Aklı Selim'in kulakları
Radikal · 24 Mayıs 2000
'Fransa'daki ayaklanmalar, inşallah fregi illeti gibi düşmanlarımızın arasına yayılır, onları birbirine düşürür ve bu sayede imparatorluk için hayırlı sonuçlar doğar. Amin!'
Üçüncü Selim'in kâtibi Ahmet Efendi, bu satırları 1792 yılında kaleme alırken Fransa'da kan gövdeyi götürüyordu. Paris'in ortasına
kurulan büyük giyotin 1789 Büyük Devrimi'nin hemen tüm liderlerinin kafasını tek tek düşürürken, o devrime ve cumhuriyete inanmış 'baldırı çıplaklar' (Les Sans Culotte) Cumhuriyet fikirleri kendilerine sıçrayacak diye ödü kopup, ordu kaldıran Avrupa krallarına karşı boğuşuyorlardı. Krallar, taçları için korkmakta haksız sayılmazlardı. Fransız devrimcileri birbirlerini yiyorlar, içerde kendilerine, sınırlarda düşmanlarına karşı boğuşuyorlardı, ama iki arada bir derede 'Cumhuriyet' ilkelerini ve devrimlerini de ihraç etmeye çalışmaktan geri durmuyorlardı.
Ve Fransız Devrimi'nin ihracatçıları, ta Osmanlı İmparatorluğu'na, İstanbul'a kadar geldiler. Sokaklarda Cumhuriyet'in ne olduğunu, ilkelerini anlatan bildiriler bile dağıttılar. Babıâli zaten dikkatle izliyordu Fransa'da olup bitenleri, pek korkusu yoktu Fransız devrim aşısının Türk halkı arasında tutacağından, ama rahatsızdı. Fransa gibi önemli bir ülkedeki muhataplarının, dolayısıyla Avrupa'daki dengelerin değişmesinden ne çıkacağı belli olmazdı. İşte Ahmet Efendi, yukarıdaki tümcesiyle Osmanlı'nın başına bela bir Avrupa'nın karışması yönündeki dileğini ifade ediyordu.
Akbank Oda Orkestrası Daimi Şefi Cem Mansur, aynı zamanda iyi bir müzik tarihi araştırmacısı. Yaşamımda ilk kez, bunca sevdiğim bir arkadaşımın çalışmaları hakkında defalarca yazı yazmaya çekinmiyorum. Çünkü sanırım yalnız Türkiye'de değil dünyada 'temalı' konserler düzenleyen ve kulakların yanı sıra meraklı kafalara birbirinden ilginç bilgiler vermeyi amaçlayan bir başka orkestra şefi daha yok. Cem, aylardır
1789 Fransız Devrimi'nin Osmanlı İmparatorluğu'na müzikal yansıması ve Üçüncü Selim dönemiyle izdüşümü üzerine bilgi topladı.
Bu hafta, üstelik Tophane gibi olağanüstü bir mekânda günlerce sürecek bir konserler dizisi izlenebilecek Akbank Oda Orkestrası'nın etkinlikleri çerçevesinde. Besteci Sultan Üçüncü Selim'in eserleri, iki yüzyıl sonra Fransız Devrimi'nden esinlenen Beethoven, Schönberg gibi Batı bestecileriyle birlikte çalınacak. Ama 'Akl-ı Selim'in Müziği' çerçevesinde konferans, panel, film gösterileri ve Fransız Devrimi gravürlerinden, karikatürlerinden oluşan bir sergi de izlenebilecek.
Fransız Devrimi ile Üçüncü Selim saltanatının aynı yıl başlamaları, kuşkusuz bir raslantı. Ancak yakından bakınca, ilginç etkilenme ve benzerlikler ortaya çıkıyor. Örneğin 1792 barışından sonra kurulan yeni Osmanlı askeri okullarında, Fransızca zorunlu dil olarak okutuluyor ve Diderot'nun 'Ansiklopedi'si kütüphanelerde bulunuyor. İhtilalin babalarından Voltaire, Sadrazam Ragıp Paşa tarafından tercüme ettirilmeye kalkılacak kadar zaten girmiş Osmanlı düşün yaşamına.
Üçüncü Selim'in yapmak istediği reformları, 'erkek' adam olup şiddet uygulamayı
reddettiği için başarıya ulaştıramadığı söylenir. İstanbul doğumlu Fransız devrim şairi Andre Chenier ve gazeteci Marat, şiddeti eleştirdikleri için giyotine gönderilen aydınlar olarak Selim'in kader arkadaşları sayılmazlar mı?
Bugün özellikle İstanbul'da olmak isterdim. Çünkü hemen herkesin yazar ve düşünür olarak tanıdığı Jean Jacques Rousseau'nun hem de birbirinden güzel besteleri çalınacak Tophane'de. Benim yerime siz gidin, evrensel Akl-ı Selim'e kulak verin Akbank Oda Orkestrası'nın tınılarında.