Amerikalilar Japonya'yi, tum dusunce sistemi ve yapisini degistirmek karariyla isgal ettiler. Yaptiklari propaganda ve yaydiklari sloganlar, kafalarin degismesiyle yepyeni ufuklarin acilacagi bir Japonya'dan soz ediyordu. Savas kusagi yorgundu, acti, yaraliydi. Gercekten de degistirmeye calisti kafasini. Demircinin, once bu yenilik umuduna sarilarak ustalik gelenegiyle birlikte harakiriye acilan bir onur kavramini da yikmaya calistigini ve basaramadigini saniyorum. Biliyor musun? Japonya'nin savastan sonraki anayasasini da Amerikalilar yapti. Ve hala bu anayasa gecerli Japonya'da. Degismedi. Ben Amerikalilarin uzun vadede kotu politikacilar olduklarini dusunuyorum. Japonya'ya zorla kabul ettirdikleri degisim, yuzeysel ve yapay. Ve bu yapaylik, halen asiri sagin guclenmesine yol aciyor. Gercek bir irkciliga dogru gidiyor Japonlar. Amerikan dusmani kesilmelerine ceyrek var."

Dunyanin patronu ABD'nin Demokrat ve Cumhuriyetci partilerden baskan adaylarini belirledikleri bugun, Nabuko Watanabe'yi andim, sevgili okurlar. Belki Cin haric, yeryuzunun tum ulkeleri iyi ya da kotu bir evlilikle ABD'nin esi. Oyle ya da boyle, hepimizin basi bu ulkeyle bagli. ister koca olalim, ister kari, dunya evinde sozu gecen es, Amerikali.

Umarim bu baskanlik surecinin galibi, Al Gore olur finalde. Cunku Bush gibi ulusal capta iktidari, son iki haftada iki idam infazinda arayanlar, kim bilir uluslararasi haremine neler yapar?