Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

Laurel ve Hardy

Radikal · 5 Nisan 2000

Italo Calvino'nun tadına doyulmaz öykülerinden biridir. Adamın biri, dürbünüyle Andromeda gezegenini incelemeye meraklıdır. Gecelerden bir gece, gezegenin üstüne asılmış kocaman bir pankart seçer dürbünüyle. Pankartın üzerinde: 'Sizi gördük!' yazılıdır. Adam neye uğradığını şaşırır. Acaba ne yapmıştır da, ta Andromeda'dan görülmüştür? Suçluluk duygusu ve endişe içinde geçirdiği uykusuz gece süresince, yaptığı kötü bir hareketi, utanç duyması gereken bir davranışı anımsamaya çalışır. Sabaha karşı, kafasında bir şimşek çakar: Andromeda denilen gezegen, yeryüzüne tam 2 milyon ışık yılı uzaklıktadır. Dolayısıyla 'Sizi gördük!' pankartı asan Andromeda'lılar, aslında kendisini değil, kendisinden 2 milyon ışık yılı önce yaşayan bir dünyalıyı dikizlemişlerdir. İçi rahatlayan adam, evinin tepesine astığı kocaman bir afişle, Andoremada'lıları yanıtlar: "Eee... N'olmuş?"

Bugünlerde kendimi, Andromeda, pardon, Ankara meraklısı bir dürbüncüye benzetiyorum, sevgili okurlar. Türkiye'nin tepesine bir pankart asmışlar, üstüne: 'Demirel Eşittir İstikrar!' yazmışlar. Naçiz yazarınızda bir telaş, bir telaş. Belleğimin derinliklerini kazıyor, ahir ömrümde tanık olduğum bir istikrar arıyorum: Acaba babamın zamanındaki istikrardan mı söz ediliyor? Belki babam öldükten sonra on beş yıl daha yaşayan anamın zamanındaki istikrar kastediliyordur. Benim kuşağımın çektiği istikrar mıydı? Yoksa ben doğduğumda var olan Demirel zamanında doğan ve şimdi 23 yaşına basan oğlumun yaşıtları mı istikrarlı bir Türkiye'ye kavuştular?

Hani yani Paris belediyesi izin verse, bizim apartmanın damına çıkıp bir yanıt pankartı da ben açacağım: 'Ay!!! Yine mi?'

Acaba Andromeda'lı Türkler, 'istikrar'dan neyi anlıyorlar? Demirel başbakan, Ecevit muhalefetteyken, Ecevit başbakan, Demirel muhalefetteyken sağlanamayan istikrar; Demirel'in cumhurbaşkanı, Ecevit'in de başbakanlık sürecinde sağlandı, bakın bu doğru! Ekonominin büyüme hızı, istikrarla dibe vurdu. Enflasyon öyle bir istikrarlı ki, kimsecikler durduramıyor. Yoksulluk, istikrarlı bir biçimde artıyor. Krizde istikrar, işsizlikte istikrar var. İç borçlanma istikrarla büyüyor. Dış borçlanma istikrarla sürüyor. Türkiye'de var olan tüm sorunlar, birer istikrar dağı.

İşte bu istikrarı devam ettirebilmek için, elbette yeniden Demirel'in cumhurbaşkanı seçilmesi şart! Demirel yoksa Ecevit, Hardy'sini yitirmiş Laurel'e dönmez mi? Bunca istikrar parodisinden sonra, filmin tam sonuna gelmişken eş değiştirilir mi? Bakın dünyadaki istikrar örneklerine:

Hafız Esad, tam 29 yıldır Suriye'nin devlet başkanı. Suriye ne kadar istikrarlı bir ülke değil mi? Saddam Hüseyin, bir başka istikrar modeli. 21 yıldır devlet başkanı olduğu ülkesi, ABD'ye bile kafa tuttu, halen istikrar içinde sürünüyor. Hele Küba, istikrarlıların en istikrarlısı: Fidel Castro'nun tam 41 yıldır cumhurbaşkanı olduğu ada, refahını ne yapacağını, bolluğunu nereye koyacağını bilmiyor!

Ama işte, bütün bu istikrarlı ülkeler, nedense Türkiye'nin ölçütü değil. Türkiye'nin ölçütü olan ABD ve Avrupa'da ise, ne yazık ki Türkiye'deki koltuğa yapışma istikrarının örneği yok.

Şimdi bizimkiler bu demokrasi yarışında bir rekor daha kırmak ve Meclis'te de istikrar sağlamak peşindeler. Milletvekillerinin gizli verdikleri oyları, vermediklerine bakarak gammazlayacak ve parti içi 'disiplini' sağlayacaklar.

Normal. Politikada kocayanlar, istikrara 'demokratik hülle' yoluyla sahip olabilir ancak.