Ağaçların onuru
Radikal · 15 Nisan 2000
Ağaçlar ayakta ölmez, her zaman. Hıristiyanlık âleminin Hz.İsa'nın iki bininci doğum yıldönümünü kutladığı gece, önümüzdeki 21. yüzyılda olacakların habercisi miydi neydi, uğursuz bir kasırga tüm Avrupa'da esti köpürdü, ormanları devirdi, evleri çökertti, damlarını uçurdu ve yüze yakın insanın ölümüne yol açtı. Ormanlarla bezeli Fransa'da 4 milyon ağaç telef oldu. O günden bu yana aralıksız çalışan orman idaresi, hâlâ daha kaldırabilmiş değil hepsinin cenazesini. Kendisini ondan üstün sanan insanoğluna, aslında yerkürenin üstünde bir noktacık olduğunu anımsatan doğanın bu küçük isyan provası, Versailles Sarayı'nın duvarlarında açtığı gedikler dışında, inanılmaz güzellikteki saray korusunda da 10 bin ağacı devirdi. Ağaç deyip geçmeyin. Sarayı yaptıran Güneş Kral 14. Louis'nin 1661 yılından öteye ektirdiği ve dört yüzyıldır, Fransa'da kan gövdeyi götürdüğü dönemlerde bile her rejimin üstüne titrediği koruda telef olanlar arasında, örneğin Marie Antoinette'in 1772 yılında Virginia'dan getirtiği dev Lale Ağacı gibi, üç yüzyıllık, dört yüzyıllık doğa harikaları vardı.
Koruyu yeniden ağaçlandırmak, büyük para gerektiriyordu. Versailles Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Hubert Astier, geçen mart başında soluğu ABD'de aldı ve Versailles korusunu kurtarmak için bir yardım kampanyası başlattı. Niçin ABD derseniz, garip ama gerçek, Versailles Sarayı Amerikalıların gözbebeğidir ve bu ülkede, Versailles için çıldıran sarayseverlerin sayısız dernekleri var. 11 Mart'ta başlatılan yardım kampanyasında, 30 Mart'a kadar kaç para toplanmıştı dersiniz? Tam bir milyon dolar. Ama Versailles hayranı Amerikalılar, bu astronomik yardımla da yetinmediler. Ve 14 Mart sabahı bir kargo uçağı, yüzlerce Amerikalının bağışı 5000 fidan, 100 erişkin ve 9 adet dev boyutlara ulaşmış canlı ağacı, devrilenlerin yerine dikilmek üzere Fransa'ya taşıdı.
Ağaçlar, Beyaz Saray'dan gelen özel bir temsilcinin huzurunda, Fransız ve Amerikalı liselilerden oluşan gönüllüler tarafından âlây-ı vâlâyla dikildiler koruya. Ama yalnızca 1800'ü. Şu günlerde Fransa, Amerikalı hayranların gönderdiği 3200 ağacı 'paketi açılmadan' geri göndermeye hazırlanıyor. Çünkü Fransız gümrüğündeki botanikçiler, bu ağaçları tehlikeli buldular. Sarayın korusuna ve Fransa'nın toprak dokusuna aykırı parazit taşımalarından, Fransız ormanlarına hastalık bulaştırmasından korkuyorlar. Hepsinin belleğinde, 19. yüzyılda Amerika'dan getirtilen birkaç bağ kütüğüyle birlikte yayılan ve tüm Fransız üzüm bağlarının köküne kibrit suyu eken 'filoksera' hastalığı var. Ağaçları geri çeviren Fransızlar, "Valla parasını biz vermedik, zararımız yok," diyorlar. Ama Amerikalı cömert bağışçıların, hediyelerini geri alınca ne tepki verecekleri şimdilik bilinmiyor.
Biliyorsunuz Fransa'ya Amerikan sığır etinin
girmesi yasak. ABD'nin tüm 'hormonlu göndermeyeceğiz' güvencesine karşın Nuh deyip peygamber demedi Fransız hükümeti. Bir sürü Amerikan ürünü daha, böyle yasaklı. Özellikle ilaçlar ve yiyecekler. Yine Fransa, 1960 yılında NATO'nun Paris'teki genel merkezini kapattı, kendisi de NATO'dan çıktı.
İki yıl önce geri döndü ama, askeri kanadına değil. Sizin anlayacağınız küçücük Fransa, her alanda ve ne zaman fırsatını bulsa ABD'ye kafa tutar. Oysa
Amerikalılar arasında ve her düzeyde, müthiş bir Fransız hayranlığı var.
Ben Amerikalıların mazoşist olduklarını düşünmeye başladım. Kıssadan hisse çıkarmayı ise sizlere bırakıyorum.