Oduller ve bedeller
Radikal · 15 Mart 2000
ABD, kadirsinas bir ulkedir, sevgili okurlar. Hizmetkârlarinin basi sikisirsa, eger onlari bu sikisikliktan kurtarmanin bedeli ev sahiplerini tehlikeye atmak degilse, kucagini acar, kol kanat gerer, ikamet izni, hatta ikametgah verir, ustune maas da baglar.
Halen Turk devletinin icine yuvalanan Amerikan hizmetkârlari ordusundan iki kahya, Mehmet Eymur ve Fethullah Gulen, kendilerini besleyen ulkeye sigindilar ama Turkiye'den ellerini cekmediler. ABD'den yayin yapiyorlar. Mehmet Eymur, emrinde gundelikci kalmadigi icin kendi basini kendi bagliyor ve web sayfasi yoluyla sanal temizlik yapiyor eski evinde. Eymur'un en tuhafima giden yani, eski Amerikan casusu oldugunu kesinlikle gizlememesi. Adam gerine gerine gazete fotografcisina poz veriyor, onune ABD simgesi kartalin versiyonlarini dizmis, arkasina Turkiye'deki amirinin resmini asmis. Bos vakitlerinde Larry Collins'in 'Kara Kartallarini' okuyup etkilendi herhal, diye dusunuyorum.
Fethullah Efendi'nin ise ABD'de poz moz vermesine gerek yok, tum faaliyetleri, sanki Turkiye'deymiscesine suruyor. Oyle ki, Fethullah Gulen'in onursal baskani oldugu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi, basbakani Ecevit'in yeni (islami mi diyeyim, yoksa Amerikanvari mi?) maneviyatindan guc alan Kultur Bakani istemihan Talay'i, FP'li belediye baskani Ali Mufit Gurtuna ile bulusturan bir torenle, mart ayi basinda muzik, tiyatro ve sinema dunyasinin 100 unutulmaz (!) sanatcisina 'Hizmet ve Onur' odulleri dagittilar. Artik odul verilen sanatcilar mi unutulmaz turden degildi, yoksa medyadan da cok mu vardi aralarinda bilmem, salt iki gazetede yer alan bu olaydan beni Fusun Akatli haberdar etti. Odulu, yalnizca iki sanatci, Macide Tanir ve "Odulu buyuk bir onurla reddettim," diyen Edip Akbayram geri cevirmisti. Alanlar arasinda ise, kimler yoktu kimler!
Gozlerime inanamadim. Fethullah Hoca, eger Mine Soley'e 'iyi soyundu' diye 'iyi muz' odulu verecekse versindi, ama Mine Soley'in yaninda ornegin Nedret Guvenc ve Guzin Ozipek'in ne isi vardi? Ediz Hun'a, zavalli milletimin dirayetli vekili diye odul verildiyse, niye sanatcilarin arasinda sayilmisti? Yok sanatci diye odullendirildiyse Fethullah Efendi tarafindan, acaba sinema ekranlarinda sacini cok guzel sivazlayip, "N'ayir, n'olamaz!" repligini tum rakiplerinden daha iyi soyledigi icin mi layik gorulmustu nurlu odullere? Ekrem Bora, unutulmuslugun acisini mi unutmaya calisiyordu Fethullah Hoca'nin kucaginda? Cuneyt ve Ayten Gokcer cok mu ihtiyarlamislardi da, giderayak maneviyat tazeliyorlardi Fethullah odullerini kabulle? Ali Poyrazoglu, Hadi Caman hidayete mi ermislerdi? Necdet Mahfi Ayral, Nevra ve Metin Serezli cifti, boylesine mi susamislardi odullendirilmeye? SODER Baskani Selda Alkor, orgutunu mu temsil ediyordu, yoksa unutulan filmlerin oyuncusu olarak mi Mine Soley'le kol kola: "Bize odul verildi, almaya geldik. Bundan daha dogal tavir olamaz," diyebilmisti mikrofonlara?
Listenin tamami, o denli unutulmaz bir tat birakiyordu ki 'sanat' kavramina biraz saygisi olan evrensel damaklarda, odulu kabul eden tum unutulanlar sanki cumhuriyet bunaklariymis intibai uyandiriyordu. Evet! Bence butun bu Fethullah odullu sahsiyetler, her seyden once cumhuriyet degerlerinin ne oldugunu unutmuslar. Kendilerinden gecmisler ve utanma duygusunu yitirmisler.
Bir merakim var. Mehmet Eymur, onune koymus. Acaba sira bedelini odemeye gelince, bunlar o odulleri nereye koyacaklar?